Süper Lig’de 21. haftayı geride bıraktık, bırakmasına da pek de unutulacağa benzemiyor! Hakem ve VAR/AVAR hataları haftaya damgasını vurdu. Birinin yüzde yüz penaltısı verilmiyor, diğerinin üstüne üstlük pozisyon, gri, net değil, hopppp penaltı! Böyle bir çifte standart olur mu arkadaş!

Oyun kuralları çok açık, gelin görün ki, herkes kafasına göre takılıyor, birine çalıyor, diğerini es geçiyor! O kadar çok ki hangisini yazsak! Gerçekten yeter, artık kabak tadı verdiniz, sayenizde TFF ve MHK’nın başı dertten kurtulmuyor! Varsa, yoksa bu cenah sizin yüzünüzden hedef tahtasına döndü! Paranızı-pulunuzu alıyorsunuz, gözümüz yok, Allah daha çok versin, ama bir maçı bile doğru dürüst yönetemiyorsunuz!

Efendim Anadolu takımlarının verilmeyen penaltıları var ama “gözden ırak olan, gönülden ırak olur” misali sesleri çıkıyor, ama medyada az yer buluyor!

Varsa, yoksa büyük takımlar kantara çıkarılıyor. Olmaz, bu da bir haksızlıktır!

Fenerbahçe-Alanyaspor maçında hani ceza alanı içinde Mustafa Pektemek’in eline çarpan bir top var... Takım arkadaşı vuruyor, onun elinde patlıyor! Hakem Ümit Öztürk, pozisyona çok yakın, ‘görmedim’ diyemez, burnunun dibinde! VAR’da Serkan Tokat var, ondan tık yok! Vay sen misin, çalmayan, ortalık ayağa kalktı. Bu işin görünen tarafı, bir de madalyonun arka yüzü var, onu yazmak istiyorum...

Hani UEFA eğitmeni Uilenberg var, hakemlerimize eğitim seminerleri veriyor... Sezon başında yapılan seminerde Uilenberg’in, “Ceza alanı içinde takım arkadaşından gelen top savunma yapan ekibin bir oyuncusunun eline çarpıyorsa, bu tip pozisyonlara penaltı çalmayın” şeklinde bir yorum getirdiği ileri sürülüyor! Kaldı ki araştırmalarımız da bu iddianın doğruluğuna işaret ediyor. Dememiz o ki, acaba hakemlerimiz bu yorumun etkisinde mi kaldılar? Geçtiğimiz sezon Galatasaray-Beşiktaş derbisinde Medel’in ceza alanı içinde uzaklaştırmak istediği top Vida’nın eline çarptı ve ‘devam’ kararı verildi. Anımsatmak istedim... Yoksa kimsenin avukatı değilim, işim de olmaz. MHK’nın artık bu hakem hatalarına ‘dur’ demesinin vakti çoktan geldi de, geçiyor... Kafa mı koparırsınız, kızağa mı çekersiniz, orası MHK’nın bileceği iş! Bu konuda radikal karar almadığı sürece MHK’nın başı dertten kurtulmaz!

‘Büyük’ marifet!

Bu oyunda sakatlıklar, forma için sıra bekleyenlere şansı birlikte getirir... Örneğin Adem Büyük, oldukça tecrübeli ve yetenekli bir oyuncu... Galatasaray’ın astronomik rakamlara transfer ettiği Falcao’nun durumu belli! Ünlü oyuncu bir var, bir yok! Aslan, son haftalarda önemli bir çıkış yakaladı, gözünü zirveye dikti. Bu çıkışta Falcao’nun fazla katkısı yok gibi! Valla Adem Büyük’e helal olsun, sakatlıktan doğan bu şansı artıya çevirdi, Falcao’yu aratmıyor, attığı gollerle takıma müthiş katkı sağlıyor.

Falcao, kupada Alanya ve ligde Kasımpaşa ve Kayseri ile oynanan maçlarda forma giyemedi, Malatya maçına yetişir mi, yetişmez mi, soru işareti! Yakınen tanıdığımız Fatih Terim hocamız, forvette başarılı olmuş oyuncuyu olağanüstü bir şey olmadığı sürece yedeğe çekmez. Adem Büyük, bu performansıyla, o alanın gediklisi olma yolunda emin adımlarla yürüyor, aman nazarımız değmesin!

Var mı, yok mu, açıklayın artık!

Efendim bir de şu Göztepe-Beşiktaş maçı var ya, hani kural hatası deniyor... Neredeyse üzerinden üç hafta geçti, ne TFF ne de MHK’den ses yok! MHK, IFAB’dan görüş istedi, orası düşüncesini bir raporla adrese gönderdi, içeriği de maşallahı var, sır gibi saklanıyor! Peki, MHK’nın kararı ne, o da muamma! Yahu arkadaşlar, ilgili makamlar, kural hatası ‘var’, veya ‘yok’, açıklayın, neden çekiniyorsunuz? Nerede kaldı şeffaflık? Ligin üstü de, altı da karışık, bir an önce kararı açıklamak zorundasınız, bu rötarlı davranışınızın, yarışmayı olumsuz etkileyeceğini sizler de bal gibi biliyorsunuz! Ortada bir hata mı var, bekletmeden cesaretle doğru kararınızı verin, ürkmeyin! Yoksa senaryolara çanak tutarsınız, ligin tadını-tuzunu kaçırırsınız!

Köprünün altından daha çok su akar!

Sivasspor’un sürpriz puan kayıpları, zirve hesaplarını allak-bullak etti, kartlar yeniden dağıtılmaya başlandı. Yedi takımlı zirve yarışına tanıklık ediyoruz, böylesi tabloda hiç kimse ‘biz şampiyonuz’ diyemez. Dört büyük takım zirvenin pek uzağında değil, üç puanlı sistemde, makas çabuk kapanır! Kuşkusuz bu yarışın en büyük belirleyicileri Sivas, Başakşehir ve Alanyaspor olacaktır. Üç takımın da etkili oyuncuları var, iyi de futbol oynuyorlar, büyüklere kafa tutuyorlar. Dememiz o ki, hiçbir takımın işi kolay değil...
Puan cetvelinin altı da oldukça karışık, lige tutunma mücadelesi kızışıyor. Ankaragücü, Kasımpaşa ve Kayserispor kırmızı hattalar! Kayserispor’un da dipten kurtulması, çıkış yakalaması imkansız değil... Ama görünen köy de kılavuz istemez, teknik adam enflasyonuna rağmen, kötü oynuyor, moral açıdan çökmüş durumda. Haaa sadece üç takım mı kırmızı çizgide! Antalya, Konya, Gençlerbirliği de düşme korkusunu hissediyor.