Limit krizini 2+10 yıllık formül çözer

Limit konusu her gün manşetlerde... Ekonomist değiliz, ama ‘bilenlerin’ kapısını çalıyoruz, öyle ‘laf olsun’ diye bu köşeye taşımıyoruz, doğruyu öğreniyoruz.
Kulüplerde birlik-beraberlik yok, herkes konuya kendi penceresinden bakıyor! TFF ile yapılan son toplantıya 8 kulübün katılması da düşündürücüdür! Ortada ortak bir sıkıntı var, o zaman 13 kulüp nerede kardeşim? Adı üstünde Kulüpler Birliği... Gelin görün ki, ‘birlik’ kelimesinin adı var, kendisi yok!
TFF Başkanı Nihat Özdemir, 21 kulüpten limitin yükseltilmesi konusunda ‘ıslak imza’ istedi. Bakalım ıslak imzalar gelecek mi, merak ediyorum!
Kulüp Lisans Talimatı’nın taslak çalışması TFF eski başkanı Yıldırım Demirören döneminde yapıldı. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın ile sürekli toplantı yapılarak yola çıkıldığını biliyorum.

Dönelim Nihat Özdemir dönemine... TFF tarafından talimatta bazı değişiklikler yapılarak ‘Ulusal Lisans Talimatı’ olarak 27 Haziran 2019 tarihinde yayınlandı. Bankalar Birliği ile taslak çalışması sırasında kulüplerin borçlarının 10 ile 15 yıl civarında yapılandırılmasının şart olduğunu o günün yönetimi tarafından bildirilmişti. Hatta bir miktar taze para verilmesi de öngörülmüştü. Ancak Galatasaray ve Beşiktaş’ın (eski yönetim) acele ederek 2 + 3 yani toplam 5 yıllık yapılandırma sözleşmesine imza atmaları, konuyu bugünlere getirdi. İşin özeti acele ettiler, acele! Ve Bankalar Birliği diğer kulüplerle uzun vadeli yapılandırma yapmadığı için sorunlu olan kulüplerin limitleri de böylece tıkanmış oldu!

Fenerbahçe’nin ayrıca bir itirazı daha oldu, nedir o? Son toplantıda Fenerbahçe kredi ana paralarının limit miktarından düşürülmesine itiraz etti. Ve 5 yıllık yapılandırmayı da kabul etmediği için limiti az çıktı.

Peki çözüm ne? Yine bir ‘bilenden’ aldığımız bilgileri aktaralım; tek çözüm bankalara gidilecek, 12 yıllık yani 2 yıl ödemesiz + 10 yıl yapılandırma sözleşmesi yapılacak ve iş çözülecek. Aksi taktirde lisans talimatından vazgeçmek hem UEFA’ya karşı olmaz, hem de TFF’nin kendini inkar etmesi olur. İşte limit olayının anlaşır dildeki açıklaması budur.

Balotelli neden olmasın?

Beşiktaş işbaşı yaptı, hedef Devler Ligi’ne kanat çırpmak. Kartal’da ayrılanlar, sağda-solda kiralık olarak oynayıp dönüş yapanlar var. Özellikle Gökhan Gönül ve Burak Yılmaz’ın yerlerinin nasıl doldurulacağını merak ediyorum doğrusu!

Forvet transferinde gelişmelere bakıyorum da, ibre Gana asıllı İtalyan vatandaşı olan 29 yaşındaki Balotelli’yi işaret ediyor. Beşiktaş taraftarını iyi tanırım, agresif ve siyahi oyuncuları baştacı yaparlar, hatta bayılırlar!

Ne var ki, Balotelli’nin kariyerine bakıyorum, birçok arızalarla dolu! Öyle baskıya gelecek bir tip değil! Hiç unutman M.City’de Mancini’yi çıldırtması, ünlü hocanın onun üzerine yürümesi hala hafızalarda kazılı! Öyle ki evinin içinde genç iken havai fişek patlattığını da biliyoruz! Son olarak Brescia’da başkan istemedi, şu an boşta!

Valla, gençliğimizde bizler de çok hatalar yaptık, onlardan ders çıkardık, olgunlaştık. Balotelli’nin dosyası bir hayli kabarık, belki o da olgunlaşmıştır! Adamın elinde bonservisi, üstelik Kartal’ın ekonomisi malum, niye olmasın ki? Yetenekli bir forvet, haaa zaptı-rapta alınabilir mi, bütün sorunda burada yatıyor!

Muhteşem gece

Şu Kovid-19 virüsü! Tüm dünyayı sarstı, insanların hayat tarzını allak-bullak etti, ekonomilerin ayarını bozdu! Bizim kulvarı da müthiş olumsuz etkilendi. Taraftar yok, kulüplerin gelirleri darbe aldı, yönetimler çıkış kapısı arıyor!

Yeni sezonda maçlar seyircili mi oynanacak ki, bilim insanları uyarı üstüne uyarı yapıyorlar, şimdilik zor gözüküyor. Virüs geri vites yapmıyor, önlemlere uymayanlar yüzünden, tırmanışını sürdürüyor!

Gelelim asıl konumuza... Düşünün herkes tatilde, böylesi bir tabloda ‘kampanya’ düzenlemek kolay mıdır? Buna karşın Beşiktaş Yönetimi, ‘Bırakmam Seni’, kampanyası kapsamında ‘Ödül Senin’ gecesine imza attı. Birçok ünlü sanatçının katıldığı gece tek kelimeyle harikaydı.

Kanal D’den yayınlanan geceyi sonuna kadar izledim, hayran kaldım. Geceye destek ve katılım üst seviyede, toplanan para ise bu tabloda bana göre rekor seviyede idi. Beşiktaşlı iş insanları ve taraftarların yanı sıra farklı renklere gönül verenlerin desteği ise örnek bir davranış olarak kayıtlara geçti. Kongrede muhalefette yer alanların destekleri alkışlanacak bir başka davranıştı. Türkiye ve yurt dışında yer alan derneklerin katkıları alkışlanacak olaydı.
Kongrede Serdal Adalı’nın listesinden seçime giren Hüseyin Yücel’in , “Sen, ben yok, Beşiktaş var” mesajı geceye damgasını vurdu, hala konuşuluyor. Başkan Çebi ve ailesinin geceye verdiği maddi destek küçümsenemez, kutluyorum.

Demem o ki, Beşiktaş için herkes el-ele vermeli, o TAŞIN altına herkes elini koymalıdır... Söz konusu Beşiktaş’tır, yönetimler gelip geçicidir... Bugün Başkan Çebi ve arkadaşları var, yarın başkaları olacak. Büyüklerimiz “Damlaya, damlaya göl olur” derler ya, tam Beşiktaş’a göre bir deyim. Ekonominizi bozmadan, bir damla destek, çığ gibi olur, o göl denize dönüşür, denize...

Bravo Necip!
Beşiktaş kaptanlarından Necip Uysal’ın yıllık ücretini yüzde 50 indirmesi örnek bir davranıştır. Bilindiği gibi Necip yılda 8 milyon lira alıyordu, 2021’de de sözleşmesi bitecekti. Necip yıllık ücretini 4 milyon liraya çekti, yönetim karşı bir jest yaparak, tecrübeli futbolcunun sözleşmesini 2023’e uzattı ve neticede herkes kazandı!

GÜZEL SÖZLER

“Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?”
ÖZDEMİR ASAF