Balotelli kötü örnektir zapturapta alınamaz!

Sosyal yaşamımızda sıkça kullandığımız, “Huylu huyundan vazgeçmez” diye bir atasözümüz var. Tam da Adana Demirspor’un yeni transferi dünya yıldızı Balotelli’ye göre!
Adamın yaşamı ister saha, ister saha dışı olsun, hep vukuatlarla dolu, yazmaya kalksak, inanın kitap olur, kitap!
Efendim, gelir - gelmez, “Ben değiştim, eski Balotelli değilim” sözlerini anımsıyorum. Fakat bırakın değişmeyi dakika bir Konya maçına arıza yaptı!
Sahadan alındı, yedek kulübesini tekmeledi, çıldırdı!
Sanırsınız ki, forma tapulu malı!
Kaldı ki Samet Aybaba hoca, üç haftadır ilk 11’de sahaya sürüyordu. Kötü oynuyorsa ki bu onun doğrusu, tabii ki kenara alabilir. Bu oyunda hiç kimse vazgeçilmez değildir, adın Balotelli bile olsa! Tabii bir gerçek daha var, bu tip egosu ve de arızaları yüksek oyuncuları alırken kılı kırk yaracaksınız, ünlü diye üstüne atlamayacaksınız!
Ne oldu?
Huylu huyundan mı vazgeçti?
Yoo..!
Bugün Samet hocaya, yarın bir başkasına!
Demem o ki, takımın başına kimi getirirseniz getirin, Balotelli düzelmediği sürece ki, çok zor, Adana Demirspor’da teknik direktör enflasyonu yaşanır bu sezon! Biri gider, biri gelir, 26 yıl sonra geldiğiniz Süper Lig’i de tehlikeye atarsınız!
Aman siz, siz olun, teker kırılmadan, önlemlerinizi alın! Yoksa alimallah ‘misafir’ takım konumuna düşersiniz, yazık olur onca emeğe, alın terine!
Yönetimin işine karışmak gibi bir derdim yok, ancaakkk ortada bir Balotelli gerçeği var, ne yaparsanız yapın, onu düzeltme, zapturapta alma şansınız sıfırın altında sıfırdır!
Kaldı ki Balotelli’nin sadece teknik direktöre değil, arkadaşlarının emeğine de saygısı yok, onlara kötü örnek oluyor! Disiplin ve de otoriteyi sarsıyor, bu sarsıntı yönetimi de sarsar bilesiniz!

Futbolu güzelleştiren adam: Nwakaeme
Futbol göreceli bir oyundur, herkes farklı pencereden bakabilir, yorumlar yapabilir. Bu savım oyuncular için de geçerlidir, biri beğenir, biri beğenmez, olabilir.
Örneğin ben topla driplingler yapan, ince çalımlar atan, tekniğini konuşturan oyunculara bayılırım, izlerken keyif alırım. Şu sıralarda kime mi takılıyorum, tabi ki Trabzonspor’un tecrübeli oyuncusu Nwakaeme’ye...
Sıkıştınız mı verin topu ona, üç kişinin arasından tekniğiyle çıkar, gol atar, asist yapar, savunmaya kadar gelir, yardım eder.
Bırakın tekniğini bir kenara bu kadar mı, soğukkanlı olur insan? Ne telaş, ne panik, sanırsınız ki, adam sinirlerini cerraha tek tek aldırmış! Öyle ki adamın içinden geçiyor, hadi gel arkadaş ondan keyif alma. Futbolu güzelleştiren de bu tip fotoğraflardır, hele kollektif oynuyorsa ki öyle, tadına doyum olmuyor valla.

Yerden göğe kadar haklı
Sergen Yalçın’ın içi dışı birdir, yüzünde asla maske yoktur, neyse odur...
Top oynadığı yıllarda söyleşilerinden keyif aldığım birkaç oyuncudan biridir, hoş sohbettir, esprili ve açık sözlüdür. Karagümrük maçında 4. hakemle yaşadığı diyaloğu bir kez daha hatırlatalım:
“Salih atılınca, 4. hakem döndü bize ‘Sahada 3 Türk olmalı’ dedi. Biz de ‘8 yabancı olması gerekmiyor mu? Var işte sahada’ dedik. 5 dakika daha konuşsak belki gol yiyeceğiz. Lanet olsun, sokalım Necip’i oyuna bir an evvel’ dedim”...
Bakar mısınız tabloya!
Yerli oyuncu konusunda ise Sergen Yalçın, “Yabancıları kısıtlarsak Türk futbolcular gelişir düşüncesi yanlış. Oynayacak adamın önüne geçebilir misiniz? Galatasaray, Kerem’i oynatıyor. Fenerbahçe’de gencecik çocuklar oynuyor. Ben bu kararı alanı merak ediyorum. Futbolla ne kadar içli dışlı?”
Yerden-göğe haklı Sergen hoca...

Gönderin hocaları unutun başarıları!
Yahuuu arkadaş Süper Lig’in henüz 3. haftasını geride bıraktık, teknik direktör kıyımları bu kadar mı erken başlar?
Başarının temel taşı özellikle bu oyunda her konuda istikrar, yani devamlılıktır. Görüyoruz ki yönetimlerin lugatında bu kelimeler yok, sadece skor tabelasındaki rakamlara bakıyorlar, ona göre karar veriyorlar, bilet kesiyorlar!
Samet Aybaba, Şenol Can, Çağdaş Atan, Yalçın Koşukavak ve son olarak Ünal Karaman takımlarına erken veda eden teknik adamlarımız oldular.
Valla bu konuda maşallahınız var, kimse sizin elinize su dökemez! Bu düşünceyle ne takım olarak başarıyı yakalarsınız, ne de sizinle çalışacak hoca bulursunuz, başarı da hayalden öteye gitmez!

Güzel sözler
“İstanbul, özellikle Beyoğlu benim çocukluğumun, gençliğimin çok güzel platosuydu. Şimdi baktığımda bana o güzel yılları anımsatan hiçbir şey yok! Anılarımın üzerinden dozerle geçildi...”
FERHAN ŞENSOY