Ziraat Türkiye Kupası’nda final oynayan Kayserispor ile Sivasspor alkışı da, övgüyü de sonuna kadar hak ediyor. Bu kulvarda büyük takımları safdışı bırakarak buraya kadar gelmek kolay mı?
Türkiye Kupası, Avrupa’ya açılan bir başka kapıdır. Klasmana bakıyoruz, Konyaspor ve Başakşehir, UEFA Konferans Ligi’nde mücadele edecekler. Beşiktaş ve Galatasaray, bırakın ligde klasmana girmeyi bir kenara, Türkiye Kupası’na bile tutunamadılar, evde kaldılar, evde! 
Müthiş bir maç, müthiş bir mücadele, birbirinden güzel tam tamına 5 gol, her iki takıma da gönül dolusu teşekkürler. Evet, kazanan daima haklıdır, doğru. Sivasspor ilk kez Türkiye Kupası’nı müzesine taşıdı, Avrupa’ya çıkış vizesi aldı. 
Bu oyunda topa sahip olmak elbette çok önemli. Ancak bu özelliğinizi pozisyon üretimiyle taçlandıramıyorsanız pek de işe yaramıyor! 
Sivasspor topa daha çok sahip oldu, ne var ki pozisyon üretmekte zorlandı. Pozisyon yok değil var, Ulvestad penaltı noktası üzerinden zor olanı yaptı, dışarı gönderdi.
Kayserispor oyunun kontrolünü elden bırakmadı, kaptıkları toplarla hücuma çabuk çıktılar, Ramazan’la bir de gol buldular, Thiam’ın da bir şutu direkten döndü. 
Ramazan’ın golünde asisti yapan Sivas’ın tecrübeli savunmacısı Uğur Çiftçi’ydi, tecrübesine yakışmadı doğrusu. Artı Thiam’ın direkten dönen topu, bence kupa finalinin kırılma anıydı.
İkinci yarı Sivasspor vites yükseltti, risk aldı, nitekim 60’da Yatabare’nin kafayla indirdiği topa Appindangoye hamle yaptı ve skoru eşitledi. Bu gol maça heyecan ve hareket katarken, Sivasspor oyuna ağırlığını koydu. 
Sivas’ın en etkili ve de izlerken keyif aldığım oyuncusu Max Gradel, 95’te soldan girdi, yay üzerinden nefis vurdu, Lung’un çırpınışları gole engel olamadı: 1-2... 
Hikmet Karaman skoru değiştirme adına, elinin altına ne var, ne yok, tüm kartlarını kullandı. Nitekim uzatmalarda oyuna giren İlhan Parlak, nefis yükseldi, kafayı çaktı, Ali Şaşal’ın hamlesi işe yaramadı, skor  2-2’ye geldi.
Dev finalin son dakikalarında top bir o kalede, bir bu kaledeydi, tribünler hop oturup, hop kalktı. 111’de oyuna giren Konate, Rıza Çalımbay’ın yüzünü kara çıkarmadı, iki dakika sonra Kayode’nin asistinde, topu ağlarla buluşturarak son sözü söyledi.