Trabzonspor’un şifresi Ağaoğlu ve Avcı’dır

Bu oyunda şampiyon olamıyorsanız, ne taraftarlar arasında ne de yönetim kanadında krediniz olmaz, faturayı kesecek fotoğraf ararlar sağda solda! Bu anlamda teknik direktörler hep topun ağzındakilerdir, kuraldır, hiç değişmez! Sadece bizde değil, tüm dünyada böyledir.
Her zaman ‘devamlılık’ kelimesini pas geçeriz, tribünlerin nabzına göre şerbet veririz, günü kurtarma politikasını devreye sokarız! Özellikle ünlü bir yabancıyı göreve getirir, tribünlerin gazını alırız! Ne var ki gerek teknik adam, gerekse futbolcularda istikrarı sağlayamayan her takım hayal kırıklığı yaşamaya mahkumdur!
Örnek mi? O kadar çok ki, hangisini yazsak!
Trabzonspor sezonu şampiyonlukla kapatıyorsa, bunda en büyük faktör yönetimin ‘istikrar’ politikasıdır. Yani Başkan Ahmet Ağaoğlu ve yönetici arkadaşları bu başarının mimarlarıdır. Demem o ki Ağaoğlu, 10 Kasım 2020’de 2.5 yıllık sözleşme imzalattığı Abdullah Avcı’dan hiç vazgeçmedi, hep arkasında durdu, ‘fırtına’nın ‘kasırga’ya dönüşmesinde etken oldu.
Elbette bu büyük başarıda teknik adamından, yardımcısına, futbolcusundan, aşçısına kadar herkesin alın teri var, alkışı da fazlasıyla hak ediyorlar. Bu madalyonun bir yüzü, ya diğer yüzü?
İşte burada Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun transfer politikası devreye giriyor, öyle ki en başarılı imzalar 2021-22 sezonuna girerken atıldı. Ağaoğlu, kasayı sonuna kadar açtı, Avcı’nın bir dediğini iki etmedi, performansı üst seviyede olan isimleri kadroya ekledi...
Hiç boşa atmadı, hep 12’den vurdu... Eee, şeker var, yağ var, un var... Daha ne olsun?
Aşçı da Abdullah Avcı... Ve Avcı ortaya müthiş bir karışım çıkardı, camiaya harika bir ‘helva’ sundu, hem de 38 yıl sonra...
Efendim, bu yarışta öyle senaryolar yazılıyor ki, okurken ağzımız bir karış açık kalıyor! ‘Yok efendim üç büyükler yarıştan koptu ya’ falan - filan!
Bırakın bu abuk sabuk senaryoları, ‘bükemediğiniz eli öpeceksiniz’ der büyüklerimiz. Trabzonspor aslanlar gibi takır - takır topunu oynadı, mutlu sona ulaştı.

Kartal adını mı değiştirsin!

Fenerbahçe’de teknik direktör ibresi Jesus’a döndü, kantarda ağır basmaya başladı. Löw’ü ikna etme uğraşları henüz karşılık bulmadı, soru işareti olarak kenarda duruyor, olması zor gözüküyor!
Başkan Ali Koç, B planını devreye soktu, Jesus ile geçtiğimiz günlerde bir araya geldi, iş bitti, bitecek. Ne var ki Fenerbahçe’nin İsmail Kartal ile yakaladığı ivme, gerek Başkan Ali Koç, gerekse yönetim kurulu üyelerinin kafasını karıştırmadı değil!
İş artık, ‘sakal, bıyık’ meselesine dönüştü...
Biliyoruz ki Jesus, başkanın kafasında ağır basıyor, basıyor da işin bir de ekonomik yanı var, ünlü hocanın yıllık maliyeti bir hayli yüksek.
Elbette Ali Koç ve yönetimin bu anlamda işine karışmak gibi bir niyetimiz yok, son kararı onlar verecek. Ancak camiada da giderek İsmail Kartal sesleri yükseliyor, başkanın hem kafası karıştı, hem de köşeye sıkıştı!
Tablo bu, rakamsal gerçeklerden yola çıkarsak, İsmail Kartal konusunda bir-iki kelam etma hakkımız doğuyor.
Öyle sağda-solda, yabancı arayacağınıza elinizin altındaki, Fenerbahçe’nin evladı İsmail Kartal’a bu şansı tanısanız fena mı olur?
Tek suçu yerli olması mı Kartal’ın? Ne yani adını mı değiştirsin, o göreve gelmesi için. NOKTA!

Ismael derbi formülünü bulmalı

Beşiktaş’ın yeni hocası Valerien Ismael, derbilerin havasını-suyunu bilmez, adam ne de olsa yabancı! Birilerinin çıkıp ona, derbilerin ülkemizdeki önemini ve puan cetvelinden bağımsız, taşıdığı değeri anlatması gerekir.
Biliyoruz ki Beşiktaş’ın derbi öncesinde eksiği - gediği çok, özellikle cezalı Rosier’in takım içinde alternatifi yok gibi gözüküyor. İşin özeti Ismael takımı tanıyor, o bölgeye adam bulmak da onun işi! Vida yetişirse Necip, olmadı Kerem Kalafat var, top artık Fransız hocada!
Önemli olan bu tip tablolardan çareler üreterek, yüzünüzün akıyla çıkmaktır, yani zoru başarmaktır. İşte o zaman iyi bir teknik adamsınızdır, yanılıyor muyum?
Derbilerin favorisi olmaz, kırılma anları vardır hep... Fenerbahçe, Şampiyonlar Lig’ini kovalıyor, iyi de bir avantaj yakaladı. Ne var ki, Beşiktaş’ın Avrupa hesabı var, yani klasmana girmek istiyor.
Sizler gibi, ben de derbinin hakemini merak ediyorum! MHK,derbiye atayacağı hakemi eskilerden mi, yoksa yenilerden mi tercih edecek? Yeniler olmaz, o yükü ve baskıyı kaldıramaz... Eskilerden elde Halil Umut Meler, Arda Kardeşler, Mete Kalkavan ve Atilla Karaoğlan var. Benim kantarımda ise Meler ağır basıyor...

Güzel sözler

“Farklı olmayı öğrenmiş birinin söz vermeye ihtiyacı yoktur.” RICHARD BACH