Burak Yılmaz’ın adı çıkmış

Ön yargı kelimesinin açılımı kısaca ‘bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bilgi edinmeden, önceden peşin karar vermek’...
Özellikle kişilere ön yargıyla yaklaşmanın doğruluğunu kim savunabilir? Hani bir deyim vardır, günümüzde de sıkça kullanırız, “Adamın adı çıkacağına, canı çıksın” diye... Hiçbir zaman kişilere ya da olaylara ön yargıyla yaklaşmam, dinlerim, kantarımda tartar, sonra kararımı veririm.
Gelelim asıl konumuza, yani Burak Yılmaz’a... Maalesef hakemlerimiz ona ön yargıyla yaklaşıyorlar. Bunun en sıcak örneğini Sivasspor maçında gördük... Burak’a yapılan faulü yani penaltıyı herkes gördü, ne orta hakem, ne de VAR devreye girmedi. Efendim, ilgililer pozisyonun gri olduğunu ve VAR’ın devreye girmemesini buna bağlıyorlar! Yahu arkadaş ona benzer birçok pozisyona orta hakem fauller çaldı, ama işin içinde Burak varsa, bırakın çalmayı ‘es’ geçiyorlar! Bunun adı çifte standarttır, hatta ön yargının ağa babasıdır! Adı çıktı diye, pozisyon penaltıysa ki öyle, çalacaksınız arkadaş! Artı bana göre gri falan değil, net.... Ahh o ön yargı ahhh!
Böyle devam MHK
Hazır hakemlerimizden söz açılmışken, son iki haftada hem lig, hem de kupada bir şey dikkatimi çekti. FIFA kokartlı toplam 7 hakemimiz var. MHK sadece Hüseyin Göçek’e Gaziantep-Fenerbahçe maçında görev verdi, diğerleri kızakta!
Lig ve kupada genç olduğu kadar adları pek öne çıkmayan hakemlerimiz görev aldı. MHK’nın amacı bu genç hakemlere hem tecrübe, hem de öz güven kazandırmak, onları yukarı taşımak. Peki, görev almayanları nasıl yorumlayacağız! Benim anladığım ki araştırdım, biraz ‘kulak’ çekme, biraz da ‘ceza’ niteliğini taşıyor bu tercihler. Eee sen bariz hatalar yapacaksın, bunun karşılığı olmayacak? Olacak arkadaş, olacak!
Görüyoruz ki MHK, hakem hatalarını aza indirgeme anlamında ister kokartlı, ister kokartsız olsun, kimsenin gözünün yaşına bakmayacak! Bu son iki haftanın fotoğrafı bu mesajları veriyor, herkes dikkatli olsun, yoksa yedeğe çekilirsiniz, görev beklersiniz bilesiniz. Eeee ne yapsınlar, hakem hataları yüzünden MHK hedef tahtasına döndü arkadaş! Kişisel olarak alkışlıyorum, devam MHK devam..

Skandal ötesi
Hiç kimsenin özel yaşamına karışmak gibi bir niyetimiz yok. Elbette futbolcuların da eğlenmeye, yani sosyal hayata yelken açmaya hakları var. Gelin görün ki zorlu bir maç sonrası adalelerin nasıl yorgun olduğunu anlatmaya gerek yok. Toparlanmak için önce dinlenmek gerekir. Haaa buna karşın futbolcular eğlenmeye gidiyorlarsa, onların bileceği iştir! Bu oyun profesyonellerin oyunudur!
Ancaak, eğlence sonrası sizi görüntülemeye çalışan gazetecilere saldırmak nereden çıktı arkadaş? Sizler toplum önünde olan isimlersiniz, gazetecilerin sizi görüntülemesinden doğal ne olabilir? Dışarı çıkıyorsanız, bunu da göze alacaksınız! Galatasaraylı Lemina, Ömer Bayram, Donk ve Jimmy Durmaz, profesyonelliği unutur, eğlenebilirsiniz! Ancak Lemina’nın gazeteciye saldırarak, kamerasını gasp edip parçalara ayırması skandal ötesidir!

Vefa semt adı mı?
Beşiktaş’ın iyi futbol oynamadığını biliyoruz... Ancak eleştiri yaparken, Abdullah Avcı’nın elindeki alternatifsiz kadroyu görmezlikten gelemeyiz. Bu oyunda asıl aktörlerin sahadakiler olduğuna inanırım. Teknik adamların sorumluluğu bir yere kadardır, çalıştırırsınız, hazırlarsınız, gerisi onlara kalmıştır. Beşiktaş’ın Sivasspor’a yenilmesi büyük sürpriz değildir. Çünkü liderin oynadığı futbol ve kadrosu ortada. O koltukta tesadüfen mi oturduklarını sanıyorsunuz? Böyle düşünürsek, haksızlık ederiz.
Avcı’nın ‘bir eli yağda, bir eli balda’ değil arkadaşlar! Kendi yağıyla kavruluyor! Alternatif oyuncu sayısı yok denecek kadar az, buna bir de ekonomik sıkıntıyı eklersek, Ümraniye’de her şey güllük-gülistanlık değil!
Sivasspor maçı ardından Avcı’nın istifaya davet edilmesini, Sergen Yalçın’a alkış tutulmasını ve futbolcuların top yekün yuhalanmasını o vefalı taraftarda yakıştıramadım. Arkadaşlar, yönetim kanadı ekonomiyle boğuşuyor, Kartal’ın fotoğrafı kadro olarak negatif. Demem o ki bu tabloda sizler de vefanızı ortaya koyacaksınız, yönetim ve takıma ‘tolerans’ hatta ‘sabır’ göstereceksiniz...
Beşiktaş geçmişte zor günleri hep taraftarıyla aşmıştır, biliyoruz. Alın size Galatasaray, liderle arasındaki puan farkı aynı, 10 puan. Sarı-kırmızılı taraftarlar bu tabloda bile Aslan’ı destekliyorlar. Evet, Kartal zirvenin uzağında, ama şunu da unutmayın ki, eldeki kadro bu, yeni transferler olur mu, bilemiyoruz. Bildiğimiz tek gerçek Kartal’ın sezonu bu kadroyla tamamlayacağıdır, bilmem anlatabildim mi, eyyy vefalı taraftarlar.