Çebi gereğini yapar doğru kadroyu kurar

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin geçen hafta yaptığı açıklamalarda bir bölüm var: “Pjaniclere, Batshuayilere, Ghezzallara, Rosierlere baktığınız zaman açık ara fark yapması gereken takım maalesef başarısız oldu...”
Bu cümle lastik gibi, istediğiniz yöne çekebilirsiniz... Nitekim Çebi’nin bu açıklamalarını sosyal medyada “astronomik transferlere paydos” diye yorumlayanlar oldu. Başkanın açıklamalarının adresi çok farklı. Zamanı gelince ne demek istediğini buradan sizlerle paylaşacağım, merak etmeyin!
Geldiği günden bu yana zorluklarla boğuşan, ürettiği projelerle ekonomiyi toparlamaya çalışan Başkan Çebi, bu karamsar tablodan öyle veya böyle bir ‘şampiyon’ çıkardı. Kuşkusuz bunun temelinde Çebi’nin takımı ekonomik yönden sürekli desteklemesi birinci faktör idi, bunu da kimse yadsıyamaz.
Başkan Çebi’nin ne kadar hırslı olduğunu iyi bilirim, öyle kolay kolay pes etmez, yeni sezonda da yarışmacı bir kadroyu teknik direktörün hizmetine sunacaktır.
Ancak ortada bir ekonomik tablo var.
Çebi tabii ki bu durumu da düşünerek ayağını yorganına göre değil, kasanın durumuna göre uzatacaktır!
Beşiktaş’ı bekleyen bir seçim kongresi var, Çebi yeniden aday olacak, bir de Fuat Çimen var ikisi yarışacak. Neticede demokrasinin olduğu her yerde şartlara uyan üyeler başkanlığa adaylığını koyabilir, buna kimse ne karşı çıkabilir, ne de ‘hayır’ diyebilir. Yıllardır bu tip kongreleri çok yaşadım, iş başındaki yönetim her zaman rakiplerine göre bir adım öndedir, bunu bilir, bunu söylerim.

Elmas’ın iddiaları Terim’i yıpratmaz

Galatasaray’da hangi dalı tutsanız elinizde kalıyor. Hele bir yönetim krizi var ki, çözebilene aşk olsun! Hadi yönetimi geçtik, üyeleri anlamakta da zorlanıyorum doğrusu! Mali yönden ibra ediyorlar, iş idari tarafına gelince ‘olmaz’ diyorlar!
Hele hele kongre olayı var ki adeta ‘kaosa’ dönüştü, bir iptal oluyor, bir yeni tarih belirleniyor, son olarak 11 Haziran işaret ediliyor.
Öyle ki o tarihte de olmayacağını ileri sürenler var, neticede işin hukuki yönleri var, onu da işin uzmanlarına bırakalım, ne dersiniz?
Başkan Burak Elmas, son basın toplantısında Fatih Terim’le yolları ayırmasına, ‘iki başlı yönetimi’ gerekçe gösterdi.
Bunun Türkçesi; Terim’in Florya’da yönetimden ayrı tek başına hareket ettiği iddiasıdır. Başkan ayrıca Terim’in ibra olayında yönetimin aleyhine çalıştığını da ileri sürdü. Bir yandan Elmas, diğer yandan Torrent’in üstü kapalı Terim’i eleştirmesine karşın, tecrübeli hocanın sessiz kalması da bir hayli ilginç!
Şunu iyi biliyorum ki, şu aşamada Terim hoca sessiz olabilir, bu politika onu asla yıpratmıyor, tam tersi ona puan kazandırdığı da bir gerçek. Çünkü, kariyeri başarılarda dolu olan bir teknik adamı bu tür söylemler asla yıpratmaz, tam tersi büyütür.

Var mısın, yok musun Jesus?

Yönetimlerin teknik adam kararlarına karışmak hem bize yakışmaz, hem de gazetecilik ilkelerine terstir.
Neticede kulübün bir başkanı ve de yöneticileri var, o koltuklara gelmelerinin en büyük nedeni, bağlı olduğu renkleri başarıya götürmektir.
Dememiz o ki, ‘onu niye getirdiniz?’ veya ‘şunu alsaydınız’ demek gibi bir lüksümüz yok, onlar kararı verir, getirirler, bizler de yorumlarımızda düşüncelerimizi ortaya koyarız.
Örneğin Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, benim kantarımda başarılıdır, hem de çok... Vitor Pereira’dan ‘enkaz’ aldı, takviye istedi ‘veto’ yedi, bu negatif tabloyu aslanlar gibi pozitife çevirdi, takımını Şampiyonlar Lig’ine aday yaptı.
İsmail Kartal’ın başarısız olduğunu iddia etmek mümkün mü? Tabii ki aslaaa... Bu tabloya bakarak bizlere de Kartal ile ilgili olumlu yorumlar yapmak düşüyor. Yani, sağda-solda yabancı arayacağınıza elinizin altındaki Kartal ne güne duruyor?
Efendim, Başkan Ali Koç, yabancı teknik adamlarla beş aydır görüşmeler yapıyor. İbre tamamen Jorge Jesus’a döndü.
Ünlü hocayla görüşmeler medyaya yansıdı, Milliyet ortaya çıkardı.
Portekizli hoca ne zaman işbaşı yapacak, kapalı kutu. Birçok senaryo yazılıp çiziliyor:
- Jesus, Fenerbahçe’nin Devler Ligi’ne katılmasını bekliyordu, oldu gibi, ama aday, eleme oynayacak.
- 2022 Dünya Kupası sonrasında Brezilya teknik direktörü Tite ayrılacak. Jesus’un kafasındaki diğer konu Brezilya Milli Takımı’nı çalıştırmak. Kendisi de Brezilya’da itiraf etmişti.
- Jesus’un kafasının bir yerinde hep Brezilya var, orada çalışmayı hayal ediyor, bir yandan da Fenerbahçe’ye göz kırpıyor, teklife sıcak bakıyor.
Bakalım Fenerbahçe’de teknik direktör konusuna yönetim son noktayı ne zaman koyacak, bekleyip, göreceğiz.