Çebi ve Avcı’ya destek zamanı

Beşiktaş’ın olağanüstü kongresinde üç aday yarıştı, ipi Ahmet Nur Çebi göğüsledi, başkanlık koltuğuna oturdu. Bu seçimle ilgili çok hikayeler yazabiliriz, ancak bu ekonomik tabloda üç adayın çıkması alkışlanacak bir fotoğraftır, üçüne de helal olsun.
Kongre öncesi bu köşede rüzgarın Çebi’den yana estiğini öngörmüştüm. Bu rüzgar sandıkta kasırgaya dönüştü, hayırlı uğurlu olsun. Serdal Adalı ve Hürser Tekinoktay da kim ne derse desin, alkışı hak ediyor... Evet, seçimin bir kaybedeni var, ama KAZANAN Beşiktaş olmuştur. Ekonomik şartları biliyoruz, bu taşın altından kalkmanın zorluklarını yinelemeye de gerek yok. Artık kongre geride kaldı, seçilen yönetime herkesin sahip çıkması ve saygı duyması şart. Evet, Beşiktaş’ta gün birleşme ve destek zamanıdır.
Sandıktan çıkıp, rotayı Ümraniye’ye kıralım... Süper Lig’de Kartal 8 haftayı geride bıraktı. Bu süreçte benzetme yerindeyse Avcı ve ekibi “Dokuz doğurdu” adeta! Kartal’ın fotoğrafı müthiş negatif. Başkan Çebi’nin kongre günü geç saatlerdeki, “Avcı hocanın Ocak ayına kadar arkasındayız” sözleri tepkilere neden oldu. Bu cümle lastikli, her yere çekilebilir. Kişisel olarak, Çebi’nin beynini ve niyetini okuma şansım yok, ancaak iyi niyetle söylendiğine imzamı atarım.
Süper Lig’de ilk yarının bitmesine 9 hafta kaldı, Abdullah Avcı Kartal’ı ayağa kaldırmak için adeta çırpınıyor, hatta savaşıyor. Bakın Avcı’nın avukatı değilim, kaldı ki onun savunulmaya da gereksinimi yok.
Efendim, kapalı kapılar ardında Avcı’nın ‘kapı gibi’ sözleşmesinden dem vuruluyor! Tabi ki Avcı kendi analizini yapacak kadar bilgi-birikime sahip. Sorun geliyor, parasal konuya yani sözleşmeye dayanıyor! Geçmişte Avcı’nın bir Milli Takım sorumluluğu da var, biliyorsunuz. Bu anlamlı göreve gelirken boş mukaveleye imza attığını adım gibi biliyorum. Fazla söze gerek var mı, yorumu siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum, nokta...

Kendimiz çalar kendimiz oynarız
Tablo ortada; Türk futbolu için renk ayrımı yapmadan Avrupa kupalarında mücadele eden tüm takımlarımızı desteklememiz lazım. Bugün UEFA Avrupa Ligi sınavlarına çıkacak olan Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir’e başarılar diliyoruz, 3’te 3 yapmalarını bekliyoruz. Temsilcilerimiz en azından gruplardaki şanslarını iyi kullanmak zorundalar, çünkü o sonuçların ülke puanı açısından önemli olduğunu vurgulamaya gerek yok sanırım. Ülke olarak sizlerden ciddi puanlar bekliyoruz, aksi halde Avrupa kulvarına gelecekte takım sayımız düşer, iç hatlarda kendimiz çalar, kendimiz oynarız!

İki farklı Galatasaray
Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray, dış ve iç hatlarda farklı oynuyor! Alın size Real Madrid mücadelesi... İlk 10 dakika hariç Real Madrid’e kök söktürdü. İki, hatta üç net pozisyon buldu, atamadılar, kaleciye takıldılar. Aslan, kazanma adına her şeyi bu kulvarda yapıyor, gelin görün ki, grupta gole hasret kaldı! Buna karşın sarı-kırmızılılar iç hatlardaki negatif görüntüsünün çok uzağında bir futbol oynuyor, farklı renklere gönül verenleri bile ekrana kilitliyor. Ahhh bir de şu golü bulsalar, şeytanın bacağını kırsalar, ne güzel olacak. Ne yapalım, canları sağolsun.

Tebrikler Karaman
Valla, Trabzonspor’u izlerken keyif alıyorum, eksiklerine karşın, müthiş bir futbol oynuyorlar. Bu köşede bordo-mavili ekibin şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu ifade etmiştim, hâlâ bu öngörümün arkasındayım. Elbette futbolcular kadar Ünal Karaman hocamız da övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Tecrübeli hoca, hakem hatalarına karşın, yan yollara sapmıyor, hep yeşil sahanın içinde kalmaya özen gösteriyor. Bu da onu farklı kılıyor, kutluyoruz.

Kafalar karışık
Asla takıntılı değilim, ama şu VAR olayında bir türlü standart sağlanamadı maalesef! VAR hakemlerinin hangi pozisyonlarda uyaracağı ve uyarmayacağı konusunda büyük tutarsızlıklar var. Özellikle kırmızı kart ve penaltı pozisyonlarında. Bu da ister istemez, hem oynayanları hem de izleyenleri güvensiz bir ortama itiyor! Sezon başında MHK, VAR eğitimlerinde hakemlere hangi pozisyonlara karışmamaları, hangi pozisyonlarda devreye girecekleri konusunda uyarılar yaptı. Tüm bu eğitimlere karşın, bu kez hiçbir pozisyona karışmamaya başladılar! Ki MHK’nın bu konuda bir standart belirlemesi şart, bunu da kamuoyuyla paylaşmaları gerekir. Her maç sonrası görüyoruz ki, VAR hakemleri hedef tahtasına oturtuluyor, doğru. Dememiz o ki VAR konusunda herkesin kafası karışık, bu da takımlar arasında haksızlık yaratıyor, bilesiniz!

Emre ve Burak
Eyyy gençler, eyyy bu kulvarda ekmek parasını kazanan arkadaşlar, Emre Belözoğlu’nu izliyor musunuz? Adam 39 yaşında 39... Kaburgasında kırık var, bandajla Denizli karşısında oynadı, herkesten fazla mücadele etti, galibiyet golünde onun asisti var. Bu oyun profesyonellerin oyunudur, aldığınız parayı hak edeceksiniz. Demem o ki, Emre o yaşına karşın oynadığı futbolla örnek bir fotoğraftır benim penceremden. Profesyonellik işte budur. O taşıdığınız formaların hakkını verin, yan gelip yatmayın, kaptan Emre’yi örnek alın emi!
Bir örnek daha vermek isterim, Burak Yılmaz... Oynama arzusuna gıkımız çıkmaz, alkışlarız... Bu öyle bir arzu ki, sakatlığı tamamen geçmeden oynamak istiyor, doğal olarak Avcı hoca buna ‘hayır’ diyemiyor, haklı... Çünkü Kartal’ın onun gollerine ihtiyacı var, alternatifi yok gibi. Geçtiğimiz sezon Kartal’ı zirve yarışına sokan ismin Burak olduğunu da anımsatalım.