Aboubakar’ın parasına dikkat!

Lig bitti, gözler iç ve dış transfere çevrildi. Biz gazeteciler için en zor dönemdir nedense!

Niye mi? Geçmişte hep papatya falları açılırdı da ondan! Artık o devir kapandı, biz de rahat bir nefes aldık.

Neden mi? Pandemi nedeniyle kulüplerin ekonomisi ortada. Taraftar geliri neredeyse sıfıra indi. Borçlar almış başını yürüyor! Yönetimler sürekli gediği kapatmak için çalmadık kapı bırakmıyorlar!

Baktılar olmuyor, kişisel kredilerini kullanıyorlar. Taşıma suyla, değirmen nereye kadar döner arkadaş? Malumunuz Beşiktaş sezonu çifte kupayla kapadı, Devler Ligi’ne direkt katılacak. Hadi gelin bu ekonomiyle o kulvarda yarışın! Yönetim elbette boş durmuyor. Başta kiralık sözleşmeleri biten Ghezzal ve Rosier’i kadroda tutmanın hesapları içindeler. Bonservis mi, onu hiç sormayın, cep yakan cinsten!

Bu madalyonun bir yüzü... Ya diğer yüzü? Takım arkadaşım Serdar Sarıdağ’ın Beşiktaş’la ilgili haberlerinin altına imza atarım. Yalan dolan yoktur, her haberi sağlamdır. Aboubakar kalacak mı, yoksa gidici mi, henüz bilemiyoruz! Hiç kimseye de önyargılı değilim, olamam da. Bırakın takıntılı olmayı, gazeteciyim, gazeteci, işimin ilkelerine de sıkı sıkı bağlıyım.

Kartal’ın bu zorlu sürecine hiç katkısı olmayan bir fotoğraf var ortada! Vincent Pate Aboubakar... 29 yaşında... Sakat olduğu ileri sürüldü, Kartal’ın en kritik döneminde hep tribünde kaldı, sahaya adımını atmadı! Sakat mı, değil mi, günahı boynuna! Bakın, ben onun kumaşı saten mi yoksa ipek mi, onu tartışmıyorum. Kalitesine bir tek laf edemem... Ama kafamda onunla ilgili yanıt bekleyen çok soru var! Efendim, ağır abi (!) yeni sezonla ilgili kapıyı 3 milyon eurodan açmış, üstelik garanti istemiş! Sevsinler seni! Ohhh ne güzel Kartal’ın zor günlerinde ortalarda yoksun, pazarlıkta maşallahın var!

Yönetim ise 2 milyon euro önermiş. Başkan Çebi, geldiği günden bu yana ekonomiyle boğuşuyor, borçları azaltmaya çalışıyor. Sonuna kadar haklı... Başkan 1 euronun hesabını yapar! Diyelim ki, 2 milyon euroya anlaşma sağlandı. Aboubakar’la yapılacak sözleşmeye, “oyna al” maddesi kesinlikle eklenmelidir.
Yoksaaaa!...

Bu ne yaman çelişki

Galatasaray’da işler karışık, seçim olacak mı, olmayacak mı hala soru işareti? Görüyoruz ki, başkanlığa adaylığını koyanların sayısı epey fazla. Çekilen ya da birleşen olur mu, bilemiyoruz.

Gelelim Başkan Mustafa Cengiz’in son açıklamalarına...
“Ben olduğum sürece asla Fatih Terim’le yola devam etmeyeceğim...”

Peki, sayın başkan velev ki kongre yapılacak, öncelikle aday mısınız, değil misiniz, onu açıklayın! Çünkü adaylık konusunda gel gitler yaşıyorsunuz! Bu konuda fotoğraf net değil! Aday değilseniz, Fatih Terim konusunu yeni gelecek yönetime bırakın, insanları yönlendirmeyin! Başkan Cengiz’in bir cümlesi daha var, dikkatimi çekti;
“Gelir, özür dilerse” dedi...

Yani, özür dilerse ve siz de adaylığınızı koyarsanız, Terim’le yola devam edeceğinizi ima ediyorsunuz. Hem karşısınız, hem de “özür” bekliyorsunuz. Bu ne yaman çelişkidir!

Bakın, Fatih Terim Galatasaray tarihi için önemli bir figürdür... Birçok şampiyonluk ve de UEFA Kupası kazanan bir fotoğraftan söz ediyoruz. Terim’in bu başarılarını hiç kimse yadsıyamaz, o kupalar Aslan’ın tarihine kazınmıştır.

Ne olmuş yani ‘bir’ golle şampiyonluğu kaçırmış teknik adamın omuzlarındaki yıldızları yerinden mi sökeceksiniz? Onca kaos ve krize karşın Galatasaray’ın ligi ikinci tamamlaması da böylesi bir tabloda büyük başarıdır. Ne dersiniz sayın başkan?

Türkiye sizinle gurur duyuyor

Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik... Fransa’da Lille’yi şampiyonluğa taşıyan lejyonerlerimiz... Bu büyük başarıda Burak Yılmaz’ın katkıları asla yadsınamaz. Burak tepeden tırnağa büyük golcü... Hangi ülkede olursa olsun takır takır topunu oynuyor, gollerini sıralıyor, asistler de yapıyor. 33 maçta 18 gol ve 5 asiste imza attı. Gollerin birçoğu ise kritik...

Yani Lille’ye hayat veren bir isimdir Burak Yılmaz... Başarı diye buna derim arkadaş...
Lille takımının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesi, Fransa’da yazılı ve görsel medyanın manşetlerinde... Sadece biz mi, Fransızlar da lejyoner oyuncularımızı öve öve bitiremiyor.

A Milli Takımımız Avrupa Şampiyonası finallerinde boy gösterecek. Demem o ki, zorlu bir sınav bekliyor ay-yıldızlı ekibimizi. Kişisel olarak bu kulvarda güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum.

Neden mi? Avrupa’da top koşturan birbirinden değerli oyuncularımız var, hepsinin de maşallahı var. A Milli Takım’ın iskeleti onların üzerine kurulu, bu büyük bir faktördür başarı için.

Başta Burak Yılmaz olmak üzere, tüm lejyoner oyuncularımızla gurur duyuyoruz. Hepinize finallerde şans diliyorum, durmak yok, kaldığınız yerden devam...

Başkan Koç devam etmeli

Fenerbahçe yedi yıldır şampiyonluğa hasret! Aziz Yıldırım’dan görevi teslim alan Başkan Ali Koç, özellikle geçtiğimiz sezon kesenin ağzını öyle bir açtı ki, neredeyse iki takıma bedel oyuncu transfer etti.

Sonuç, kocaman bir hayal kırıklığı! Kulübün olağan kongresi 12-13 Haziran tarihlerinde yapılacak, Ali Koç yeniden aday olduğunu açıkladı, başka biri çıkar mı, bilemiyoruz!

Görüyoruz ki Başkan Koç, teknik direktör konusunda bir hayli kararsız ve sessiz! Kişisel görüşüm, başarı için teknik direktör ve kadro anlamında devamlılık şarttır. Sürekli değişim sıkıntı yaratır, başarı konusunda hayal kırıklığına yelken açarsınız! Tıpkı Fenerbahçe gibi!...

Gökhan 40’a kadar oynar

Bazı futbolcular ilerlemiş yaşlarına karşın, ortaya koydukları mücadele ve oyunlarıyla gençlere adeta taş çıkarıyorlar...

Örnek mi? Beşiktaş’ta Atiba, Fenerbahçe’de Gökhan Gönül... Bir oynadıkları futbola bakın, bir de yaşlarına! 36’sına merdiven dayayan Gökhan, kendine iyi bakan tam bir profesyonel... Sakatlık falan olmadığı taktirde iddia ediyorum bu performansıyla 40 yaşına kadar aslanlar gibi oynar... Aman nazar değmesin...

 GÜZEL SÖZLER
“İnsanlar her şeyin fiyatını biliyor, ama hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.”
Oscar WILDE