Galatasaray camiası Buruk’a sahip çıkmalı

Galatasaray sportif direktörü Cenk Ergün’ün adını bilirim, ama hiç yan yana gelmediğim gibi, cep telefonunu bile bilmem. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’’ diye bir atasözümüz var, valla Cenk Ergün’e “cuk” diye oturuyor. Ergün, yıllardır başarılı işlere imza atıyor. Nitekim Galatasaray kongrelerinde aday olan başkanların neredeyse tamamında adı geçiyor Cenk Ergün’ün... Ergün’e yakın çevrelerden aldığım bilgilere göre, son bir ay içinde 10’a yakın yabancı teknik direktörle birebir görüşme yapmış, yani boş durmamış. Bu anlamda övgüyü hak ediyor Ergün, torpile de gereksinim yok!

Türk futboluna katkısı olan her yabancıyı hem alkışlarım, hem de baştacı yaparım, o kadar fanatik değilim.

İşte Torrent, Fatih Terim’in yerine geldi de neye yaradı? Koskoca Galatasaray ileri gideceğine hep kritik yerlerde patinaj yaptı!

Neyse ki yeni Başkan Dursun Özbek ve ekibi gerçeği gördü, Okan Buruk’u takımın başına getirdi, bravo onlara.

Okan Buruk’u herkes tanır, büyüğüne, küçüğüne hep saygılı olan, bizim kulvarın ender efendi fotoğraflardan birisidir. Teknik direktörlükte işine odaklanan ve sürekli başarıyı kovalar.

Öyle sosyal medyada incir  çekirdeğini doldurmayan, geçmişe dönük eleştirilere şaşırıyorum arkadaş! Yok efendim Beşiktaş’ta oynamış, ne var oynamasında, adamın ekmek parası, oynamasın mı! Geçin bu eleştirileri yerli ve de Aslan’ın içinden yetişen oranın havasını suyunu bilen Okan Buruk’a herkesin sahip çıkması gerekir.

Yüzde 40 çok değil mi?

TFF yönetim kurulunun, kulüplere takım harcama limitinde yüzde 40 sapma payı tanımasına açıkçası çok şaşırdım! Niye derseniz, kulüplerimizin ekonomisi zaten dibe vurmuş, buna önlem getirecekleri yerde limiti yükseltiyorlar! Siz ne kadar limit artırırsanız kulüpler de o kadar gaza basar, fren tutmaz, fren! Alimallah duvara toslarlar! Ayrıca şu yabancı kuralını da artık zapturapta almanın zamanı geldi de geçiyor! Standarda bağlansın, belirsizlik ortadan kalksın.

Jorge Jesus bereketi

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Jorge Jesus’u dünya tanıyor, başarıları ortada, kariyerine kimse dil uzatamaz. Görüyoruz ki Jesus’un Fenerbahçe’ye gelişi beraberinde kombine bilet satışlarını da patlattı adeta...

Taraftarlar, kombine alabilmek için stadın çevresinde uzun kuyruklar oluşturdu, sabahladılar. Yönetime yakın çevreler kombine biletlerinin tamamen tükendiğini, 35 binin üzerinde satıldığı söylediler. Bu demektir ki, Fenerbahçe sahasındaki maçları kapalı gişe oynayacak, kasaya girecek parayı da siz hesaplayın. Ünlü hoca sezon başlamadan adeta Fenerbahçe’ye bereket getirdi, bereket!

GÜZEL SÖZLER

“Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni; senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.”
VICTOR HUGO

Bolayır’da yeşeren hayatlar

Vatan şairi Namık Kemal’ın kabri Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinin Bolayır köyünde. Zaman zaman giderim. Gelibolu’da çevredeki köyleri ve tarihi mekanları gezerken, buraya da mutlaka uğrarım. Geçtiğimiz günlerde dostum, Gelibolu Beşiktaşlılar Derneği yöneticisi Selman Yavaş’la dolaşırken yolumuz Bolayır’a düştü.

Okulların tatile girmesine rağmen Bolayır Şehit Nuriye Ak Ortaokulu’nun hemen yanı başında bulunan ek binadaki hareketlilik dikkatimi çekti. Meraklı adamım. İlle de ne olduğunu anlayacağım. Kapıdan içeri girince bir de ne göreyim. Yörenin bütün genç kızları orada. Ellerinde fırça ve boyalarla seramiklere hayat veriyorlar. Hoşuma gitti. Araştırdım. Bolayır köyü muhtarı Adem Can, okula seramik fırını alarak destek olmuş. Bravo. Ama bu atölyenin kurulmasına büyük emeği geçen okulun görsel sanatları öğretmeni Yeşim Yavaş’a da 10 kere bravo.

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde yüksek lisans yapan Yeşim hocamız, öğrendiklerini öğrencileriyle paylaşarak, hem onlara seramik sanatını öğretiyor, hem de Okul Aile Birliği çatısı altında sergiler açarak okula maddi gelir sağlıyor.

En son açtıkları seramik  hediyelik eşya sergisinden okula 10 bin TL’ye yakın para kazandırmışlar. Yeşim hocanın tasarımlarına hayat veren gençler, tatile girmelerine karşın günün büyük bir bölümünü bu atölyede geçiriyorlar. Kendisine coşku içinde teşekkür ettim. Bakımsızlıktan harap olmuş köy okulları gözlerimin önüne geldi. Bir de buradaki okula baktım, kendi çabalarıyla pırıl pırıl her yer. Her şeyi devletten beklemeden çalışıp, çabalıyorlar. Hem gençler yetişip, ekonomiye katkıda bulunuyor. Hem de iş, güç sahibi hatta sanatkar oluyorlar. Böyle değişiyor işte insanın kaderi. Gördüklerim beni çok heyecanlandırdı. Anlatmam ondan.

Galatasaray camiası Buruk’a sahip çıkmalı