Rusya’yı direkler kurtardı!

Bu oyunda ofansif oynamak kadar, takım savunmasını da en üst seviyede yapmak zorundasınız.
Gelin görün ki, Rusya’nın yoğun baskısına 28 dakika dayanabildik!
Aslında bu dakikaya kadar fena oynamadık, iyi kapandık. Ne var ki, hücuma ailecek çıkarken, kaptırdığımız toplar yok mu? İşte asıl sıkıntı burada yatıyor. Üstelik kritik yerlerde, en güvendiğimiz kramponlar bunu yapıyorsa ki öyle, faturası ağır oluyor! Hadi kaptırdınız, peki takım savunması nerede? Miranchuk’un attığı gol böylesi bir tablodan geldi.
İlk yarıda Rusya karşısında ne kanatları kullanabildik, ne de pozisyon üretebildik! Sadece Burak Yılmaz’ın kalecide kalan kafa şutunu anımsıyoruz, hepsi o kadar!
Güneş’in Cengiz Ünder hamlesi, işe yaradı, gerçek kimliğimizi ikinci yarıda yakaladık.
Nitekim, 51’de kanatları kullandık, en net gol pozisyonunu ürettik. Burak Yılmaz’ın kafa şutunda, top yan direğe çarparak auta gitti. 55’de Hakan Çalhanoğlu ilk kez sahne aldı, şutunda kaleci topu kornere tokatladı.
Ve pes etmeyen, ilk yarıdaki o kötü futboldan ders çıkaran ay-yıldızlı ekibimiz, 62’de Kenan Karaman’la skoru eşitledi. Ancak Merih Demiral’ın asistini de unutmayalım. Bu kez Cengiz Ünder 65’deki bazukasında kaleci güçlükle topu üstten kornere tokatladı. Oyunu tek kaleye çevirdiğimiz sırada, 75’de Rusya’nın net gol pozisyonu geldi, ancak Mert geçit vermedi, bravo....
78’de Cengiz Ünder, klasına yakışır nefis vurdu, önce kaleci dokundu, top üst direğe çarptı, kornere çıktı.
İlk yarıyı unutalım (!), ya ikinci yarı? Pes etmedik, yüklendik, ürettik, iki topumuz direkten döndü, iyi de oynadık. ‘28 yıldır yenemediğimiz Rusya’yı elimizden kaçırdık’ dersek abartmış olmayız. Peki, ilk yarıda neredeydiniz güzel adamlar?