Çebi’den derbiler için yabancı hakem önerisi

Hazır MHK ve hakemlerimizden söz açılmışken, Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi ile sohbetimizden alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malum Başkan Çebi, ‘Evliya Çelebi’ gibi, yerinde durmuyor! Çanakkale Beşiktaşlılar Derneği’nin etkinliğine katılan Çebi, yönetim kurulu üyelerinden Emre Kocadağ, Hakan Daltaban ile Fatih Hakan Avşar’la birlikte Gelibolu’ya geldi. Yaklaşık bir saat süren sohbette Gelibolu Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Hakan Pehlivan ve yönetici Emrah Özcan da yer aldı.
Konu tabii ki Beşiktaş ve son günlerde öne çıkan MHK ile hakemlerimizdi. Başkan Çebi, Karadenizlidir, açık sözlüdür, aklından ne geçiyorsa, diline yansıtır, çekinceleri yoktur. Başkanın hakemler konusunda bazı önerileri var, bana da mantıklı geldi, geleceğe ışık tutma adına paylaşmakta yarar var...
Başkan Çebi, hakemlerin ‘torbadan’ çıkmasını istiyor. Geçmişte bir dönem uygulandı, fena düşünce de değil. En azından atamalardaki spekülasyonlar ve dedikoduların önünü keser torba!
Başkan VAR’ı da masaya yatırdı... VAR’da görev yapan hakemlerin maç yönetmelerine de şiddetle karşı çıkıyor. Hiç de yabana atılır bir düşünce değil bence... Yani VAR’da hata yapan hakemlerin sahaya indikleri zaman ‘diyet’ ödeme yolunu seçmelerinin önüne geçilir değil mi? Zaten herkes işini yapsa, inanın bu kadar sorun çıkmaz!
Başkan Çebi, derbi maçları yabancı hakemlerin yönetmesini istedi, kişisel olarak ben de buna karşı çıktım sohbette, o da tepki gösterdi:
“Niye karşı çıkıyorsun ki? Yılda kaç tane derbi maç var? Saysan iki elin parmaklarını bile geçmiyor... Gelsin yabancı hakem yönetsin... En azından spekülasyonlardan, dedikodulardan kurtuluruz kardeşim. Yok o olsun, yok bu olsun, günlerce tartışıyoruz...”
Başkan Çebi, yukarıdaki düşüncelerini (adı bizde saklı) bir başka kulüp başkanı aracılığıyla Kulüpler Birliği toplantısına ilettiğini de sözlerine ekledi.
Derbilere yabancı hakem ona göre doğru, bana göre yanlış... Haa külliyen mi yanlış? Elbette hayır... Denemekte yarar var...

MHK’ye ‘pansumancı’ bir başkan bulundu!

Şu sıralarda bizim kulvarda MHK’deki deprem konuşuluyor! Serdar Tatlı görevini bıraktı, yerine sürpriz bir başkan getirildi.
MHK’nin maşallahı var, ‘değirmen’ gibi, adam dayanmıyor! Kimler geldi, kimler geçmedi ki o koltuklardan? Say, say bitmez...
Malumunuz, Zekeriya Alp gibi düzgün bir fotoğrafı da harcadı bu ülke! Aslında görevden alınmadı, kendisi gitti Alp...
Niye mi? Yukardan kelle istediler! Alp, kelle vermedi, kendisi bastı istifayı çekildi köşesine...
Sonra mı? Serdar Tatlı geldi, o da fazla dayamadı, gitti!
Arada bir fark var... Tatlı’dan klasik kelle istediler, o da Metin Tokat’ı tercih etti! Tokat’ın göreve gelirken boş kağıda attığı imzayı devreye soktu! Yani Zekeriya Alp’in farkı da burada yatıyor... Artı geçmişte Yusuf Namoğlu’dan böylesi kelle istemeler çok oldu, o da vermedi, kendisi bıraktı...
Bilmem anlatabildim mi?
Efendim, Metin Tokat babamın oğlu değil, ama eğri oturacağız, doğruyu savunacağız! Niye Metin Tokat? Bu sezon hakem atamalarıyla Tokat’ın uzaktan, yakından ilgisi yok ki, niye o? Diyorlar ki, bir kulüp başkanı istedi, onun için ipi çekildi! Ohh ne güzel, bir başkan kızdı diye MHK’deki yöneticilerin ipini çekecek olursak, o kurumu yönetecek adam bulamazsınız!
Serdar Tatlı’nın koltuğu dün sürpriz biçimde Ferhat Gündoğdu’ya teslim edildi. Ancak bu tabloda, bu atmosferde Gündoğdu sezonu bitiremez, erken yolcular arasındaki yerini alır, merak etmeyin!
Dememiz o ki, o koltuğa bir ‘pansumancı’ başkan getirildi! Benzetme takım arkadaşım Cemal Ersen’e ait, sohbette geçti, ondan çaldım!
O ‘pansumancı’ yarayı biraz tedavi edecek, ortamın gazını alacak, kör - topal gittiği yere kadar götürecek!
Sonrası Allah kerim!

Sosyal medya başka bir alem!

Hiçbir kuruma, hiçbir kişiye asla önyargılı olmadım, olmam da... Eleştirirken de, saygı çemberinin dışına çıkmadım, çıkmam da...
Efendim bu köşede Trabzonspor - Fenerbahçe maçındaki tartışmalı pozisyonlarla ilgili düşüncelerimi paylaştım ya... Sosyal medyada saldırıya uğradım! Hakaret yolunu tercih edenler, fikri - zikri olmayanlardır...
NOKTA!!!
Üç yılda 62 transfer, 8 teknik direktör!
Hangi takım? Tabii ki Fenerbahçe! Bu da bir rekordur! Bunlar hayali değil, rakamsal gerçekler! Nerede kaldı devamlılık?
Eee istikrar yoksa, başarı hayalden öteye gitmez, gidemez!
Rakibi baskı altına alma, oyunu tek kaleye çevirme, hepsi Fenerbahçe’de mevcut!
Olmayan ne? Tabii ki gol... Atacaklar nerede?
Yedek kulübesinde!
Hakaretçilere duyurulur!

GÜZEL SÖZLER

“Çatabilirsen önce fikirlerime çat, sonra bana...” MONTAIGNE