Sergen hocanın yol haritası doğru

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın’ı iyi tanırım, futbol oynadığı dönemde dili neyse, şimdi de aynı.
Öyle yan yollara sapmaz, yalanı-dolanı asla yoktur. Basın toplantısını sonuna kadar izledim. Ağzı neyse, vücut dili de aynıydı.
Kartal yuvasından yetişti, yıllarca top oynadı, yönetimler değişse de, Beşiktaş’ın yapısını, artı camiayı çok iyi biliyor.

Ne diyor Sergen hoca;
“Sözleşmemde tazminat maddesi yok, beni güvence altına alacak bir şey yok. Gerek de yok. Camia istediği sürece buradayım...”
İşte bu kadar açık sözlüdür, o sözleşmeye bakmaz, onun için söz senettir, gerisi detaydır.
Böyle bir hocayı inanın zor bulursunuz!
Rotayı şu transfer konusuna çevirelim, biz de düşüncelerimizi dile getirelim.
“Rakiplerin gerisindeyiz” diyor Sergen hoca, valla yerden göğe kadar haklı. Transfer konusunda yönetimle Sergen hoca arasında bir sıkıntı olduğunu sanmıyorum. Yönetime medya aracılığıyla mesaj göndermez, onların yüzüne söyler Sergen hoca, merak etmeyin.

Neticede Sergen hoca da ekonomik sıkıntıları biliyor, sorunların içinde yaşıyor. Şöyle bir hesapladım, örneğin Başakşehir önümüzdeki sezon 40 lig maçı, en az 6 Devler Ligi ve bir de Süper Kupa oynayacak. Toplam 47 maç demek. Bu yükü kaldıracak kadronun çok geniş olması şarttır.
Kartal’a bakıyoruz, 40 lig maçını kaldıracak bir kadro derinliği var mı, sıkıntılı! Neticede Beşiktaş zirveye oynayan, yarışmacı bir takımdır. Gidenler, gelenler belli, şu anki kadronun fotoğrafı ortada, flu... Hatta gri dersek abartmış olmayız!

Sergen hoca, altyapıya asla gözünü çevirmez, çünkü oranın ne kadar değerli olduğunu biliyor. Nitekim, irili-ufaklı yetenekli gençlere şans veriyor, orayı da boş bırakmıyor, merak etmeyin.

Dememiz o ki, Sergen Yalçın tıpkı faal futbol hayatındaki gibi hep başarıya oynamış bir fotoğraftır. Artı camianın hep şampiyonluk istediğini de biliyoruz. Yani sadece gençlerle, altyapıdan oyuncularla zirveyi kovalamak hayalcilik olur. Oradan yukarıya ne çıkarırsanız kardır, nitekim göze batanlar da yok değil.
Balotelli konusu bir süredir tartışılıyor, Sergen hocanın istemediğini Milliyet günlerce yazdı, nitekim tecrübeli teknik adam da bunu doğruladı. Balotelli iyi futbolcu olabilir, ama her yönüyle sorunlu olduğunu cümle-alem biliyor, kontrol edilmesi çok güç! Onun başına bekçi dikecek hali yok ya Sergen hocanın!
Eğri oturacağız, doğruyu söyleyeceğiz... İster yerli, ister yabancı olsun, transfer tamamen teknik direktörün alanındadır, kararı o verir, yönetim uygular...
Çünkü ilerde bir başarısızlık halinde fatura teknik kadroya çıkar, yönetimler de payına düşeni alır! Sergen hoca, transferde kulübün ekonomisini de düşünmek zorunda, öyle astronomik yıldız transfer etme lüksü yok! Yani, “Bir eli yağda, diğer eli balda” değil!

Başkan Ahmet Nur Çebi ile her gün sohbetler ediyoruz, o ve yönetimi teknik kadronun transfer isteklerine olumlu yanıt vermek için kılı-kırk yarıyor, biliyorum. Bir yanda ekonomi, diğer yanda limit olayı!

Sergen hoca, basın toplantısında iki kaleciye güvenoyu verdi, kutlarım. Ersin ve Utku ile yola devam edeceğini açıkladı, ben de imzamı atarım. Elinizde iki yetenekli genç kaleci varsa ki var, o direkler arasına büyük yatırım yapmaya gerek yok. Kaliteli bir savunma hattı olsun yeter!
Ligler hafta sonu başlıyor, elinizi biraz çabuk tutun ne dersiniz sevgili yöneticiler?
Sergen hoca toplantıda forvet konusundaki adaylarını da açıkladı. Ze Luis, Kalinic, Cisse ve Aboubakar, hepsini tanıyoruz, yeter ki birisi olsun! Tabii ki Aboubakar bir adım önde, çünkü Kartal’ı iyi tanıyor. Artı Cisse de olabilir, o da bize yabancı değil, ligimizi ve takımları iyi tanıyor.

‘Adalet için maç yönetin’

MHK’nın 2020-2021 sezonu Yaz Semineri yapıldı... TFF Başkanı Nihat Özdemir açılış konuşmasında, “Adalet için maç yönetin” dedi. Cümle harika, öyle olması da gerekir zaten.

Ama gelin görün ki, geçtiğimiz sezon o geniş olanaklara ve de VAR’a rağmen öyle hatalar yapıldı ki, MHK’nın başını yedi! Hafta olmasın ki, yazılı ve görsel medyada hakem ve VAR hedef tahtasına dönmesin!

Seminerde MHK’nın çiçeği burnunda başkanı Serdar Tatlı da, “Herkese eşit bir MHK göreceksiniz” şeklinde klasik, yani alışık olduğumuz bir cümle kurdu.
Onun da gönlünden bu geçiyor, hakemlerin tüm takımlara eşit mesafede olması gerekiyor, bu sözleri yıllardır dinliyoruz!
Şevkinizi kırmak gibi bir niyetim yok asla MHK Başkanı Serdar Tatlı... Ama siz ne yaparsanız yapın, bir hafta bakıyorsunuz harika maç yönetiyorlar, ertesi hafta sınıfta kalıyorlar, yorumcuların ağızlarına adeta sakız oluyorlar!

Valla, eyyy hata yapan hakem trioları, VAR’ın başında oturanlar... Şu işinizi dört-dörtlük yapsanız da, sürekli MHK’yı değiştirmeyelim, bu kulvarda devamlılığı sağlayalım, olmaz mı, ne dersiniz! MHK’deki arkadaşlarınız da o koltuklarında diken üstünde oturmasınlar!

Olsun be kaptan!

Fenerbahçe-Sivasspor maçını izlerken, gözüm tribünde oturan yeni sportif direktör Emre Belözoğlu’na takılı kaldı.
Takım elbiseli, kravatlı, görevine uygun bir fotoğraf vardı karşımda. Kameralar zaman zaman ona döndü, düşünceliydi Emre, sahaya dalıp-dalıp gidiyordu...
Eee kolay mı arkadaş, onun küçüklüğünden beri tek oyuncağı o meşin yuvarlaktı. Ondan kopmak, tribüne çıkmak zorlukların en büyüğüdür.
Onu yakından tanıyan biri olarak söylüyorum; o anda yanına birisi gelse, “Kaptan çıkar şu takım elbiseyi, formanı giy, sahaya çık, topunu oyna” dese sahaya atlayacak gibiydi!
Onun psikolojisini biliyorum.
Olsun be kaptan, nasıl olsa bu yolun bir sonu olacaktı zaten.
Sana, yeni görevinde başarılar ve bol şans diliyorum, iyi ki varsın kaptan.

GÜZEL SÖZLER

“İyi insan olmadan, iyi Beşiktaşlı olunmaz...”
SÜLEYMAN SEBA