Yabancı değil, Mehmet Aurelio!

Mehmet Aurelio... Kızlarının adı Aylin ve Ayla. Eşi tam bir Türkiye sevdalısı, çaya düşkünlüğünü bilmeyen yok.
Evet, Brezilyalı Aurelio ülkemizdeki başarılı futbol kariyerinin ardından Türk vatandaşlığına geçti, Mehmet ismini aldı, 37 kez A Milli Takım forması giydi. Kariyerine bakıyorum; ilk kulübü Trabzonspor’da 2, en iyi dönemini geçirdiği Fenerbahçe’de 5, Real Betis ve Beşiktaş’ta ise 2’şer sezon oynadı.
Yani Mehmet Aureilo’ya, “yabancı değil, bizden birisi” hatta “efsane” dersek abartmış olmayız. Kendi döneminin en başarılı defansif orta sahalarından biri olduğunu da hatırlatalım. Tekniği, mücadelesi, enerjisi müthişti...
Efendim, Fenerbahçe Yönetimi, Mehmet Aurelio’yu yardımcı antrenör olarak göreve getirdi, valla harika bir tercih.
Çünkü, ülkemizi ve takımları iyi tanıyor, artı Brezilya piyasasını iyi biliyor, ülkesinde de çok seviliyor... Valla bundan yıllar önce Rio’da düzenlenen Scorex Fuarı’na katıldım... Mehmet Aurelio, Alex de Souza ve Rüştü Reçber de fuarda yer almıştı... Orada 8 günlük süreçte Brezilyalı spor severlerin, Mehmet Aurelio’ya inanılmaz ilgi gösterdiklerine tanıklık etmiştim.
İşin özeti, Mehmet Aureilo, Türk futbolunun yanı sıra Brezilya’daki oyuncu pazarını da iyi biliyor. Kadrodaki Brezilyalı oyuncular Luiz Gustavo ve Jailson için de büyük şans. Sarı-Lacivertli ekibe önümüzdeki dönemde büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Bu nasıl çelişki!
TFF ne diyor, “12 Haziran’da lig başlayacak”... Üstelik 18 takımın da bu tarihe onay verdiğini duyuyoruz, buraya kadar sıkıntı yok.
Ancak 7 kulüp, “Oynayalım ama bu sezon küme düşme olmasın” çıkışı yaptılar, hatta ligin yeni sezonda 21 takımla oynanmasına da yeşil ışık yakmışlar! Bu 7 takımın düşme korkusu var ya, tüm telaş ondandır! Ne var ki, bu kez 11 kulüp, karşı tavır aldı!
Adama sormazlar mı, hem oynanmasını istiyorsunuz, hem de düşmenin kaldırılmasını. Bu ne yaman çelişkidir!
TFF ne diyorsa o arkadaş! Üstekiler, alttakiler, herkes kaderine razı olacak!

Sürekli iletişim
Efendim, TFF Sağlık Kurulu, kulüp doktorlarıyla sürekli temas halinde, video konferans yapıyorlar. Bu virüsle ilgili, “Virüs konusunda kulüp doktorları sorumlu” gibi bir söylem var, bu da doktorlar arasında rahatsızlık yaratmış... Rahat olun, elbette sorumluluklarınız var bir tıp adamı olarak... Nedir o? Takımda virüse yakalanan oyuncu veya çalışan varsa ki, keşke hiç olmasın, anında Sağlık Bakanlığı’na bildireceksiniz, rutin testleri ihmal etmeyeceksiniz, hepsi o kadar. Eee bu da sizin göreviniz.

Kuş yuvadan uçar, gider!
Beşiktaş’ta Gökhan Gönül’le ilgili yazılan-çizilenlere takıldım bu aralar! Arkadaş, Gökhan Gönül iyi bir profesyonel, yaşına-başına bakmayın, birçok genç oyuncuya taş çıkartır, taş!
Kalacak mı, Fenerbahçe’ye yeniden rotayı kıracak mı, bilemiyoruz! Tamam ortada bir virüs gerçeği var, her şeyi allak-bullak etti! İç hatlarda tüm kulüp yönetimleri ne yapacaklarını şaşırdılar, haksız da sayılmazlar. Ancak bu mazerete sığınarak, iç transferde sözleşmesi biten oyuncularla, hadi yüz-yüzeyi geçtik, telefonla konuşma şansınız da mı yok? Öyle transferi sezon sonuna bırakırsanız, bir bakmışsınız ki, kuş yuvadan uçup gitmiş! Neticede futbolcular da haklı, çünkü onlar da gelecek hesaplarını yapmak, rotalarını belirlemek zorundalar, malum ekmek parası.

Maske, mesafe hepsi bu kadar!
Koronavirüsün dünyayı kasıp kavurduğu şu günlerde, doğal olarak televizyonlarda bilim insanlarının uyarılarına kulak veriyoruz. Neticede insan sağlığı söz konusu olunca, akan sular duruyor.
Tüm dünyada bilim insanları, aşı üzerine yoğunlaştılar... Ne var ki, aşının ne zaman bulunacağı bilinmiyor, hatta ‘olmayacağını’ bile savunanlar var.
Görünen o ki, bu virüsten korunmanın yalnızca iki yolu var; biri ‘maske’ diğeri, “sosyal mesafe”... Başka alternatifimiz yok.
Ne var ki, sosyal mesafeyi geçtik, bazı insanlarımız yapışık kardeş gibiler! Bir karış maskeyi kullanmayı beceremiyoruz arkadaş! Doktorlar, virüsün solunum yoluyla geçtiğini söylüyorlar, uyarıyorlar, maske takanların çoğunun burunları açıkta!
Bakın bu maske uzun süre daha bizim adeta yaşam biçimiz olacak.
2002 Dünya Kupası finallerini yerinde izledim, Güney Kore ve Japonya hattında adeta mekik dokuduk... Taaa o yıllarda Uzak Doğulu insanların maske kullandıklarını gördüm. Kaldı ki, ülkemize gelen Uzak Doğulu turistelere bakın, maskesiz insan göremezsiniz. Bilmem anlatabildim mi?
Sokağa çıkmak yasaklanıyor, gelin görün ki, bu süreçte kurallara uymadıkları için ceza yiyenleri görüyoruz! Yahuuu arkadaşlar, ne sabırsız insanlarsınız, cezalar da az-buz değil, asgari ücretin bile üstünde, farkında mısınız?

Sergen hocaya malzemeyi verin
Sergen Yalçın hocamızı fazla anlatmaya gerek yok, içinden ne geçiyorsa, diline yansıtır, çekinceleri asla yoktur... Yalanla, dolanla işi olmaz. Bir söyleşisinde ne diyor Yalçın, “Bizi izleyenler işte Beşiktaş bu diyecek”... İçinden geçiyor, bu oyunu da iyi biliyor. İyi futbol, kaliteli oyunculara endekslidir... Tabii ki, böylesi bir kadro para-pulla ilintilidir ki, Sergen hoca da bunun farkında, saklamıyor... Ama kişisel olarak onun usta bir aşçı olduğunu biliyorum, yeter ki elinin altında iyi malzeme olsun.

Güzel sözler
“Kimseye bir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.”
SOKRATES