Kartal akortsuz müzik aleti gibi!

Gaziantep yenilgisi ardından Sergen Yalçın’ın bireysel hatalardan yakınmasını eleştirenler var. Eleştirileri bir kenara bırakın, Yalçın’ın konumu bile sorgulanır hale geldi.
Ne oluyor? Niye karalar bağlanıyor, anlamadım? Alınan yenilgilere bakın, neredeyse tamamı bireysel hatalardan kaynaklanıyor. Öyle faturayı kalkıp, bireysel hatalar yapan oyuncuların yerine, hiç kimse kalkıp Sergen hocaya kesmeye kalkmasın. Elinin altındaki kadro malum, sanırsınız ki, çok alternatif var da, kullanmasını bilmiyor!
Stoper sakatlandı, yerine alternatif girdi. Girdi de ne oldu? İyi oynamadığı gibi bir çuval inciri de berbat etti İspanyol arkadaş! Adı ne olursa olsun, isterse yıldız olsun, fark etmez! Söz konusu bireysel hataysa, teknik adamların eli - kolu bağlıdır. Konya maçında Vida’yı anımsayın, böylesi bir tecrübe, o hataları yapar mıydı, yaptı! Bunun adı bireysel hatadır, önüne hiç kimse geçemez, bunu bilir, bunu söyleriz!
Kartal’da bir de kart sorunu yaşanıyor... Pozisyon gereği kart görebilirsiniz, oyunun doğasında var. Peki, top orta alanda, kaleniz için hiçbir risk yok, kart görüyorsunuz ki, örnek var... Buna teknik adam ne yapacak, kenardan o arkadaşa kart görmesin diye kement mi atacak? Ya da arkasına adam kaçırıyorsa ki öyle, Sergen Yalçın ne yapacak?
Daha ligin başındayız, bu uzun soluklu maraton her şeye ‘gebe’, köprünün altından daha çok sular akacak! Kapı arkalarında ‘dedikodu’ peşinde koşanlara, geçtiğimiz sezonu hatırlatırım! Beşiktaş’ın kadrosu bence çok iyi, bu ligi kaldıracak düzeydedir, eksiğine, gediğine rağmen.
Belki abartıyorum ama akordu bozuk bir müzik aletine benzetiyorum Beşiktaş’ı... Ye ter ki akordu düzeltilsin, o müzik aletinden gür ses çıkacaktır, merak etmeyin.

Bitigen’in taktiği

Galatasaraylı Marcao’nun Kayode ile girdiği ilk pozisyon ‘buz’ gibi penaltı. Abdulkadir Bitigen vermedi, VAR devreye girdi. Kaldı ki hakem pozisyona çok yakın. Hadi süzemedin, gittin izledin, tamam. Peki ihlal çok net olmasına karşın, Bitigen’in ekran başında uzun süre kalmasına ne demeli? Niye o kadar inceledin arkadaş? Bu uzun inceleme ile insanların aklında niye soru işaretleri bırakıyorsun? Faul net, ‘bak, ver’, yani saniyelik, uzatmaya ne gerek var? Yani sana göre ‘net’ değil de, pozisyonun ‘gri’ olduğunu mu anlatmaya çalıştın?

Güneş’e haksızlık ediliyor

A Milli Takım’ın Uluslar Ligi’nde galibiyeti yok ya, Şenol Güneş hedef tahtasına kondu!
Bu oyunda elbette eleştiri olacaktır, ama eleştirirken gerçekleri pas geçip, ağacı da kökünden sökmeye bayılıyoruz!
Ay-yıldızlı ekibi, 2020 Avrupa Şampiyonası’na ben mi direkt götürdüm! O günlerde baştacı yaptığımız Güneş’i bugün niye sorguluyoruz arkadaş? Bizi Avrupa Şampiyonası’na direkt taşıyan bu kadro değil mi?
Şimdi dönelim gerçeklere... Dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 nedeniyle dev bir organizasyon iptal edildi, bu birrrr...
Ligler mi? Sadece bizde değil, tüm dünyada sekteye uğradı, geç başladı, bu ikiii...
Dünya genelinde çok sayıda oyuncu virüse yakalandı, yakınlarını kaybedenler oldu, maçlara çıkamadılar, bu üççç..
Futbolcular her hafta testten geçiyor, varın onun stresini siz düşünün, bu da beşşş...
Bu tabloda milli futbolcuların Uluslar Ligi’ne motive olmalarını beklemek hayalcilik olmaz mı? Liglerde alınan dengesiz sonuçlar da bunu göstermiyor mu?
Bu pandemi sadece futbola değil, yaşamın her kesimine darbe vurdu, darbe!
Sakın ola bu gerçekleri kenara iterek, Güneş’i yargılamaya kalkmayın...

Çözen olsa çözmüştük!

Fenerbahçe - Konyaspor maçında Pelkas’ın iptal edilen golünden önce top Valencia’nın eline çarptı mı, çarpmadı mı? Maç geride kaldı ama neredeyse Valencia’nın pozisyonuyla yatıyor, onunla güne uyanıyoruz!
Kimse ekrana getirilen görüntülerden o pozisyonu çözemez. Kimine göre el var, kimine göre yok! Eskiler hatırlar, Musa Çözen diye bir yönetmenimiz vardı.
Allah uzun ömür versin, köşesine çekildi, Antalya’da yaşamını sürdürüyor. Yayıncı kuruluşta yıllarca yönetmenlik yaptı, tartışmalı pozisyonları anında ekrana getirir, her açıdan gözler önüne sererdi, bizler de şip - şak çözerdik.
Açık kapı bırakmazdı Çözen... Neden peki?
43 yıllık meslek yaşamında 38 yıl yönetmenlik yaptı. Sadece spor değil, siyasi tartışmalarda bile onun imzası vardı. Kritik maçlarda kaç kamera kullanırdı biliyor musunuz? Tamı tamına 28 kamera...
Musa Çözen bu işin ustasıydı, arkasında asla soru işaretleri bırakmazdı, tarafsız yayınlara imzasını atardı, kulakları çınlasın!..

Erol Bulut lider olmalı

Süper Lig’de makas daralıyor, küçük - büyük ayrımı yok. Baksanıza Konyaspor geliyor, transfer şampiyonu Fenerbahçe’yi yeniyor.
Sürpriz mi? Asla... Yiğidi öldüreceğiz, hakkını da vereceğiz arkadaş... Aynı Konya, Beşiktaş’ı da yenmedi mi? Yendi... Bu da mı sürpriz?
Hazır söz Fenerbahçe’den açılmışken, Erol Bulut hocamıza rotayı çevirelim... Elinin altında neredeyse iki takım var, gelin görün ki, bu zenginlik bazen skor tabelasına yansımıyor. Böylesi yıldız oyunculardan oluşan bir kadroyu yönetmek hiç kolay değildir. Hani derler ya, “Zenginlik başa bela” diye! Kimine göre Erol Bulut oyunu okuyamıyor, kimine göre ise oyuncu hamlelerinde yeterli değil, ya da geç kalıyor!
Eee elinizin altında bu denli yıldız ve güçlü isimler varsa ki var, böylesi bir ekibi ayakta tutmak başka beceriler de gerektirir. Yani sadece taktik - teknik yeterli olmayabilir, liderlik ve yöneticilik özelliklerinizi de öne çıkarmanız şarttır.
İşin özeti, sahaya süreceğiniz kadro takır - takır topunu oynar, puanları toplamaya devam ederse, kulübeden kimsenin gıkı çıkmaz.. Aksi halde, kulübede ‘mırıldanmalar’ başlar, kontrolü kaçırırsınız!

GÜZEL SÖZLER
“Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.”
KIZILDERİLİ ATASÖZÜ