Bu oyunda sıkça kullandığımız bir cümle var, “Top çizgiyi geçecek” diye... Hatta buna futbolun anayasası dersek, asla abartmış olmayız.
Gelin görün ki, Galatasaray’da top her zaman çizgiyi geçmiyor! Eee, geçmiyorsa, sıkıntıların başlamasından doğal ne olabilir!
Belki klasik olacak ama, “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” der büyüklerimiz... Sanırsınız ki medya karıştırıyor ortalığı! Aslan’ın futbolu ve de saha sonuçları ortada... Senin bütçenin yarısı kadar olan Rangers’e biz mi elendik?
Geçtiğimiz sezonki Aslan’ın negatif fotoğrafı hala hafızalarda! Elbette kötü oyun, alınan saha sonuçları hem yönetimi hem de teknik kadroyu olumsuz etkiler. Fakat gördük ki, “Kol kırılır, yen içinde kalır” deyimi Aslan için geçerli değil. Kol kırıldı, ama yen içinde kalmadı, her şey ortaya döküldü, ayan - beyan!
Yönetim ile Fatih Terim önceki gün bir araya geldi, saatlerce konuştular, içeride neler oldu bilemiyoruz! İşin özeti, Galatasaray’da ‘iç barış’ sağlandı. Terim, “Her şey yolunda “ derken, yönetim kanadı da, “Fatih Terim bizim kırmızı çizgimizdir” şeklinde twitter paylaşımları yaptı.
Öyle yan yollara sapıp, topu yazılı ve görsel medyaya atmayın! Kulübün resmi sitesinden yayınlanan yazıda bir kelime dikkatimi çekti.
‘Mutabakat’...
Kelimenin anlamı; anlaşma, uyuşma, uygunluk...
Sıkıntıların gerçek olduğunu da Galatasaray resmi sitesi, hocayla yapılan toplantıdan sonra adeta belgeledi.
‘Mutabakat ‘ kelimesinin anlamı çok açık... Ortada bir sorun var ki ‘anlaşma’ sağlanmış, yani ateşkes ilan edilmiş!
Yazıda, “Yapılan görüşme kulübümüzün menfaatleri çerçevesinde karşılıklı mutabakatla tamamlanmıştır” diyerek malumu ilan ettiler!

‘Bir değil, beş kez faul!’
Başlıktaki ifadeler Erzurumspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek’e ait. Kime diyor? Orta hakem ve VAR’ın başındakilere!
Valla, harika bir tespit... Ki, Özdilek öyle kolay kolay isyan edecek bir fotoğraf değildir. Şimdi ben de merak ediyorum, acaba VAR’ın başındaki hakem pozisyonu nasıl yorumladı?
Gerçi yorumlamaya hakkı yok, uyarmak senin işin, bırak kararı orta hakem versin, sana ne! Acaba diyorum, “Ben faul görmedim” diye mi düşündü! Yapma, etme hoca, adam futbolculuğunu unuttu güreşe soyundu!
El ense var, çekme var, sarılma var, var oğlu var! Hani top taca, auta, ya da kornere gitse, kimsenin belki gıkı çıkmaz! Ama gitti, gol oldu, gol!
Neyin peşindesiniz? Bıkmadınız mı hata yapmaktan?
Hafta olmasın ki, MHK masaya yatırılmasın, didik - didik edilmesin!
Yokk arkadaş yookkk!
Size MHK dayanmaz, biri gider, biri gelir!
‘Aynı tas, aynı hamam’ misali!

GÜZEL SÖZLER
“Üzüntüsü sahte olanın ağlaması gösterişli olur...” TOLSTOY

N’Sakala’yı kim tutacak!
Biz yorumcular, bir yandan sahadaki futbola, diğer taraftan skor tabelasındaki rakamlara bakarız.
Haa iyi oynarsınız, yenilirsiniz, futbolun doğasında var bu. Gelin görün ki, Beşiktaş’ın değişmeyen bir özelliği var. Bir yönetim gidiyor, başkası geliyor. Bir teknik adam gidiyor, bayrağı başkası teslim alıyor. Futbolcular gidiyor, yenileri geliyor.
Bu çark hep böyle dönüyor.
Onca gel - gitlere rağmen, değişmeyen tek şey var...
O da, farkı yakalıyor, maçı zor bitiriyor!
Sanırsınız ki Kartal’ın genlerinde var bu negatif tablo! Sıcak örnek Denizlispor maçı... Harika bir futbol, harika goller, gelin görün ki fark yapacağı maçtan zor kurtuluyor.
Yönetim, teknik adam ve taraftar, Kartal’ın her maçını diken üstünde izliyor maalesef!
Biri çıkıyor, kırmızıya yakalanıyor, Kartal’ın tekerine çomak sokuyor!
Souza tabi ki...
Yahu arkadaş pozisyon orta alanda, ne diye rakibine bodoslama giriyorsun, kızarıyorsun, çok kritik anda takımını on kişi bırakıyorsun! Üstüne üstlük dünkü çocuk değilsin, tecrübenle o kırmızı kart asla örtüşmüyor!
Görüyoruz ki, Sergen Yalçın hoca, kafasındaki ideal 11’i arıyor, biz de... Senin işine karışmak gibi bir derdimiz yok, o 11’i bulursun hocam bulursun da, şu N’Sakala olayına bir çözüm getir Allah aşkına!
Her tartışmalı pozisyonun altında o var. Hadi bunu geçtik, yenilen iki golün de onun kanadından geldiğini anımsatalım. İleri çıkışlarda etkisiz olduğu kadar, bulunduğu alanı da koruyamıyor, pimi çekilmiş bomba gibi!
Ghezzal ve Rosier, Denizli’de görücüye çıktılar, ilk maçlarında olumlu not aldılar. Nokta atışı transfer buna derim arkadaş. Rosier, atletik olduğu kadar da güçlü. Ghezzal ise sol ayağını iyi kullanıyor, oyun görüşü ise üst seviyede...

Gökhan Gönül bıraktığı yerden
Gökhan Gönül’ün maşallahı var, bıraktığı yerden aynen devam ediyor. Özellikle korner atışlarında ön direkte kafayla yaptığı asistler göz kamaştırıyor. Aman nazar değmesin. Fenerbahçe’nin hali mi? Kadro derinliği neredeyse iki takıma bedel, tepe - tepe kullan misali. Düşünün Sosa çıktı, yerine Cisse girdi, fazla söze gerek var mı?