Bilal Meşe

Bilal Meşe

bmese@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın geçtiğimiz haftalarda yaptığı basın toplantısında, “Doğru oyuncu, akıllı para” şeklinde bir cümlesi vardı, çok hoşuma gitti.

Bu cümlenin altını doldurmak gerekirse, geçmişe dönük transferlerle ilgili mesajlar içeriyor. Yani, transferde izlenen ‘onu da alalım, bunu da alalım’ politikasının yanlış olduğuna işaret ediyor bence...Bu anlamda o kadar çok örnek var ki, hangisini yazsak? Örneğin Mitroviç, büyük umutlarla getirildi, üstelik ödenen para da az-buz değil, 6.5 milyon euro! Oynadığı maç sayısı, bir elin parmaklarını geçmez!
Eee önüne geleni alırsanız, olacağı da budur. Hocanın dediği gibi, ‘doğru oyuncuyu’ bulacaksınız arkadaş! Beşiktaş, transferde sessizliğini koruyor, bırakın almayı, elindeki oyuncular da başka ülkelere yelken açıyor.
Adriano, tecrübeli ve de klas bir oyuncuydu, o da gitti, Kartal’da solda sıkıntı arttı. Efendim, Vida’nın partneri şu an yok ama takımda var. Roco, ne güne duruyor arkadaş? Biliyorum ki, Abdullah Avcı ile sürekli forma şansı bulacaktır, parayı da çar-çur etmeye gerek yok!

Haberin Devamı

Sekiz genç kampa
Kartal’dan kopmalar olabilir mi şimdilik soru işareti... Örneğin Quaresma... Kişisel olarak gönderilmesine dün de karşıydım, bugün de... Efendim, neymiş alacakları için kulübe ihtar çekmesi Başkan Fikret Orman’ı kızdırmış! Yahu arkadaş, adam profesyonel, ne yani alacaklarını istemesi suç mu? Siz de ödemeleri gününde yapın, o da ihtar çekmesin!
Dostlar Babel’in rotayı Aslan’a çevirmesine kızıyorlar, belki kendi pencerelerinden haklılar. Ne var ki, Babel üç yıllığına 11 milyon euro istemiş, olmamış. Adam 33 yaşında... Tamam yetenekli bir oyuncu, ancak yaşına bakınca, işte orada duracaksınız. Çakıl taşı değil, 11 milyon eurodan söz ediyoruz. Zaten geçmişte bol keseden dağıtılan paralar, bugünkü ekonomik krizde en büyük faktördür, kıssadan hisse!
Sevgili Beşiktaşlı taraftarlar, transfer yapılmıyor ya da yapılamıyor diye üzülmesinler. Abdullah hoca, bir yüzünü de alt yapıya çevirdi, kampa sekiz genç futbolcuyu götürecek. Biliyorum ki oradan A takıma yeni sezonda en az 3-4 oyuncuyu monte edecektir, rahat olun.

Haberin Devamı

‘Umut’suz bir Beşiktaş...

Kartal’da bir de kafama takılan Umut Güner olayı var. İstifa etti, başkan devreye girdi, geri döndü. Vitor Hugo, direkten döndü, Beşiktaş boşa çıktı!
Sportif direktör Ali Naibi’nin adını bilirim, hiç muhabbetim yoktur. Öyle oyuncuyu bağlamadan kalkıp ‘iş bitti’ demek, hataların en büyüğüdür! Rakamlarına kadar açıklandı, gelin görün ki, ortada imza yoktu, kuş misali uçup gitti, Brezilya’ya rotayı kırdı.
Transfer işi başlı başına tecrübe ister arkadaşlar! Bitmemiş bir transferi olmuş gibi hocaya lanse etmenin doğruluğunu kim savunabilir?
Umut Güner babamın oğlu değil ama bu işlerde ‘iş bitirici’ olduğunu biliyorum. Niye oyun dışı kaldı ya da bırakıldı bilmiyorum, başkana sormak gerekir!

‘Kocaman’ bir alkış

Fenerbahçe’nin 180 bin euro yetiştirme bedeli ödeyerek kadrosuna kattığı 19 yaşındaki Makedon oyuncu Eljif Elmas 16 milyon euroya Napoli’ye verildi. Sosyal medyada bu rakamla ilgili tiye alınan iletiler yok değil! Arkadaş, siz ne kadar tiye alırsanız alın, rakam doğrudur. Çünkü Fenerbahçe halka açık bir şirkettir ve attığı her adımı borsaya bildirmesi şarttır. Artı, bu konuda da www.kap.gov.tr’ye girin, rakamı siz de görün, sonra dalga geçin.
Bu madalyonun bir yüzü... Diğer yüzü ise bir başarı hikayesidir. Aykut Kocaman hocamızın kulakları çınlasın, Eljif’i 17 yaşında bulan, ortaya çıkaran odur. Elbette Hasan Çetinkaya’yı da unutursak ayıp ederiz... Onun da bu transferde müthiş katkıları var.
Fenerbahçe’nin bugün Eljif Elmas’dan müthiş bir rakam kasasına girmişse, bunu Aykut Kocaman’a borçludur... 19 yaşında bu kadar ediyorsa, varın ilerleyen yıllarda kaç para edeceğini siz hesaplayın.
İşte Aykut Kocaman’ın farkındalığı da burada yatıyor. Başkan Ali Koç, bu anlamda Kocaman’a teşekkür etmesi gerekiyor, yanılıyor muyum?

Haberin Devamı

Temmuz benim için matem ayı

Yaşamımızda bazı fotoğraflar vardır, hafızalarımızdan hiç silinmez, hep yerlerini korurlar.
Yusuf Tunaoğlu (Arap), benim penceremden özel bir insandır. 22 Temmuz 2000 yılında onu kaybettik.
Tam tamına 19 yıl oldu, Milliyet’te birlikte çalıştık, aynı havayı soluduk, sosyal hayatın içinde de hep yollarımız kesişti. Gündüz Beyoğlusporlular Derneği’nde, akşamları ise Çiçek Bar’da sohbetler ederdik. Konu mu, tabi ki Beşiktaş ve de Sergen Yalçın idi. Kartal’ın yıldız oyuncusuna toz kondurmazdı rahmetli Yusuf abi...
Temmuz ayları Vedat Okyar ile Cenk Koray’ı da hatırlatır bana... 20 Temmuz 2009 tarihinde Vedat ağabeyi 23 Temmuz 2000’da ise Cenk ağabeyi kaybetmiştik... Bu tarihler hep içimi sızlatır, çünkü hepsiyle yaşanmışlıklarımız, güzel hatıralarımız vardı... Işıklar içinde uyuyun, bizler Türk futbolu ve Beşiktaş sizleri asla unutmadı, unutturmayacağız da.