.

Bu oyunda her başarının arkasında mutlaka birileri vardır.
Örneğin Beşiktaş; müthiş bir çıkış yakaladı, zirveye tırmandı. Elbette başta Sergen Yalçın olmak üzere oyuncu grubu bunu başarmıştır, lafımız yok.
Peki, Ümraniye’deki huzurun perde arkasında kim ya da kimler var? Şu ana kadar yazılı ve görsel medyada futbolcuların alacakları konusunda tek bir olumsuz satır var mı? Yok...
Peki bu ortamı yaratan, ekonomik anlamda Ümraniye’yi pas geçmeyen asıl aktör kim?
Bu isim elbette Başkan Ahmet Nur Çebi’dir...
Neredeyse Başkan Çebi, her gün Ümraniye’de, sonra bir bakıyorsunuz Ankara’da, yerinde durmuyor.
Niye?
Ekonomik sıkıntılara çareler arıyor, bu yoğun trafik içinde bırakın dinlenmeyi, iki kez pandemiye yakalandı başkan! Çebi sırf Ümraniye’de para sıkıntısı yaşanmasın diye 4 evini ipotek ettirdi, teknik kadro ve futbolcuların alacaklarını dağıttı.
Anımsayın Fenerbahçe derbisi primi medyaya 50’şer bin lira olarak yansıdı... Soyunma odalarında bu rakam açıklandığında futbolcuların pek hoşnut olmadığını iyi biliyorum.
Sonra mı? Başkan Ahmet Nur Çebi bu rakamı ikiye katladı, bunu da anımsatalım.
Futbol bir takım oyunudur, Çebi ve ekibi de bu takımın bir parçasıdır. Araştırdım, futbolcuların alacakları bir ay rötarlı ödeniyormuş.
Valla bu pandemi ve de ekonomik krizde bunu başarmak da büyük iştir. Hadi bizim yerli oyuncularımızın parasal konularda gıkları çıkmaz, peki yabancılar? Öyle sanıldığı kadar sabırları yoktur, biliriz!
Demem o ki, Ümraniye’deki huzur ve başarının arkasında Başkan Ahmet Nur Çebi baş aktördür bana göre.
Artı Başkan Çebi, olumsuz ortamlarda bile Ümraniye’nin arkasında hep durmuştur, oraya olan güvenini söylemlerine ya nsıtmıştır.
Hakkını teslim edelim...

Hiç gerek yoktu

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşla ilgili eleştirilerinde yerden göğe kadar haklı. Ancak Oğulcan Çağlayan konusuna niye girer anlamakta zorlanıyorum!
Neticede konu Galatasaray’ın iç meselesi, size ne? Durup, dururken niye ortamı geriyorsunuz?
Kaldı ki Galatasaray’a gelen yazıda ‘ayartma’ ile ilgili tek satır yok!
Ne oldu?
Uyuyan Aslan’ı uyandırdınız!
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, zehir - zemberek açıklamalar yaptı, eleştirilerinize yanıt verdi. Valla, Başkan Cengiz de yerden göğe kadar haklı.
Durup, dururken, sizi ilgilendirmeyen bir konuyla niye ortamı gerersiniz sayın Koç?
Bu işin hukuksal boyutu var, o kulvara girmeye kimsenin hakkı yoktur, bırakın işi bilenlere!

Herkes haddini bilecek!

Gaziantep FK ile yolları ayrılan Marius Sumudica’yı bu köşede davranış biçimleri yüzünden sürekli eleştirdim, çok da tepki aldım!
Oynattığı futbola gıkım çıkmadı, gelin görün ki, rakip teknik adamlar ve futbolcularla ilişkilerini hiç sevmedim! Gün olmasın ki, saha içinde arıza çıkarmasın, gündeme oturmasın!
Sivasspor yenilgisinden sonra, “Eşime söyleyeceğim, bana para göndersin” şeklindeki açıklaması üzerine gazeteciler, “Hocanın parası mı yok?” sorusunu yönelttiler. Rumen hoca, “Yok, kulübe yardım edeceğim!” karşılığını vermişti. Hiç yadırgamadım, adam bu!
Sonra da şaka yaptığını söyledi. Böyle şaka mı olur, Allah aşkına!
Valla, yönetimin aldığı ayrılık kararını sonuna kadar destekliyorum... Gaziantep FK bir kurumdur, Sumudica oranın maaşlı elemanıdır. Adınız - sanınız ne olursa olsun, o kuruma saygı göstereceksiniz.
Güle güle bay Sumudica!

‘Motivasyon’ açıklaması mı!

Fatih Terim’i yakından tanıyanlar bilir, transfer konusunda, “Ser verir, sır vermez”...
Edin Visca, İrfan Can Kahveci, Henry Onyekuru ve Mostafa Mohamed’i açıkladı, şaşırdım doğrusu! Terim durup, dururken bu isimleri niye açıkladı?
Hadi Onyekuru’nun gizlisi - saklısı yok! Yine Terim’in, “Biz istiyoruz, başkaları alıyor” sözlerine ne demeli, buna hangi pencereden bakacağız? Kimileri, Terim’in bu isimleri açıklayarak yönetimi, taraftarın önüne attığını iddia ediyor. Yani, cümleler lastik gibi, istediğiniz yere çekebilirsiniz!
Kişisel olarak tam tersini düşünüyorum, Fatih Terim’in niyeti yönetimi motive etmek. Diğer cümlenin adresi ise tamamen yönetimdir, biz değiliz elbette!