Süper Lig’in ikinci yarısı yarın akşam start alıyor, görünen o ki, oldukça çekişmeli geçecek bir mücadeleye tanıklık edeceğiz. Dileriz bu mücadele futbol kalitesini bir tık yukarı çıkarır, keyif veren maçlar izleriz. Elbette bu kora-kor mücadelede hakemlerimize ve VAR’a büyük görev düşecek. Ligin ilk yarısında yapılan hakem ve VAR hatalarını biliyoruz, umarız herkes bunlardan ders çıkarmıştır.
Antalya’da çok ciddi bir hakem semineri oldu, hakem ve VAR hataları masaya yatırıldı. Hakemlere bir dizi ciddi uyarılar yapıldığını biliyorum. MHK üyeleri hakemlerimizle tek-tek, bazen gruplar halinde görüşmeler yaptılar. MHK özellikle gençlere yöneldi, onlara şans vermeyi planlıyorlar. Seminerde ayrıca tecrübeli hakemlerin, gençlere ‘abilik’ yapmaları bile istendi, çok doğru bir düşünce.
Artık bıktık
Dostlarımız VAR sisteminin tamamen oturduğunu ifade ediyorlar. Neyse sözü çok fazla uzatmadan ifade edelim, artık hakem ve VAR’ı tartışmaktan inanın bıktık. Sanırım sizler de her hafta tartışmaların içinde olmaktan yıldınız! Kurallar ne diyorsa, takımların rengine, büyüklüğüne, küçüklüğüne bakmadan düdüklerinizi çalın, korkmayın, adalet dağıtın, adalet! İşinizi doğru yapın, tartışma programlarına malzeme olmayın, hadi bakalım, kolay gelsin, hepinize başarılar diliyorum.
Bir çift sözümüz de bu oyunun asıl aktörlerine... Hakemler de bu oyunun bir parçası, onların hatasız maç yönetmeleri biraz da sizin davranışlarınızla doğru orantılı... Sadece futbola odaklanın, işinizi yapın, yan yollara sapmayın!

Sivasspor ve büyükler!

Sivasspor, Süper Lig’de lider, Türkiye Kupası’nda ise dolu-dizgin gidiyor, maşallahları var, aman nazar değmesin. Bu madalyonun bir yüzü, emek ve başarı hikayeleriyle dolu.
Gelelim arka yüzüne... Daha önce de bu köşede yazmıştım, Sivasspor’un kadrosu öyle milyonlarca dolar veya euroyla kurulmuş değil. Sivasspor’un bir yıllık futbolcu ve teknik heyet maaşları kaç para biliyor musunuz? Sıkı durun, toplam 12 milyon euro... İster inanın, ister inanmayın! Bitmedi, sezon başında 13 oyuncunun transferinde harcanan rakam 6 milyon euro. Sadece bir oyuncu için 100 bin euro ödendi, diğerleri ise sıfır bonservisle alındı.
Peki nereye varmak istiyorum? Büyük takımlara bakıyorum, bir de Sivasspor’a! Üç büyüklerde top koşturan yabancıların aldıkları ortada, rakamlar astronomik, cep yakıyor, cepppp! Neredeyse 2-3 yabancının bir yılda aldığı paraya eşit Sivasspor’un kadrosu. Yönetim ve teknik kadro ‘ayağını yorganına göre uzatmışlar’, mütevazı bir kadro oluşturmuşlar. Siz eyyy büyükler Sivasspor’u biraz örnek alın, örnek! Trabzonspor, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray, Sivasspor’u kovalıyor, olacak iş mi? Haa lider ile puan farkı çok mu, elbette değil. Demem o ki milyonlarca euro harcayıp geride kalıyorsanız ki öyle, ayrıca UEFA’nın mali kriterlerine ha takıldı, ha takılacak durumdasınız.
Büyüklerin kasaları tam-takır, çözüm arıyorlar! Bu transfer politikasıyla ancak günü kurtarır, kulübün geleceğini tehlikeye atarsınız! TFF’nin bu anlamdaki harcama limiti adımını kişisel olarak çok doğru buluyorum. Ne diyor TFF, ‘Senin limitin bu kadar, ona göre transfer politikanı belirle”... Beşiktaş’ın itirazı faiz oranına, onlar da kendi cephesinden haklılar. İtirazlar ve tartışmalara Tahkim Kurulu son noktayı koydu. Artık herkes yorganına göre ayağını uzatsın, UEFA kriterlerine davetiye çıkarmasın!

Halil beye cevap!

Fanatik bir okuyucum var; adı Halil... Maillerinde soyadını belirtmiyor, bir kaç kez kendisine soyadını sordum, yanıt alamadım!
Halil bey, yerli hocalara külliyen karşı, tam bir yabancı hayranı. Neticede spor göreceli bir oyundur, herkes düşüncesini söyleyebilir, sıkıntı yok. Ne zaman yerli hocalarımızı savunsam, Halil bey tersini iddia ediyor. Son elektronik postasını satırına dokunmadan, paylaşmak istiyorum...
“Bir müddet (yerli hocalar sayesinde) yerlerde sürünen futbolumuzu ve Avrupa’da rezil olmamızı bırakın, harika kızlarımızı tebrik edin. Bu kızlar Almanya, Hırvatistan ve Polonya gibi devleri devirdi ve olimpiyatlara gidiyorlar. Yolunuz açık olsun. Bu başarı bilgi-tecrübeyle geldi.(Tabi kızlarımızın harika oyunu) ve baştaki hoca. Hoca yabancı ve İtalyan. Yani bu işi biz yerli hocayla yapamazdık. İlim neredeyse oraya gitmek lazım. Yerli, yerli, yerli diye bağıranlara sevgiyle duyurulur...”
Halil beyin iletisi bu, elbette Filenin Sultanları çok büyük iş başardılar, helal olsun, kutluyoruz. Ne var ki, Halil beye sormak isterim, futbolumuzda son yıllarda başarılı olmuş bir yabancı teknik adam var mı? Geçmişte vardı; örneğin Gordon Milne, Derwall ve Piontek’in ülke futbolumuza katkılarını yadsıyamayız. Ancak son 20 yılda ülkemize gelen ve ceplerini dolarla, euroyla dolduran Del Bosque, Hiddink, Rijkaard, Mancini, Prandelli ve Cocu gibi isimleri unutmayalım, nokta...