Saha dışını bırak derbi maça bak!

Milliyet’in genç muhabirlerinden, takım arkadaşım Celal Umut Eren, gerçekten çok yetenekli, özellikle araştırma haber ya da analizlerde 1 numaradır.
Bilmiyorum, Umut’un salı günü manşette yer alan ‘Balık baştan kokar!’ başlıklı Fenerbahçe analizini okudunuz mu? Buna ister haber-yorum deyin, ister analiz, isterseniz haber deyin. Her satırı gerçek verilere ve yaşananlara dayanıyor, bugüne de müthiş ışık tutuyor. Bravo Celal Umut Eren kardeşime...
Umut’un bu analizi bizlere de yol gösteriyor, Fenerbahçe’nin net bir fotoğrafını çekiyor.
Yahu arkadaş, 3 senede 51 transfer, 6 teknik direktör, gelin görün ki bu hamleler bir türlü başarılara yansımadı! Fenerbahçe görünen köydür, artık kılavuz falan da gerekmiyor! Hadi maziyi bir kenara bırakalım, rotayı bugüne çevirelim. Başkan Ali Koç, yönetimsel anlamda her şeyi yaptı... Paraysa para, transferse transfer... Teknik kadro bir istedi, o iki aldı. Kadroya bakın neredeyse iki takıma bedel...
Bu iki takımı lige sürün, biri şampiyonluğa, diğeri ikinciliğe oynar! Ancak bu kadro zenginliğin pek işe yaramadığını gördük. Oynadığı futbol, kadroyla asla örtüşmüyor, biz değil, skor tabelasındaki rakamlar söylüyor!
Arkadaş, ligin dibine demir atmış bir takıma karşı alınan yenilgiyi hiç kimse açıklayamaz! Sakın ola Gençlerbirliği’nin galibiyetine gölge düşürmeye çalıştığımız düşünülmesin. Çıktılar, aslanlar gibi mücadele ettiler, alın terinin karşılığını da üç puanla aldılar. Teknik direktör Özcan Bizati hocamızı ve de oyuncularını kutluyoruz. Haaa Bizati hocamız belki çok tanınmıyor, onun 20 yıl Ersun Yanal ile çalıştığını da bilmeyenlere anımsatalım.
Bakın, bu oyunda ideal 11’i bulamıyorsanız, vay ki vay halinize! 22 transfer, bol alternatifli kadrodan ideal bir 11 çıkaramaz mı insan! Eee, bu oyunda gerek teknik, gerekse futbolcu anlamında istikrarı yakalayamıyorsanız, Fenerbahçe’nin yaşadığı sıkıntılar hiç de sürpriz sayılmaz!
‘Taş yerinde ağırdır’ deyimi tam da Fenerbahçe’ye göre... Örneğin Pelkas... Çok çabuk, teknik ve de gözü kara, asist yapıyor, goller atıyor. Peki, Pelkas kanat oyuncusu mu? Asla değil, forvet arkasıdır onun yeri. Sen kalk bir orada oynat, bir kalk kanatlara yerleştir! Olacak iş mi? Sadece Pelkas mı? Peki, Mert Hakan’a ne demeli? Onun da en verimli olduğu alan tıpkı Pelkas gibi forvet arkasıdır, kanat değil!
Gençlerbirliği maçı sonrası Erol Bulut’un bir cümlesine takıldım! “Saha dışında da mücadele edeceğiz” diyor hoca... Yapma, etme hocam! Sanırsınız ki saha içinde takımı müthiş mücadele ediyor da, dışarısı kaldı! Bırak dışarıyı hocam, saha içine odaklan, seni aşan kulvarlara girme! Zaten diken üstündesin, geleceğin tartışılıyor, takımını toparla!
Bakın, ben yerliciyim, Erol Bulut gibi genç jenerasyonun her zaman başarılı olmasını isterim. Ama bazen şartlar oluşmuyor. Fenerbahçe’nin sahasında kaybettiği her maç sonrası Erol Bulut sorgulanıyor.
Doğal mı, değil mi? Açıkçası tartışılır! Büyük takımları çalıştırmak zordur, hep diken üstünde gezersiniz, maazallah kötü gittiğiniz anda faturanın adresi teknik kadro olur! Demem o ki, zirve yarışında darbe alan Fenerbahçe’nin Beşiktaş ile oynayacağı derbi birçok gelişmeye gebe! Derbinin skor tabelası Bulut’un geleceğini de belirleyecektir.

Beşiktaş’ın avantajı kazanma alışkanlığı

Derbilerin havası-suyu farklıdır, skor üzerine öngörüde bulunmak çok zordur, biliyoruz! Hadi Beşiktaş-Fenerbahçe maçını kantara koyun sıkıysa! Elbette görünen bir gerçek var, o da lider Beşiktaş’ın oynadığı futbol...
Demem o ki, Kartal’ın bir kazanma alışkanlığı var. Yani kötü oynadığı maçları bile kazandı bugüne kadar. Bu alışkanlık derbi öncesinde Kartal’ın en büyük avantajıdır. Son yılların en ilginç derbisi olacağı kesin...
Niye mi?
Bir yanda yönetimiyle ve de teknik kadrosuyla sorgulanan bir Fenerbahçe var. Diğer tarafta, oynadığı futbol ve aldığı puanlarla herkesin beğenisi kazanan, lider Beşiktaş duruyor. Yani Beşiktaş kantarda bir tık ağır basıyor. Ancak Fenerbahçe’nin tutunacağı tek dalın bu derbi olduğunu da anımsatalım. Kişisel olarak, maçta bireysel yeteneklerin öne çıkacağını düşünüyorum. Velev ki bireysel yetenekler öne çıkmadı, ya da çıkamadı, bu kez duran toplar skorun belirleyicisi olacak.
Kartal’ın sistemi malum, buna sıkı sıkıya bağlı kalır, bir milim taviz vermez. Fenerbahçe’nin de öyle paldur-küldür saldıracağını asla düşünmüyorum, kontrollü oyunu tercih edecektir.
Kuşkusuz bu derbide hakemler ve VAR’a çok iş düşecek. Evet, birçok maçta hakem ve VAR’ın hatalar yaptığını gözlemliyoruz, düzelirler diyoruz, ama aynı tas, aynı hamam, o cephede değişen bir şey yok! Bakın, Başakşehir-Beşiktaş maçı, hakem kim Cüneyt Çakır, VAR’da ise Mustafa Öğretmenoğlu... Larin’e ceza alanı içinde yapılanı herkes gördü, her ne hikmetse ne Çakır, ne de VAR devreye girdi, sus-pus oldular! Kartal’ın buz gibi penaltısı verilmedi arkadaş!
Diyorlar ki, o pozisyonda Larin bile tepki göstermedi, yani ‘penaltı değil’e getiriyorlar! Bağırsa, çağırsa ne değişir ki? Adamın ağzı var, dili yok!
Nereye varmak istiyorum? Derbiyi kim yönetecekse yönetsen, VAR’ın başından kim oturacaksa otursun. Derdim, hakemin gördüğünü çalması, maçı adaletli yönetmesi. İşin özeti skor tabelasını etkilemeyin, maçın önüne geçmeyin e mi arkadaşlar!

Trabzonspor için her şey bitmedi

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, kritik bir süreçte göreve geldi. Tarih 10 Kasım 2020 idi. Bordo-mavili ekibin o sırada kaç puanı vardı biliyor musunuz? Altı puan altı...
Bugünkü tabloya bakıyorum, 46 puan toplamış Avcı hoca. Yani müthiş ve hafife alınmayacak bir başarı grafiği. Evet, zirve yarışında biraz kenarda kaldı şimdilik. Trabzonspor taraftarı tez kanlıdır, hep takımdan başarı bekler, başarısızlıkta hemen isyan bayrağını çekerler.
Ancak, yiğidi öldürürken, hakkını da teslim edeceksiniz! Haaa, Avcı sezon başında gelseydi, bu kadroyu o oluştursaydı, eleştirilere gıkımız çıkmazdı. Gördüğüm kadarıyla Abdullah Avcı yeni sezonla ilgili çalışmalara başladı, doğru da yapıyor. Zirve zor mu, öyle gözüküyor, fakat ligin bitmesine daha 11 hafta olduğunu da anımsatalım. Yani her şey bitmiş değil, ufak da olsa ufukta hala umut var.
Dememiz o ki, zirvede tökezlemeler, iş kazaları, sürprizler yaşanacaktır. Avcı ve takımının sabır ve desteğe gereksinimi var. İşin doğrusu da budur, eyyyy bordo-mavili renklere gönül veren taraftarlar...

GÜZEL SÖZLER

“Bir annenin kolları şefkatten yapılmıştır ve bu yüzden çocuklar kollarında usulca uyur.”

VICTOR HUGO