İpler gergin ama zor kopar!

Sergen Yalçın’ı taaa altyapıdan bu yana tanırım, açık sözlüdür, yüreğinden geçeni diline yansıtır. Elbette bu oyunda eleştiri olacaktır, önemli olan ağacı kökünden sökmemektir!
Şunu biliyoruz ki, büyük takım çalıştırmak pek de kolay değildir, eleştirilere de hazırlıklı olacaksınız. Açıkçası Sergen hocayı eleştirmeye gönlüm razı olmuyor! Ümraniye’ye uzağız, oraya uzun bir süre önce gittim o da Şenol hocanın olduğu döneme rastlar. Ama görünen köy de kılavuz istemez! Oyun sistemlerine pek takılmam, ortaya konan futbol, mücadele ve skor tabelasına bakarım.
Coşku yok, motivasyon sıfırın altında, hele fiziksel olarak hiç iyi değiller, temposuz oynuyorlar! Gençlerbirliği karşısına çıkan 11’e bakalım. Orta saha; Dorukhan, Atiba ve Souza... Üçü de aynı tip oyuncu... Rakip kaleye dikine oynayan var mı bu üçlünün arasında?
Örneğin Mensah, dikine oynayan, topu rakip alana yıkan bir fotoğraf. Niye yedek?
Asıl sorun savunmada! Çok dağınık, orayı yönetemiyorlar, kademe anlayışı yok! Anımsayın Gökhan Gönül’ü savunmanın az mı gediklerini kapatırdı.
Bir sözümüz de Ersin kardeşimize olacak... Arkadaş 40 metreden top geliyor, çıkman gerekir, çıkmıyorsun! Cesur ol, çık kardeşim çık, boy ve el avantajın var, niye kullanmıyorsun?
Takır - takır oynarsın, yenilirsin, buna kimsenin gıkı çıkmaz. Gelin görün ki Beşiktaş iyi futbol oynamıyor. Eee yenilgiler de kaçınılmaz oluyor!
Gelelim oyuncu hamlelerine... Gençlerbirliği maçında Aboubakar’ı çıkarıp, Larin’i oyuna sürüyorsun. Bırak Aboubakar da kalsın, gole gereksinimin var, niye kenara çekilir arkadaş!
İşin özeti Ümraniye’yi raptı - zapt altına almanın tam zamanıdır! Yani tam gün mesai... Ne dersin hocam?
Gelelim şu transfer meselesine... Balotelli olayını en ince ayrıntısına kadar anlattı Sergen hoca! Ya diğerleri? Bildiğim kadarıyla Gökhan Töre, Mensah, N’Sakala ve Welinton’u Sergen hoca aldırdı. Acaba yanılıyor muyum? Peki diğerleri? Hocanın bilgisinde değilse, vay ki vayyy!
Vida ve Ljajic olayına gelelim... İkisinin aldığı yıllık ücret bir hayli fazla. Hem gitsinler diyorsunuz, hem de yedek oturtuyorsunuz? Oynamadıkları sürece onlara alıcı çıkar mı, asla! Nasıl satacaksınız?
Dönelim Sergen hocanın basın toplantısına... Transferlerle ilgili Sergen hoca, neredeyse 1-2 oyuncu hariç ‘ben yapmadıma’ getirdi konuyu! Şaşırdım! Ne yani senin onayın alınmadan mı, yapıldı onca transfer hocam? Eğer doğruysa ki, Sergen hoca söylüyorsa doğrudur, vay anam vayyy!
Peki bunların açıklanması gereken yer basın toplantısı mıdır? Elbette hayır... Hani ‘kol kırılır, yen içinde kalır’ deyiminden yola çıkarsak, yönetimle oturursunuz, sorunları masaya yatırır, çözüm ararsınız. Demek ki, Sergen hocada da bıçak kemiğe dayanmış olsa gerek, patladı!
Hocanın sözleri yönetim kanadında tepkilere neden oldu, biliyoruz. İşin özeti Ümraniye - Akaretler hattında ipler gerildi, kopar mı, valla şu aşamada pek sanmıyorum.
Neden? Aynı Sergen hoca, geçtiğimiz sezon bu kadroyu yarışa sokmadı mı? Daha ligin başındayız, şöyle 6-7’yi bir görelim, biraz sabır gösterelim.
Sanırsınız ki Süper Lig’in futbol kalitesi üst seviyede de tek Beşiktaş kötü! Kim iyi futbol oynuyor Allah aşkına? Futbol kalitesi yerlerde!
Milli maçlar nedeniyle lige verilen ara Kartal’a merhem olur, formanın ağırlığı maçlara yansır.
Yoksaaa!

Adres ver hocam oraya gönderelim!

Yapma, etme Fatih hocam! Maç bitmeden soyunma odasına gitmek de nereden çıktı? Efendim bu gidişe çok senaryolar yazılıp - çizildi? Hakeme mi, futbolculara mı, yoksa yönetime mi kızdı, burası karanlık, net değil!
Peki, 5 dakika içinde gol olmaz mı, bal gibi olur. Uzatma konusunda haklısınız, bence de en az 10 dakika olmalıydı, ama gitmek için bu mazeret olamaz!
Terim’in basın toplantısında kurduğu cümleler de bir hayli ilginç, çok ince mesajlar var altında. Dememiz o ki, Avrupa’dan elenen, müthiş bir para kaybı yaşayan Aslan’da işler yolunda değil, karışık, hatta ipler orada da gergin!
Tecrübeli hoca diyor ki, “Faturayı bana çıkarın”...
Kime çıkarsınlar hocam? Ya da adres ver de faturaları oraya gönderelim! Neticede oyuncuların alınmasına karar veren sensin, gönderen de!
Elbette Falcao hariç... Biliyorum ki, hoca hiçbir zaman Falcao transferine sıcak bakmadı, karşı çıktı, yönetim getirdi!
Sanırım bir de mali sıkıntılar varmış Aslan’da... Örneğin Adem Büyük ve Jimy Durmaz niye ayrıldılar? Paralarını alamadıkları için çekip gitttikleri söyleniyor! Buna ne dersin hocam? Bir de takımda golcü sıkıntısı yaşanıyor... Eee leblebi gibi goller atan Gomis’i gönderirseniz, Falcao’ya kalırsınız!

Faul yok, kırmızı var

MHK’de görev almak son yıllarda ateşten gömlek oldu adeta... En ufak bir hakem hatasında MHK hedef tahtasına konur bizim ülkemizde!
Daha ligin 4. haftasını geride bıraktık, ortalık yine yangın yeri, değişen bir şey yok! Çiçeği burnunda MHK Başkanı Serdar Tatlı ve ekibi ateş hattına girdiler bile çooktaannn!
Ne kadar dayanırlar, doğrusu ben de merak ediyorum! Cüneyt Çakır, en elit hakemlerimizden birisi, hatta bir numarası, itirazı olan var mı?
Peki, Çakır’ın Galatasaray maçındaki hatalarına ne diyeceğiz? Yusuf Erdoğan’ın iptal edilen golü, uzun süre ofsayt incelemesine takıldı, bir şey bulamadılar! Sonra pozisyon öncesinde VAR’la birlikte faul yarattılar, golü iptal ettiler.
Yazık, faul - maul yok kardeşim, biz de izledik, sen ne gördün merak ediyorum?
Gelelim Luyindama’ya çıkarılan sarı kart pozisyonuna... Faul tamam, ama kartın rengi yanlış. Luyindama son adam, öyle yakınında - makınında oyuncu yok, bariz gol şansı, yani kırmızı kart. Gelin görün ki, Cüneyt Çakır gerçek kartı çıkaramadı nedense!
Yahuu arkadaş seyirci baskısı yok, yani sizin için büyük avantaj. Çıkın aslanlar gibi maçınızı yönetin, yoo illa MHK’nin başını derde sokacaksınız ya, alışkanlık yaratmış sizde! Onun içindir ki, sizler böyle devam ettiğiniz sürece Serdar Tatlı ve ekibi orada kalıcı olmazzzz!
Size ne can, ne de MHK dayanır!

GÜZEL SÖZLER

“Sözleriniz yürekten gelmedikçe, hiçbir zaman iki kalbi birleştiremezsiniz.” GOETHE