Takke düştü, limit göründü!

Para, pul işlerinden hiç anlamam, hatta cebimdeki parayı sayamam!
Hani limit olayı var, nihayet açıklandı, gelin görün ki, mutlu olan pek yok!
Kasasında parası olan kulüp sayısı bir elin parmaklarını geçmez, biliyoruz!
Diyeceksiniz ki, ‘Para, pul işlerinden anlamıyorsanız, niye ahkam kesiyorsunuz?’
Haklı olabilirsiniz...
Ne var ki, habercilik yanımız var, doğru adreslere gideriz, sorar, soruştururuz, doğrular üzerine ahkam keseriz.
Örneğin Beşiktaş Kulübü, yani uzmanlık alanım... Başkan Ahmet Nur Çebi’yi aradım, “Limit açıklandı, ne diyorsunuz?” sorusunu yönelttim.
Başkan Çebi, “Bu limitle hiçbir şey yapamayız” dedi. Valla, yerden göğe kadar haklı...
Düşünün Beşiktaş, Devler Ligi’ne katılma adına elemeler oynayacak, tamam. Peki bu kadroyla o zorlu virajları geçmek mümkün mü?
Bence çok zor!
Hele hele bu limitle, hangi oyuncuyu transfer edeceksiniz ki? Geçmişte yapılan sözleşmeler bırakın el yakmayı, cebi yakıyor, cebi!
Örneğin Vida; adamın yıllığı 3.5 milyon euro. Lens 2 milyon 200 bin ve Ljajic 2 milyon 250 bin euro kazanıyor.
Bu limite göre, oyuncu satmadan, yeni birini almanız imkansız! Hadi Vida’yı gönderin bakalım! Veya Lens, olmadı Ljajic’i...
Giderler mi? Asla...
Bu parayı hele hele dünyayı sarsan şu pandemi sürecinde kim verir Allah aşkına?
Şimdi eğri oturacağız, doğruyu da söyleyeceğiz arkadaş! Harcama limitleri konusunda yaklaşık iki yıl önce bu adımlar atılmadı mı? Atıldı... O günlerde mevcut federasyon tarafından ‘lisans talimatı’ taslağı hazırlandı, tüm kulüpler o taslağa ‘onay’ vermedi mi? Verdi...
Peki, o taslağı biliyordunuz, bugün niye yan çiziyorsunuz arkadaş?
Demem o ki, taaa iki yıl önceden hazırlanan ‘lisans talimatı’ bugünü işaret ediyordu, haksız mıyım?
Dönelim tekrar başa, yani Beşiktaş’a...
Biliyorsunuz Sergen Yalçın hoca 8-10 yeni oyuncu istedi. Gelin görün ki, bu limite göre yeni bir oyuncu bile hayalden öteye gitmez, gidemez!
Peki, oklar bir kez daha nereyi işaret ediyor? Altyapıyı, yani arka bahçenizi beyler...
Keşke yıllar önce o arka bahçeye yatırımlar yapsaydınız, hem kasanız boşalmazdı, hem de bu limite takılmazdınız!
Diyelim ki, limit aşıldı... Cezaları da ağır arkadaş...
Puan silmeden tutun da transfer yasağına kadar gidiyor!
Bundan geri dönüş olur mu bilmem. Bildiğim, kulüpler ya oyuncu satacak, ya da yeni sponsor bulacaklar, tek çare budur.
Yani, “Takke düştü, kel göründü...”
Yıllardır ayağınızı yorganınıza göre uzatmadığınız için işin özeti ‘Deniz bitti...’

Newton kararı doğru
Trabzonspor Yönetimi’nin, İngiliz teknik direktör Eddie Newton ile yola devam etme kararını doğru buldum.
Kişisel olarak ‘yerliciyim’, ne var ki bazı gelişmeler elbette ezber bozabiliyor. Neticede kariyerine baktığımız zaman üst seviyede hocaların yanında ‘çıraklık’ yapmış bir isim. Gerçi Trabzonspor’a gelişi, Sturridge ve Obi Mikel ile bağlantılıydı, eski tüfekler gitti, o yerinde kaldı!
Elbette Trabzon’a yabancı değil, havasını, suyunu biliyor, en önemlisi takımı ve de liglerimizi tanıyor olması en büyük avantajı.
Öyle veya böyle Ziraat Türkiye Kupası’nı kaldırdı arkadaş. Newton’un çalıştığı ustalara bakıyorum; Di Matteo, Hiddink ve Lampard...
Eee artık böylesi ustaların yanında çalışmış biri, onlardan bir şeyler kapmıştır mutlaka...
Bekleyip, görmek lazım... Taraftarlara da bu anlamda büyük görev düşüyor, tam destek, hep destek, ne dersiniz?

Cezayı basacaksın!
Uzmanlar, “Aman maske, aman sosyal mesafe” diye, her gün gırtlak patlatıyorlar...
Gelin görün ki, sorumsuz insanların bir kulağından giriyor, diğer kulağından çıkıyor!
Bırakın sosyal mesafeyi, adamlar maskeyi süs gibi bileklerine takıyorlar!
Uyarıyorsunuz, “sana ne?” diyerek tepki koyuyorlar!
Al başına iş!
Sanırsınız ki virüs yok oldu! Olmadı sizin gibi sorumsuzlar yüzünden vakalar artmaya da devam ediyor!
Baksanıza ikinci dalga konusunda birçok ülkede kırmızı alarm verildi, farkında mısınız?
Anlaşıldı, böyle uyarılarla falan olacak iş değil, basacaksınız para cezasını arkadaş!

GÜZEL SÖZLER
“Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, işe kendisinden başlamalıdır.”
SOKRATES