Efendim, Beşiktaş’ta yönetim kanadının ekonomik krizi aşma adına ‘küçülme’ kelimesini telaffuz etmesi bir takım spekülasyonlara neden oldu. Daha önce de yazdık, çizdik, yol göstermeye çalıştık. Görüyoruz ki, astronomik transfer politikası artık rafa kalkmıştır! Yönetimler, yıllardır göz ardı ettikleri arka bahçeye, yani altyapıya sarıldılar şu sıralarda!
Doğru bir yöntem, karşı değilim... Altyapıdan yetenekli gençleri yukarıya monte etmek elbette ekonomiyi düzlüğe çıkarmanın bir yoludur. Ne var ki, yarışmacı takımlarda ki Beşiktaş öyle, köklü ve de radikal kararlar almak bir anda olmaz, sabır ve zaman gerektirir. Zirve artık Kartal’ın çok uzağında, Sergen Yalçın hocamız için de bulunmaz bir fırsat. Tecrübeli hoca bu fırsatı avantaja çevirme ve ekonomiye katkı sağlama adına alttan yetenekli gençleri yukarıya çekmeye çalışıyor, doğru da yapıyor.
Sosyal hayatta günümün büyük bir bölümü sokaktaki taraftarlarla sohbet ederek geçiyor. Ekonomileri elverdikçe ‘Bırakmam’ kampanyasına destek olmaya çalışıyorlar. Gördük ki, bu kampanya şimdilik hedefin uzağında! Sokaktaki taraftar, Sergen hocayı seviyor, ona güveniyor ve kredisi de bir hayli fazla. Onlar da bu sezonu ‘pas’ geçtiler, yeni sezonu umutla ve iple çekiyorlar! Nereye varmak istiyorum; onlar sıkıntılara yabancı değiller, biliyorlar bilmesine de yeni sezonda ‘şampiyonluk’ bekliyorlar, bilesiniz...
Karar Sergen hocanın
Beşiktaş’ta şu ‘kale’ meselesine de değinmek isterim... Bu eleştirilerimden sakın ola kimse alınmasın, asla ön yargılı değilim. Hele hele genç ve yetenekli arkadaşların şevkini kırmak gibi bir niyetim de asla yok.
Karius’un birinci yedeği Utku değil miydi? Alman eldivenin arkasında bekledi, onun olmadığı irili ufaklı maçlarda 9 kez kaleyi korudu. Gerek Süper Lig, gerek Türkiye Kupası, gerekse UEFA Ligi’nde görev aldı. Rakamsal veriler Utku’yu işaret ediyor etmesine de yedeğe düştü!
Bakın bu konuda hiç kimsenin avukatı değilim, merakımı gidermeye çalışıyorum. Ersin kardeşimiz de yetenekli, kurtardıklarını ‘es’ geçersek haksızlık ederiz. Ama Kayseri’de yediği ikinci gole ne demeli? Bir de geri pas meselesi var!
Elbette Ümraniye’ye uzağız, oradaki çalışmalarda kimin yeterli, kimin yetersiz olduğunu bilemeyiz. Neticede karar verici Sergen hocadır, saygı duymak gerekir!

Fırtınalar kopuyordur

Bir teknik adamın gençlere sahip çıkmasından doğal ne olabilir?
Adı üstünde ‘genç’, biraz daha açarsak yetenekli ancak ‘tecrübesiz’ anlamına geliyor. Örneğin kaleci Ersin ve sol bek Rıdvan... Özellikle Rıdvan tam takıma oturdu derken, nazara geldi! Bireysel hatası gitti, Kayseri’de gol oldu! Tabii ki bunlar futbolun içinde var, tamam, su götürür mazeretler!
Ne var ki, savunmacıların topla dripling yapma lüksü yok! Tamam, ‘öğrenecekler’ ama ortada kaybedilen kritik üç puan var, üç puan! Üstelik Beşiktaş baskıyı kurmuş, pozisyon üstüne pozisyon üretiyor, iyi oynuyor, gelin görün ki, iki bireysel hata yüzünden Kartal, hayal kırıklığına yelken açtı, çok kritik üç puan kaybetti.
Sergen hocamız gençlere kamuoyu önünde sahip çıktı, onları kazanma adına ateşe atmadı! Dışarıya böyle, ama biliyorum ki Sergen hocanın içinde bu anlamda fırtınalar kopuyordur!

Yerli hocalar gurur kaynağı

Yerli hocalarımızın başarılarını gördükçe inanın gurur duyuyorum. Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş, artık onlar ustalar... İç ve dış hatlarda yaptıkları ortada.
Valla, arkadan öyle bir jenerasyon geliyor ki, ustalığa adım adım gidiyorlar, merdivenleri tek tek çıkıyorlar... Örneğin Okan Buruk ve Hüseyin Çimşir... Süper Lig’in zirvesindeler, kora-kor bir şampiyonluk mücadelesi veriyorlar. Bu ikilinin arkasında başka bir ustamız var, Atom Karınca Rıza Çalımbay... Kısıtlı kadrosuna rağmen takımını yarışın içine soktu, şu anki konumu bir başarı hikayesidir... Arkadan gelenler de var, Sergen Yalçın ve Erol Bulut kardeşlerimiz...
Artık rekabet yerli hocalarımızın arasında geçiyor, araya yabancı sokmuyorlar, bu da gurur kaynağımızdır.

Visca çok farklı

Bu oyunda bazı özel futbolcular vardır, isimleri nedense çok fazla öne çıkmaz, görünmez kahramanlardır. Edin Visca bunlardan biridir, hatta bir numarasıdır bence...
Kanatlarda oynuyor, oyunu rakip alana yıkıyor, sessiz, sakin ve de asistler yapıyor, gollerini de sıralıyor. Başakşehir’in bugünkü başarısında onun payını kim yadsıyabilir arkadaş?
Düşünün şu ana kadar 11 asist ve 11 gole imza atmış. Adamın karnesine bakın, karnesine, pekiyi hem de yıldızlı pekiyi!

GÜZEL SÖZLER

“Ve tıpkı o eski, acıklı hikayelerdeki yalın ayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek...” NAZIM HİKMET