Dostluk mağazaları tüm ülkeyi kaplasın

Görüyoruz ki, ekonomik darboğaz nelere kadir oluyormuş! Hiç aklınıza gelir miydi Fenerbahçe ile Galatasaray’ın yakınlaşacağı, birlikte mağazalar zinciri açacakları? Bu bir rüya falan değil, gerçek arkadaşlar gerçek...
Diyeceksiniz ki; “Ne o, karşı mısınız yoksa!..”
Yooo aslaa.... Dostluk gibisi var mı?
Bu oyun ülkeleri, insanları birbirine yaklaştıran, dostluk ve barışı sağlayan en büyük faktördür...
Yıllarca yazdık, çizdik, söyledik... Saha içinde rekabet olsun, ama saha dışında dostluk köprüleri atılsın, kavgadan, hırdan - gürden bıktık! Valla, ister gerçek, ister suni olsun, iki kulübün kol-kola girmeleri, gelirlerini artırma adına mağaza veya başka projeler peşinde koşmaları hoşuma gitti.
Sadece mağazalar mı, sponsorları da birlikte bulacaklarmış!
Valla helal olsun iki kulübe, ilk adım kimden geldiyse gelsin fark etmez, önemli olan bu birlikteliği bozmadan devam ettirmek.
Bırakın sahadaki rekabeti asıl aktörlerine... Onlar saha içinde kazanma adına dalaşsalar da, saha dışında müthiş dostlukları var, özellikle yabancılar birbirleriyle sürekli iletişim halindeler...
Yeter ki, başkanlar, yöneticiler ortamı gerecek açıklamalardan artık vazgeçsinler! Tabii ki taraftarın bu birlikteliğe nasıl ve hangi pencereden bakacağı da çok önemli...
1970 ve 80’li yıllarda tüm taraftarlar aynı tribününde otururlardı, ne kavga olurdu, ne gürültü! Kim yenerse yensin, maç bitiminde sarmaş - dolaş evlerinin yolunu tutarlardı...
Dileriz o geçmişteki tablolar bugünlere taşınır, “Futbolun dostluk ve barış” olduğunu yeniden anımsarız! Ortak mağaza açma, buralarda herkesin kendi ürünlerini pazarlama düşüncesi bana çok mantıklı geldi... Dileriz tüm kulüpler bu kervana katılır, “Dostluk Mağazaları” ülkemizi kaplar!
Son cümle....
Her iki başkanı da böylesi anlamlı bir adım attıkları için kutluyorum, aman nazar değmesin!

Beşiktaş favori ama Belözoğlu faktörü var

Beşiktaş’ta Mehmet Topal ve Nkoudou’nun dışında sakat yok... Pjanic hazır ancak Sergen hocanın onu Sporting maçına saklayacağı söyleniyor. İşini özeti Kartal’ın çok ciddi bir mazereti kalmadı artık!
Kartal’ı gerek iç hatlar, gerekse dış hatlarda çok ciddi bir trafik bekliyor... Kartal sırasıyla, Başakşehir, Sporting ve Galatasaray ile karşı karşıya gelecek.
Yani on gün içinde üç kritik maç... Başakşehir, Süper Lig’de sıkıtılı bir süreç geçiriyor. Aykut Kocaman’dan bayrağı teslim alan Emre Belözoğlu’nun penceresinden bakarsak, bu maçın ayrı bir önemi var onun için...
Demem o ki, Belözoğlu’nun teknik direktörlük yolunda yarım kalmış bir hikayesi var, hikayenin sonunu, o da, biz de merak ediyoruz.
İki takımı kantara koyacak olursak Kartal’ın ağır bastığını söylersek abartmış olmayız. Ne var ki, futbol bu, evdeki hesap bazen çarşıya uymuyor!
Sergen Yalçın’ın cezalı olması Kartal’ı etkiler mi, pek sanmam... Gereksiz kızaran futbolculara ne biz, ne de teknik adamlar asla prim tanımaz! Yani, sen de sinirlerine hakim olacaksın, o sahanın içinde kalacaksın Sergen hoca! Öfke ve şekerini kontrol altında tut, bir daha tribüne çıkma hocam!

Koltuk kavgası!

Haftanın maçı.... Trabzonspor - Fenerbahçe...
Yani, koltuk savaşı! Fenerbahçe koltuğunu koruyacak mı, yoksa Trabzonspor’a mı kaptıracak?
Yanıtı mı? Çok zor! Her türlü skora açık bir randevu.
Futbol kalitesi mi? Üst seviyede olacak.
Peki Abdullah Avcı mı, yoksa Vitor Pereira mı?
Yanıtı mı? İki bilinmeyenli bir denklem. Bitiş düdüğünde hep birlikte göreceğiz!

Terim, Denizli, Güneş...

Yerliciyiz diye, külliyen yabancılara karşıyız anlamı çıkarılmasın! Tabii ki Türk futboluna katkı verenin, adı ya da ülkesi ne olursa olsun, fark etmez... Başımın üstünde yeri var...
Örnek rahmetli Jupp Derwall... Gerek Galatasaray’a gerekse Türk futboluna yaptığı katkıları bizim jenerasyonumuz iyi bilir... Örnek Sepp Piontek...
Hadi bizi geçtik, Fatih Terim hocamızın ünlü çalıştırıcıyla ilgili övgü dolu sözleri hala arşivlerde sıcaklığını koruyor, merak eden açar, okur...
Elbette A Milli Takımımız ile yolları kesişen başka yabancılar da var, biliyoruz... Peki ne verdiler ülkemize? Kocaman SIFIR!
Günü kurtarma politikası adına getirdik, daha sonra dolarları ceplerine koyduk, ülkelerine yolladık, hepsi bu kadar!
Şimdi soruyorum, ay-yıldızlı ekibimizin bu büyük organizasyonlara katılımını kimlerle gerçekleştirdik?
Tabii ki yerlililerle...
Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş...
Bunun içindir ki, sabaha kadar yerliciyim, onları savunmaktan asla bıkmadım, bıkmam... Bunlar birer gerçek arkadaş, hayali değil!
Bunun için yerliciyim, yerlici... Ahhh şu yabancı hayranlığımız ahhh! Onları överiz, bizimkileri denize dökeriz!
Yabancıların hatalarını ‘pas’ geçeriz, kredi tanırız, bizimkileri ise sadece eleştirmekle kalmayız, ipe çekeriz ipe!
Kredi mi? Aslaaaaa!

Güzel sözler

“İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin.” - HONORE DE BALZAC