Taraftar, yani 12. adam, en önemli itici güç... Onlarsız maçlar, hiç mi hiç çekilmiyor! O gürültüye yıllarca alışmış bu kulaklar... Futbolcuların bağırışları kulaklarımızı adeta tırmalıyor!
Şu virüs belasından bir kurtulsak da, onlara kavuşsak. Onlarsız bu oyunun valla tadı - tuzu ve de keyfi yok!

Tribün boşluğuna bir de Antalyaspor’un ilk yarıda savunma ağırlıklı futbolunu eklersek, varın oyunun kalitesini siz düşünün!
Efendim, ‘taş yerinde ağırdır’ deyimi tam da Necip Uysal’a göre. Valla, iki haftadır sağ bekte oynuyor, yeteneği neyse onu sahaya yansıtıyor. Antalyaspor ilk yarıda adeta sahasına gömüldü, o kilidi açma adına Kartal, her türlü girişimi yaptı, yapmasına da pozisyon üretme de aynı başarıyı gösteremedi.
Taa ki 33. dakikaya kadar... Necip Uysal’ın harika asistinde Cyle Larin topu kafayla filelere gönderirken, kilidi açan isim oldu. Haa 9’da Dorukhan çilingir olma şansını iyi kullanamadı, müsait pozisyonda topu kafayla auta yolladı. Koca 45 dakikada sadece iki pozisyon var, biri gol oldu.

Neyse ki, Antalyaspor golü yiyince, ikinci yarıda açıldı. Oyunda hem heyecan, hem de kalite bir tık olsun yukarı çıktı. Mukairu’nun ardından Podolski ve Orgill’in de oyuna girmesi Antalya’yı ayağa kaldırdı. Tek farklı skorlar kritiktir, biliyoruz. 75’te savunma kilidini açan Cyle Larin bu fırsatı golle taçlandırabilseydi, Antalya’nın direnişini kırması işten bile değildi.

Bir de bomboş pozisyonda Vida’nın kaçırdığını eklemekte yarar var! Eee, diyoruz buldun mu atacaksın arkadaş!
Öyle golün arkasına sığınırsan, elin oğlu yani 18’lik Gökdeniz 85’te gelir faturayı keser, üç puanın sevinci kursağınızda kalır!