Soru soruyoruz, hesap değil!

Fatih Terim hocamızı yakinen tanırım, huyunu-suyunu bilenlerdenim. Başarısızlık kelimesi onun lugatında hiç yer bulmaz. Hele hele, kötü futbol ve mağlubiyete asla tahammülü yoktur, iyi biliriz.
PSV Eindhoven farklı yenilgisi iki kelimeyle özetlenebilir:
Kötü futbol, kötü skor!
Maç sonu açıklamalarında Fatih Terim her ne kadar üzüntüsünü dışarıya belli etmese de, vücut dili, kızgın ve de öfkeliydi, biliyoruz ki içinde kasırgalar esiyordu!
Ki, toplantıda öfke kontrolünü elinde tuttu, dışarıya yansıtmamaya özen gösterdi.
Gazeteci elbette hesap sormaz, soru sorar.
İlk maçı izlerken, Falcao ve Muhammed’in yedekler arasında olmasını ben de yadırgadım, bu ikili varken, niye Babel?
Tabi ki bu karar Terim hocamıza ait, mutlaka bir bildiği vardır.
Fatih hoca meslektaşımızın bu doğru sorusuna tepki gösterdi, sinirlendi!
Valla hocam hiç kızma, meslektaşımız, ‘Niye oynatmadınız?’ demiyor, bizler gibi kamuoyunun merak ettiği konuyu soruyor, hesap değil!

***

Üç sezon önce Tudor’un size bıraktığı kadro ile yola çıktınız 2 yıl şampiyonluk aldınız.
O kadronun üzerine, neredeyse -kırk oyuncu- daha transfer edildi.
Elbette sizin isteğiniz ve onayınızla...
Bu da bize isimlerle, transferlerle bu işin çözülemeyeceğinin en büyük göstergesidir bence...
Ve elbette herkes gibi bizler de merak ediyoruz, 3 yıl içinde Galatasaray nasıl bir sistem yapılanması yaşayacak, nasıl bir futbol sergileyecek?
Bu zaman alacak, biliyoruz.
Kredi mi?
Kariyeriniz de sınırsız kredi var.
Apoletleriniz yıldızlarla dolu...
Ancak ortaya somut bir şeyler koyma zamanı da geldi de, geçiyor hocam.

***
Bugüne dönüyorum, yine uçaklar inip, kalkıyor, yeni katılımlar var Aslan’a...
Süper Lig’de sürekli potada olmak sizi ve taraftarı tatmin edecek mi?
Sadece soru soruyoruz, hesap değil hocam!

Çantada keklik değiller!

Fenerbahçe’de yüzler gülüyor, yeni sezonla ilgili adeta güller açıyor! Yönetim kanadı, Samandıra’yı her yönüyle Vitor Pereira’ya teslim etti, tek yetkili onu kılarken, teknik kadro anlamında da mıntıka temizliği(!) yapıldı.
Artık Pereria, kendi ekibiyle çalışacak, karışanı-edeni olmayacak bu birrrr...
Kadrosal anlamda da Pereria’nın eli de bir hayli güçlü... Etti size ikii...
Yani yetkiyse yetki, kadroysa kadro arkadaş...
Tek işi Fenerbahçe’yi yarışta tutmak, camianın yıllardır özlemi olan ‘şampiyonluğa’ taşımak...
Yükü ağır... Bir yanda taraftar baskısı, diğer yanda şampiyonluk özlemi...
Sarı-lacivertli renklere gönül verenler, ‘şampiyonluk’ hasretiyle yanıp tutuşuyorlar. Bakalım o sene, bu sene mi olacak?
Pereria, ikinci kez yolları kesiştiği Fenerbahçe’yi yeni sezonda nerelere taşıyacak, bekleyip, göreceğiz.
Ancak Anadolu takımları var, zirve yarışı onlardan soruluyor. Geçmişte olduğu gibi asla çantada keklik değiller...
Artı; Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor var...
Onların da hesapları sizden farklı değil, bilesiniz.

Scout ekibi ne iş yapar?

Beşiktaş, Rosier ve Ghezzal ile prensipte el sıkıştı, iş imzaya kaldı.
Ama Galatasaray belli ki bu işin peşini bırakmaya hiç niyeti yok!
Çünkü, sürekli fiyat yükseltiyor.
Eee, bir de kaleci Mert Günok olayı... Aslan ona da kement attı!
Ne var ki, bu gelişmelerin kişisel olarak iki takıma da ekonomik olarak darbe vuracağı kesin. Bakalım bu yarışı kim önde bitirecek?
Her takımın scout (yetenek avcısı) ekipleri var değil mi? Gelecek vadettiği düşünülen sporcuları gözlemleyerek mevcut yeteneklerini ve potansiyellerini tespit eden uzman kişiler denir.
Kartal’ın scout ekibi bence çok başarılı işlere imza atıyorlar, kutlarım. Bu ekibin başına Ulvi Güveneroğlu (Baba Ulvi) getirildi. Çok doğru bir karar bence...
Kartal’ın scout ekibi çalışıyor, buluyor, bir bakmışsınız ki birileri çıkıp, hoppp hazıra konmak istiyor! Peki, sizin scout ekibiniz ne iş yapar arkadaş?

Başkan Çebi’yi rahat bırakın

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, şu sıralarda dertli mi, dertli! Hani ‘bir dokun, bin ah işit’ misali... Kartal’ın tüm yükü onun üzerinde... Hem ekonomiyi düşünüyor hem transferi hem de Evliya Çelebi gibi, derneklerin şampiyonluk kutlamalarına katılıyor. Ne gecesi var ne gündüzü! Özellikle kutlamalarda, transfer konusundaki soruları yanıtlamaktan bitap düştü başkan!
Biliyorum, Beşiktaş sevdalılarının en çok merak ettiği konu Rosier ve Ghezzal olayı. Gelişmeleri bilen bir kişi olarak, Başkan Çebi, bu iki oyuncuyla ilgili müthiş efor harcıyor. Rosier’in duruşu belli... Kartal duruşu... Ghezzal da Kartal’ı bırakmak istemiyor. Malum kiralıklar, kulüpleri de para kazanmanın derdinde!
Başkan Çebi’nin transfer politikası ortada... Bundan da bir milim taviz vermesi söz konusu olamaz, olmamalıdır. Nedeni de gayet açık; takım içindeki parasal balansı tutturmak. Diğer yanda da hocanın istediği transferleri gerçekleştireceksiniz. Kolay mı arkadaş?
Bunun içindir ki, başkana baskı yapmayın, rahat bırakın, hata yapmaya zorlamayın emi Beşiktaş sevdalıları!

GÜZEL SÖZLER
Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz.
Pablo NERUDA