Atiba Hutchinson; yaşına - başına baktığınız zaman, emekli olması gerekir değil mi? Dünyada ilerlemiş yaşına karşın, gençlere taş çıkartan oyuncu sayısı öyle sanıldığı kadar çok değil. Atiba çok özel bir oyuncu, en önemlisi çok profesyonel, ahlaklı ve de topla müthiş işler yapıyor. Bizim anladığımız dilden adam ‘kazma’ değil, bırakın gollerini bir kenara, asistlerine ne demeli?
Sinan Engin’in güzel bir benzetmesi var, bayıldım; “Heykelini dikmeye ne kum, ne de çimento yeter”...
Rıdvan Yılmaz, 19 yaşında pırıl pırıl bir genç ve de çok yetenekli... Çabuk ve de müthiş bir sol ayağı var. Başakşehir’in etkili oyuncusu Visca’yı öyle marke etti ki, Bosnalı yıldız kanat değiştirmek zorunda kaldı! Rıdvan üzerinde durulması gereken bir oyuncudur. Bu anlamda Sergen Yalçın’a büyük görev düşüyor...
Necip Uysal, soyadı gibi, sessiz - sakin ve uysal, nereye koysanız orada oynuyor, gıkı çıkmıyor. Hani bir söz vardır, “Her eve lazım” diye, bunu Necip’e uyarlarsak, “Her takıma lazım” bir oyuncu, helal olsun ona.
Sergen Yalçın’ın kaleci konusunda “Yabancı kaleci asla almam” açıklaması var. Valla sabaha kadar doğru bir görüş, aynen katılıyorum. Örneğin Karius’un Beşiktaş’a bir milim katkısı oldu mu, hayır! Demem o ki, kaleye yabancı almak lükstür, dolarları çar çur etmektir.
Kartal’ın Utku’su var, Ersin’i var, Emre’si var. Yeter ki kalecilerin önünde sağlam bir savunma bloğu olsun, gerisi detaydır.
Kırılma anları belirler
Gelelim Beşiktaş’ın Fenerbahçe ile oynayacağı haftanın derbisine... Bu tip derbilerin asla favorisi olmaz, öngörülerin sıkça boşa çıktığını yıllarca gördük, yaşadık.
İki takımın kadrosunu kantara koyduğumuz zaman Fenerbahçe’nin ağır bastığını sanırım söylemeye gerek yok, bir adım önde. Peki, onca eksikle Başakşehir’i yenen Beşiktaş’ın derbide hiç mi şansı yok? Elbette var, örnek Başakşehir maçıdır...
O maç öncesinde Kartal’a ‘sıfır’ şans verenlerin ters köşe olduklarını gördük! Kaldı ki, bu oyunda her şey sahada belli olur.. Öyle kırılma anları vardır ki, her şey bir anda terse döner, bu oyunun da güzelliği burada yatıyor. Futbol açısından çok çekişmeli ve de heyecanı yüksek bir derbi olacağı kesin. Yeter ki, maçı yönetecek hakemler ve VAR’ın başındakiler ‘adaletli’ olsunlar, ters ve de yanlış kararlarıyla derbinin önüne geçmesinler!
Niye?
Örneğin Karagümrük - Sivasspor maçı... Hüseyin Göçek penaltıyı verdi ki, penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yok. VAR’ın başında Türk hakemliğinin lokomotif ismi Cüneyt Çakır oturuyor. Hadi Göçek süzemedi, ya sen? Eee ondan sonra Rıza Çalımbay’a kızıyoruz, ne yapsın konuşmasın mı, ağzına kilit mi vursun, adamın canı yanmış, olmayan penaltıyla iki puan kaybetmiş.
Yazık, günah değil mi?

‘Güneş’i balçıkla sıvayamazsınız!

Vayy sen misin, UEFA Uluslar Ligi’nde küme düşen, hurra dört cepheden Şenol Güneş’e saldırılar başladı! Valla istediğiniz kadar saldırın, ama güneşi de balçıkla sıvamaya kalkmayın sakın ola!
Efendim, eleştiriler futboldan çok aldığı ücretle ilgili! Diyorlar ki 3.2 milyon euro alıyormuş Güneş...
Yapma yaaaa!
Önce bir araştırın, euro mu alıyor, yoksa TL mi? Bunu dahi bilmiyorsunuz, Güneş, TL alıyor TL...
Haa kaç para alır, almaz bilmiyorum, maliyeci değilim ki araştırayım, bana ne! Türk Parasını Koruma Kararnamesi var, ortada, bakın, araştırın...
TFF’nin Güneş ile yaptığı sözleşme bu kararname gereği Türk Lirası üzerinden... Bundan bile haberiniz yok, eyyy Güneş’in aldığı ücretle uğraşanlar!
Kaldı ki bu filmi daha önce de gördük, aynı eleştiriler gerek Fatih Terim, gerekse Mustafa Denizli hocalarımız için de yapılmıştı! İşleri, güçleri insanların kazandığı parada, ya da giyiminde - kuşamında!
Ne diyor Güneş, “Çalışıyorum, kazanıyorum, vergimi de veriyorum”... Elbette başarısızlıkta eleştiri olacaktır, buna gıkımız çıkmaz, ancak yan yollara saparak, kişilerin kazancıyla, giyim - kuşamıyla uğraşmanın doğruluğunu kim savunabilir?
Diğer başarılı Türk hocalar gibi Güneş, ülkemiz için bir değerdir. Böylesi değerleri abuk - sabuk yorumlarla yok etme konusunda kimse bizim elimize su dökemez!
Bir hatırlatma... Piontek, Hiddink ve Lucescu, A Milli Takımı çalıştırdılar, aldıkları ücretlerle ilgili tek satır yazılmadı, tek satır! Üstüne üstlük ay-yıldızlı ekibe bir milim katkı sağlamadılar! Örneğin Hiddink’i hiçbir başarı gösteremediği gibi, cebine 8.5 milyon dolar koyup, ülkesine gönderdik! Ohhh ne güzel yerliyi yerin dibine sokun, iş yabancıya gelince gıkınız çıkmasın!
Kıssadan hisse!

Yapma, etme Fatih hocam

Fatih Terim hocamız Kayserispor beraberliğinden sonra uzatma dakikalarına takılmış! Yapma, etme hocam, uzatmayı eleştirmek sana yakışmıyor.
Eksik olabilir, ne var ki, 90 dakika tek kale oynayan futbolcuların hiç mi suçu yok Allah aşkına? Onca pozisyonu biz mi cömertçe harcadık?
Gelelim maçı soğutma, yani zaman geçirme adına yere yatanlara, ayağa kalkmayanlara...
Darbe ayağına geliyor, oyuncu kafasını tutuyor, kendini yerden yere atıyor, bir süre sonra aynı oyuncu at gibi koşuyor! Sanırsınız ki, biraz önce bağıran, yerde kıvranan bir başkasıydı! Hakemi yanıltıyor, oyunu soğutuyor, zamandan çalıyor, onu da geçtik, ortamı geriyor.
Ancakkk şunu da unutmayalım, bu tip oyuncular her takımda var, saysak yerimize sığmaz!
Yani ‘iğne’ ve ‘çuvaldız’ meselesi!