Çalımbay’ın günahı ne?

Rıza Çalımbay’ın, “namı diğer Atom Karınca” Beşiktaş’a olan tutkusunu iyi bilirim. Öyle ki neredeyse yaşam biçimi siyah-beyaz renklerin üzerine kuruludur. Her gittiği Anadolu kulübünde yaptığı sözleşmeye mutlaka Beşiktaş maddesini ekler.
Yani, “Beşiktaş’tan teklif gelirse giderim”...
Ne zaman çalıştırdığı takımın Beşiktaş ile maçı olsa, onunla ilgili sosyal medyada abuk sabuk paylaşımlar yapılıyor! Çok mu, bence azınlıktalar! Ama mide bulandırıyor bazı paylaşımlar!
Bakın, Rıza Çalımbay dürüsttür, açık sözlüdür, çalışkandır... Neticede o da herkes gibi ekmek parasının peşinde. Tabi ki çalıştırdığı takımları en üst seviyede hazırlamak zorundadır. Beşiktaş ile ilgili duygularını bilmeyen yok ki... Kartal’ı yendiği maçlar var, hiç sevindiğini gördünüz mü? Ekmek yediği yere ihanet etmeyecek kadar da düzgün bir fotoğraftır o...
Ağzına kilit mi vursun?
Fakat her ne hikmetse, hakem ve VAR hataları hep onun başına geliyor! Penaltısı verilmez, ofsayttan gol yer, VAR’dan çıt çıkmaz, çizgi dahi çekilmez! O kadar çok ki, yerimiz yetmez! Tabi ki konuşacak, elbette eleştirilerini yapacak, hakkı yeniyor, hakkı!
Ne yani sussun mu, ağzına kilit mi vursun? Adamın canı yanıyor, alın terine saygı duyulmuyor! Hakemler ve VAR dan çektiği kadar hiç bir şeyden çekmedi Atom Karınca. Gelelim maçın kahramanı (!) kaptan Hakan Arslan’a... Hadi çıkışta hakeme cep telefonundan pozisyonu gösterdin, sarıyı da gördün. Peki ikinci sarıya niye davetiye çıkarıyorsun? Nerede kaldı senin öfke kontrolün arkadaş? İkinciyi görme, sahada kal değil mi? Haklı iken, haksız duruma düştün, takımını da zor durumda bıraktın!

Oğulcan’ın kaderi

Altyapıların, A takımlarının arka bahçesi olduğunu biliyoruz. Gelin görün ki, son yıllarda yabancı furyası nedeniyle, bu alanlar üvey evlat muamelesi görüyorlar!
Örneğin Juventus’da top koşturan Merih Demiral... Fenerbahçe kapısından içeri girdi, altyapıya transfer oldu. Gelin görün ki, ister ilgisizlik, ister başka mazeret deyin, Avrupa’ya kanat çırptı. Sporting, Alanyaspor ve Sassuolo’da pişti, ciddi deneyim kazandı. Şimdi ise Juventus’da ve A Milli Takım’da aslanlar gibi oynuyor, adından sıkça söz ettiriyor.
Sıcak bir örnek Galatasaraylı Oğulcan Çağlayan; 2013 yılında Fatih Terim onu transfer etti, altyapıda olgunlaşmasını bekledi. Ne var ki, Fatih Terim’in aynı yıl içinde A Milli Takım’a rotayı kırması, Oğulcan’ı da sahipsiz bıraktı! Ancak, Terim, A Milli Takım’da iken Oğulcan’ı göz ardı etmedi. Yetenekli oyuncu alt yaş grubu milli takımlarda şans buldu, tam 45 kez milli oldu. Oğulcan, Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra Kayseri Erciyes, Kayserispor ve Rizespor takımlarında top koşturdu. Terim’in yeniden rotayı Aslan’a çevirmesi ise bugünkü başarılı performansıyla dikkatleri üzerine çeken Oğulcan’ı ortaya çıkardı.
Demem o ki, yabancı merakımız yüzünden takımların altyapılarındaki yetenekler, ilgisizlikten kaybolup gidiyorlar! Yani ‘kaçan balık büyük oluyor’ misali!

Güle güle 2020!

Deprem ve çığ felaketleri ile gelen, ardından Kovid-19 pandemisiyle yaşam kalitemize ciddi şekilde zarar veren 2020 yılına veda yazımdır bu! 2021’in tüm ülkemize felaketlerden uzak, sağlık dolu günler getirmesini diliyorum, hatırlamak bile istemediğimiz 2020’ye güle güle diyorum...

Avcı’ya biraz sabır ve destek

Hep söyledik, yazdık - çizdik... Bu uzun soluklu maratonda ‘köprünün altından daha çok sular akacak’ diye...
Bir yanda Kovid-19 salgını, diğer tarafta taraftarsız maçlar, futbol kalitesini geriye götürüyor maalesef.
Anadolu takımlarının zirve yarışında olmaları bir futbolsever olarak bana keyif veriyor. Alanyaspor düşüşe girdi, koltuğu Galatasaray’a bıraktı. Onca eksiğine karşın Beşiktaş müthiş bir çıkış yakaladı, zirve uçuşunu sürdürüyor. Ligde gel - gitler yaşayan Fenerbahçe de zirvenin ortaklarından. Tek sıkıntı kadroda devamlılık sağlanamamasıdır.
Gaziantep FK, oynadığı futbolla taraflı - tarafsız herkesin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Görüyoruz ki, haftalar ilerledikçe taşlar yerine oturmaya başladı. Beni asıl şaşırtan son şampiyon Başakşehir’deki inanılmaz düşüş, zirve yarışının uzağında kaldılar şimdilik.
Trabzonspor’da ise Abdullah Avcı, fena grafik çizmiyor. Galatasaray maçına kadar öyle veya böyle kazandı, zirvenin de pek uzağında değil, puan farkını kapatabilir. Avcı, takımdaki eksiği - gediği biliyor, elindeki kadrodan verim almaya çalışıyor, ara transferi bekliyor, biraz sabır ve de destek şart.

Stoperler tatilde mi!

Belli ki, Beşiktaş-Sivasspor maçında yaşanan ‘top taca çıktı mı, çıkmadı mı’ tartışmaları uzun süre gündemdeki sıcaklığını koruyacak.
Velev ki çıkmadı... Tamam, dönün oyununuza savunma güvenliğinizi alın. Yooo, illa itiraz edecekler! Ghezzal’ın, Güven Yalçın’a yaptığı ortada stoperler nerede, tatile mi çıkmışlardı? Kaldı ki Güven Yalçın’ın kafa golü bana göre sürprizdi. Niye mi? Hava toplarında çok etkili olduğunu söyleyemeyiz de ondan. Hadi bunu geçtik, ya kaleci Samassa’ya ne demeli ? Boylu poslusun, çık yumrukla kardeşim! Senin gibi bir kaleci ne o golü ne de ikinci golü yemez!

GÜZEL SÖZLER

“Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin kendine, işte o zaman kusursuz olursun.” MEVLANA