Transferin gizli kahramanı kim?

Şöyle filmi biraz geri saralım, transfer dönemine yelken açalım, ne dersiniz?
Gidenler malum, ya gelenler? İşte asıl gerçekler burada yatıyor...
Sayalım, “Montero, Mensah, Rosier, N’Sakala, Gökhan Töre, Josef, Aboubakar, Welinton, Cenk Tosun, Larin, Bilal...”
İşte asıl irdelenmesi gereken bu oyuncuların transfer edilmesinin perde arkasında yaşananlar ve iki kupanın Kartal müzesine taşınmasında emeği geçenlerdir.
Kuşkusuz Beşiktaş’ın Ümraniye’de konuşlanan bir scout ekibi var... Ekipteki pırıl pırıl gençler, boş durmadı hiç bir zaman, dünya futbolunu yakından izliyorlar. Sergen Yalçın’ın istediği oyuncuları masaya yatırıyorlar, didik didik ediyorlar, farklı isimleri de öneriyorlar.
Buraya kadar her şey normal... Peki bu transferleri gerçekleştiren kim, ya da kimlerdir?
Bu işin hiç gizlisi saklısı yok, Başkan Ahmet Nur Çebi ve Erdal Torunoğulları’dır.
Bakın gerek Başkan Çebi’yi gerekse Torunoğulları’nı yıllardır tanırım. Özellikle Torunoğulları ile tanışıklığımız taaa 1993 yılına dayanır, o zaman yönetim kurulunda falan değildi, Beşiktaş sevdalısı bir iş insanıydı.
Yönetime geldikten sonra, o tanışıklık hiçbir zaman öne çıkmadı. Bu süreçte siz deyin üç, ben diyeyim beş kere yüz yüze gelmedik, telefonla görüştük. Transferlerde çalışmalarını biliyorum, ama hiçbir zaman arayıp da, “Kimi alıyorsunuz” sorusunu sormadım.
Erdal Torunoğulları bu anlamda ketumdur, mum gibi dibine ışık vermez. Bu üç ya da beş görüşmemizde elbette sordum, neticede gazeteciyim, herkesten önce alınacak oyuncuyu öğrenme tutkum var, doğal... Onun hoşgörüsüne sığınarak, bu konuşmamızı yazmakta bir sakınca olmadığına inanıyorum; “Bak Bilal ağabey, birbirimizi yıllardır tanıyoruz, sana asla yalan söyleyemem!..”
Biraz açalım mı bu cümleyi, yani arada kurulmuş bir dostluk bağı var. Evet yalanı dolanı yoktur Torunoğulları’nın. Bu sözlerine saygı duydum, bir daha hiç transfer sormadım, çünkü o cümlelerle adeta önüme duvar ördü!
Dostluğumuza helal gelmesini hiç istemedim, istemem de! Transferlerin biraz perde arkasını araştırdım dost çevremden.
Scout ekibinin önerdiği oyuncuları Erdal Torunoğulları’nın Fransa, İtalya ve Hollanda’daki dostu olan ünlü teknik direktörlere sorduğu ve ‘onay’ aldığı da dilden dile dolaşıyor.
Transfer görüşmelerinin tüm bilgilerini Başkan Çebi’ye aktaran Torunoğulları , onun da onayını alarak, yukardaki transferleri gerçekleştirdiler.

Belözoğlu kalıyor mu?

Evet, gelelim ligi 3. sırada tamamlayan Fenerbahçe’ye... Onca transfere karşın, hedefi ıska geçen Fenerbahçe’de sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Başkan Ali Koç bugün yapacağı basın toplantısında bir terslik olmadığı taktirde adaylığını açıklayacak. Ne diyelim, hayırlı uğurlu olsun...
Gelelim teknik direktör olayına... Emre Belözoğlu devam edecek mi, etmeyecek mi, bu anlamda netlik yok! Sezonun bitimine haftalar kala göreve gelen Belözoğlu, iş kazaları yaşasa da bana göre başarılıdır. Başkan Ali Koç’un da Belözoğlu ile yola devam edeceğini dostlar kulağıma fısıldadı! Yerli veya yabancı yeni bir hoca başlı başına risktir, benden söylemesi! Derin bir kadrosu var Fenerbahçe’nin ne var ki, forvette arızalar yaptı sürekli. Stoper aşılarının tutmadığını da anımsatalım!

Bükemediğin bileği öpeceksin!

Yaşamımızda başarılarla ilgili güzel bir atasözümüz var; “Bükemediğin bileği öpeceksin” diye...
Niye bu atasözümüzü anımsattım? Sezonu iki kupayla kapatan Beşiktaş’ı tüm Anadolu kulüpleri kutladı, biliyorum. Gelin görün ki, ne Galatasaray’dan, ne de Fenerbahçe’den bırakın kutlama mesajını, tık yok tık!
Eyy yönetimler, neticede ortada iki kupalı bir ŞAMPİYON var, bunu kabul edecekseniz, bükemediğiniz bileği öpeceksiniz! Hadi yönetimler bunu ‘es’ geçtiler, benim asıl kafama takılan kariyeri başarılarla dolu Fatih Terim hocamız... Sen yılların teknik direktörüsün, apoletlerin yıldızlarla dolu, erişilmesi zor başarıları imza attın hocam. Artı, UEFA Kupası’nda senin imzan var. Hadi, yönetim bunu atladı, veya kutlama gereği duymadı ya sen hocam? Derbide genç meslektaşın Sergen Yalçın’a sarılman hoş bir görüntü ve örnek bir davranıştı. Hadi sosyal medyadan kutlama yapmadın, acaba telefonla Sergen Yalçın’ı aradın mı, bilemiyorum!
Malatyaspor maçından önce gazeteciler Terim’e kamp konusunda sorular yönelttiler. “Bu sene böyle yaptık, seneye de deplasmanlara maç günü gitmeyi planlıyoruz” dedi.
Bunda sıkıntı yok... Ancak, maç sonunda ise ‘helalleştim’ ifadesini kullandı Terim hocamız. Görüyoruz ki, onun da kafası karışık. Galatasaray’da göreve devam edip, etmeyeceği konusunda soru işaretleri var!
Eee bir de kongrede başkanlığa aday olacakların sayısı oldukça fazla. Ancak kapalı kapılar ardında, son dakikada ‘birleşme’ sözleri dolaşıyor, bekleyip, göreceğiz! Artı, Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynayacak. Sözleşmesi bitenler var, kiralıklar var, var oğlu var! Demem o ki, iş başına gelecek yönetimi sıkıntılı bir süreç bekliyor! Bakalım, bu kaosu, o koltuğa oturacak başkan nasıl çözecek, ben de merak ediyorum!

Burak yılmıyor

Lille’de forma giyen Burak Yılmaz müthiş başarılı işlere imza atıyor, biz de gurur duyuyoruz. Fransa’da lig bu hafta bitiyor, bakalım şampiyonluk koltuğuna Lille mi, PSG mi oturacak... Lille zirvede bir puan önde. Takımın bu başarısında kuşkusuz 15 gol atan ve 7 asist yapan Burak’ın müthiş katkısı var. Aman nazarımız değmesin, Burak Yılmaz’a o kupayı kaldırmak yakışır, helal olsun ona.

İşte centilmenlik

Futbolun sadece futbol olmadığını kupa finalinde bir kez daha gördük. Düşünün kupayı Beşiktaş kazanıyor, törende siyah-beyazlı futbolcular Antalyaspor’u alkışlıyor. Final oynayan Antalyasporlu futbolcular da bu jeste alkışlarla karşılık verdi. İşte centilmenlik budur arkadaş, bravo Antalyasporlu futbolculara, örnek bir davranış gösterdiler. Dileğimiz bu tablonun yeni sezona yansımalar yapmasıdır.