Oğuzhan yedek çünkü olduğu yerde sayıyor!..

Beşiktaş’ın Antalyaspor ile oynadığı maçın 11’ini şöyle bir anımsayın... Kaleci Mert dahil 6 yerliyle sahaya çıkıldı. Sergen Yalçın hoca ideal ekipte değişime gitti, nedeni de Kartal’ın yoğun maç trafiği...

Buna ister rotasyon deyin, ister dinlendirme, fark etmez, ikisi de aynı kapıya çıkar. Bu değişimden etkilenmeyen ya da Yalçın’ın vazgeçemediği iki isim var; Souza ve Atiba. Souza, Kartal’ın gizli kahramanıdır, tam bir görev adamı, sade oynuyor, ama büyük işlere imza atıyor. Özellikle orta sahadaki top kayıplarında çok kritik hamleler yapıyor, kaleyi tehlikelerden uzakta tutuyor.
Atiba’nın katkılarını biliyoruz, ama yaşı da ilerliyor. Tecrübesi onu sahada tutuyor, vazgeçilmez kılıyor. Antalya maçının ikinci yarısında stopere geçti, hiç sırıtmadı, tam tersi, kenar yönetime, “Burada da oynarım” mesajını yolladı.

Bunları bir kenara bırakalım, asıl kafama takılan konuyu sizlerle paylaşmak isterim... İlk 11’de 6 yerli arasında Oğuzhan yok, yine kulübede. Olacak iş mi bu? Valla böylesi bir yeteneğin orada oturması insanın içini acıtıyor!

Sergen hoca tüm olumsuzluklarına karşın Oğuzhan’dan vazgeçmiyor, kazanma adına her türlü şansı veriyor. Tıpkı son Adana Demir maçında olduğu gibi... Gelin görün ki, Oğuzhan olduğu yerde sayıyor! Valla yazık kardeşim yazık. Senin gibi bir yeteneğin yedek kalması beni çok üzüyor, bilesin kardeş!

Hiç kimse Sergen hocaya kızmasın, Oğuzhan oturup şapkayı önüne koyacak, kendisini, ‘Ben nerede hata yapıyorum’ diye sorgulayacak!

Terim isyan etmekte sonuna kadar haklı

Bu oyun her türlü sürprize açıktır, yenersiniz, yenilirsiniz, hiç ayıp değil! Asıl ayıp olan taraftarların, kendi futbolcularını ‘protesto’ etmesidir! Kaldı ki hiçbir takım yenilmez değildir...

Örneğin Galatasaray... Aslan, Alanya’ya kaybetti ya, vay sen misin yenilen? Protestolar, yuhalamalar gırla!

Fatih hoca maç sonunda, “Bizim daha büyük bir sorunumuz var. Taraftarımız, en önemli silahımız. (Protestolar nedeniyle) Böyle olursa aleyhimize döner o iş. Sahanın içerisinde Yedlin 30. dakikada geri pas atıyor, yuh çekiliyor. Ömer’e küfürler, Babel’e yuhlar. Ne oluyor? Anladık sosyal medyada herkes antrenör ama bu oyuncuları böyle kazanamayız. Emre Akbaba bu yüzden gitti” diyerek protestolara tepki gösterdi.

Valla, yerden göğe kadar haklı Fatih hoca... “İyi günde, kötü günde” anlayışı rafa kalktı da bizim mi haberimiz yok!

Alın size yabancı hoca!

Hadi gözünüz aydın yerli karşıtları! Kıyafetiyle, maaşıyla uğraştığınız yerden yere vurduğunuz Şenol Güneş gitti!
Alın size yabancı teknik adam; Stefan Kuntz!

Kuntz’u iyi tanırım Beşiktaş’tan...Hem kaliteli oyuncuydu, hem de efendiydi... TFF yönetimi, A Milli Takım’ın başına Kuntz’u getirdi, hem de üç yıllığına...

Niye böyle bir tercih yapıldı diye hesap soracak ne halimiz, ne de niyetimiz var! Ancaak bu filmi daha önce görmüştüm!
Fatih Terim ikinci döneminde, 2005-2009 arasında görev yaptı.... Sonra gitti, yerine Guus Hiddink getirildi...

Başarısı mı? Sıfır! Cebine milyonlarca doları koyduk, evine gönderdik!
Getiriliş nedeni günü kurtarma politikasıydı! Yani, ‘Ne de olsa isim yapmış yabancı ya, eleştirilmez biz de rahat ederiz’ düşüncesinden yola çıkıldı o dönem! Sanki yerli hocaların suyu çıkmış, yine bir yabancı!

İnşallah günü kurtarma politikası değildir, ben yanılırım! Bir de niye üç yıllık arkadaş?
Yapın bir yıl, başarılı olursa sözleşmeyi yenilersiniz, en azından tazminat derdiniz olmaz! Ne dersiniz?

Özil’e rotasyon olmaz

Fenerbahçe’nin üçlü savunma sistemi kimine göre doğru, kimine göre yanlış... Bana göre bu sistemin başarılı olması tamamen kanat oyuncularıyla ilintili... Kanatlar iyiyse bu sistem tıkır - tıkır işler, aksi halde başınıza iş alırsınız!

Bu tespitimin Fenerbahçe’nin Başakşehir’e yenilmesiyle asla bir bağlantısı yok, benim derdim rotasyon yiyen Mesut Özil’dir... Adam dünya yıldızı, transfer edildiği günü anımsıyorum, Türkiye neredeyse ayağa kalkmıştı, yazılı ve görsel medyada günlerce konuşuldu.

Başakşehir maçında kulübede! Gerekçe son yılların moda kelimesi rotasyon! Olabilir, neticede karar verici hocadır, bizi ilgilendirmez.
Fenerbahçe’yi takip eden meslektaşlarım, Özil’in şu an 60 dakika oynayabileceğini söylüyor, fazlasının sakatlıklara kapı açacağını ifade ediyor.

Olabilir, doğrudur da... Ancaak madem ki böyle bir risk var, koy ilk 11’e 60 dakika oynasın, niye yedekte tutarsınız kardeşim? Adamın her pası, her duran topu tehlike...

Eee sen onu kafadan oynatma, sonra sıfır puanlı takıma git, yenil! Sevsinler senin rotasyon anlayışını! İnsan elinin altındaki böylesi bir silahı ancak rotasyonla susturabilir!

GÜZEL SÖZLER

“Sen, pardon siz demeliydim, siz kaç yüzlüydünüz! Ben yanlışlıkla hanginizi sevdim!” - Özdemir Asaf