Pereira Fenerbahçe tarihinde sessiz bir devrim yaptı. Belki zorunluluktan, belki de gerçekten futbol anlayışından ötürü yaptı ama sonuçta Fenerbahçe'de yeni bir dönem başladı. Artık Fenerbahçe'de genç futbolculara şans veriliyor, değer veriliyor. Umarım bu süreç sürdürülebilir bir şekilde devam eder.

Fenerbahçe son 20 senede altyapıya önem veren ancak verim alamayan bir kulüp oldu. Kerim, Okan, Gökay, Ramazan, Beykan, Recep, Olcan, Fahri, Bilal, Merih, Özgür ve en son Ömer Faruk Beyaz. Fenerbahçe bu gençlerin hiç birinden faydalanamadı. Kazanamadı. Merih ve Ömer Faruk'un kaybı da son derece talihsiz oldu. Fenerbahçe'nin bu süreci yönetememesinde baş sorumlu yönetimler olduğu kadar onları doğru şekilde değerlendirip gelişimlerini sağlayamayan teknik direktörlerdir.

Örneğin, geçtiğimiz sezon Karacabey Belediyespor karşılaşmasında, gayet iyi performans verdiği bir karşılaşmada Erol Bulut tarafından kenara alınan Ömer Faruk, o andan itibaren Fenerbahçe ile ipleri kopardı. Çünkü başta Erol Bulut olmak üzere, camiada gençlere yönelik bir vizyon olmadığını gördü ve yapması gerekeni yaptı. Erol Bulut'a yoğunb tepki göstermesi gereken taraftarlar, Ömer Faruk'a tepki gösterince, 10 senelik emek de heba oldu. Fenerbahçe tarihinde belki de yeni bir yıldız olabilecek kabiliyette bir genç, Fenerbahçe'de belki de bir daha görev alması mümkün olmayacak bir hoca tarafından bilinçsizce kaybedildi. Oysa o karşılaşmada oyundan alınabilecek en az 4 kötü oynayan isim vardı.

Fenerbahçe'nin neden Erol Bulut'a emanet edildiği ayrı bir tartışma ve eleştiri konusu ancak şunu vurgulamak lazım. Artık Fenerbahçe'nin kaybedecek tek bir genci yok!

Pereira, ilk döneminde bana göre Fenerbahçe'de son yıllardaki en iyi kadro ile çalıştı ve Fenerbahçe camiasını da tanımadığı için kısır bir oyun sistemi ile göze çok da hoş gelmeyen bir futbol oynattı. Takım içinde Van Persie ve Caner gibi isimler ile sorunlar yaşadı. Bu sorunları doğru yönetemedi. Yönetim ile iyi diyalog kuramadı. Hatalarında ısrar etti. Ders alamadı. Üstelik elinde iyi bir kadro olsa da, stoper, kanat ve bek gibi pozisyonlarda rotasyon yapamadı.

İkinci döneminde, dünya futbolunu daha iyi anlamış, değişimi kavramış bir Pereira var. Dünyada 3'lü savunmanın ve hücumun genel kabul gördüğü bir dönemde, geçen sezonun aynısı olan kadro ile buna dönmesi büyük bir vizyon. Geçen sene yazılarımda hatırlayacaksınız, Fenerbahçe'nin bu kadro ile üçlü sistem oynaması gerektiğini birkaç kez yazmıştım. Pereira doğruyu yapıyor. Tabi ki elindeki kadro bu sistem için hala yetersiz. Sağ ve sol kanatlar ile üst seviye bir forvet ve rotasyon için güvenilir ve istikrarlı bir stoper ihtiyacı halen açıkça görülüyor. Ancak Fenerbahçe spor kulübü değil banka gibi yönetildiğinden, bu ihtiyaçların karşılanması konusunda çok iyimser değilim.

Vitor Pereira ile ilgili en memnun olduğum konu ise gençlere forma şansı vermesi ve bunu doğal bir süreç olarak görmesi. Muhammed, Arda ve Fatih de bu şansı harika kullandılar. Taraftar artık gençlerin de fırsat verilmesi halinde katkı verebildiğini gördü. Yetenekli, karakterli ve çalışkan gençleri Vitor kaybetmeyecektir.

HJK Helsinki maçına gelince iki maçta da oyunun kontrolü Fenerbahçe'nin elindeydi. Rakibe tehlikeli pozisyon vermeden, rahat ve kendine güvenli oynadılar. Nazım ve Ferdi gayet iyiyidi. Özellikle Ferdi'nin iyi niyetli gayretleri bence çok önemli. Kanat transferi yapıldıktan sonra ileri üçlünün sol veya sağında Ferdi'den her zaman faydalanılmalı. Szalai veTisserand uyumu bence kusursuza yakın. Ortadaki isim değişse de bu ikili hep maksimumu ortaya koyuyor. Mesut'un üst düzey bir santrafor transferi, İrfan ve Pelkas'ın dönüşleri ile performansının artacağını düşünüyorum. Mesut iyi oyuncular ile üst seviye oynayabilen bir isim. Etrafında oyun zekası, tecrübesi ve pas becerisi düşük futbolcular ile ondan yüksek performans almanız mümkün değil. 3-4-1-2 gibi bir sistem, ikili forvet arkasında oynayacak olan Mesut için çok verimli bir oyun sistemi olur. Bazı maçlarda muhakkak denenmeli. Osayi ve Samatta Fenerbahçe'nin elinden çıkartırsa iyi iş yapacağı isimler. Fenerbahçe'ye bir şey verebileceklerini düşünmüyorum. Sosa ve Gustavo'nun ise son seneleri. Bu sene ite kaka gideceklerdir ancak dinamizm gerektiren orta sahada son derece ağır ve hareketsiz bir oyunları var. Zajc ve Muhammed gibi hareketli pas istasyonları ve Mesut gibi pozisyon tecrübesi ve zekası olmasa, baskı altında ileri üçlüye isabetli top aktarmaları imkansız.

Szalai'ye ayrı bir yer vereceğim. Defansif olarak mükemmel, ofansif olarak gayretli, ileriyi düşünen, ileri oynayan, cesur, risk alan, lider ruhlu bir futbolcu. Uche, Luciano, Lugano ve Kjaer'den sonra o boşluğu doldurdu. Fenerbahçe'nin tam ihtiyacı olan ruha sahip.

Fenerbahçe'de gençlere forma vermeye devam ettikçe, Pereira'yı alkışlayacağız. Eleştiri tabi ki yapılır ancak geleceğe yatırım yapan herkesi desteklemek gerekiyor. Bu arada aynı kadro ile bu sene farklı işler yapan Pereira'nın şimdiye kadar performansını başarılı buluyorum. Erol Bulut ile arasındaki farkı görebiliyoruz.

Ancak herşey olumlu değil. Fenerbahçe'de ciddi eksikler var. Üstelik de Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor bu sene çok ciddi transferler yaptılar. Üstelik bu transferler Ali Koç transferi de değil, takıma doğrudan 11'de katkı verecek transferler. Üstüne Terim, Avcı ve Sergen'in futbolcu kazanma yetenekleri eklenince, Fenerbahçe bu dörtlü içinde en fazla eksiği olan kadro olarak dikkati çekiyor. Pereira'nın istediği transferler mutlaka yapılmalı. Ancak söylediğim gibi Eylül ayı geldi ve Yönetimin bunu başarabileceğini sanmıyorum. En azından kaliteli ve tartışılamayacak isimleri kadroya katmaları zor gözüküyor. Her halükarda bu sene başarı Pereira'ya, başarısızlık yönetime yazacaktır.