Süper Lig’in zirvesine bakıyorum; lider Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı... Karadeniz Fırtınası yarışta büyük avantaj sağladı, yoluna devam ediyor.
Bordo-mavili ekibin en yakın takipçisi yine Anadolu’dan Konyaspor, teknik direktörü de İlhan Palut hocamız... İstanbul’un üç büyüklerini ne siz sorun, ne de biz söyleyelim! Zirve onlar için hayal ötesi! Fenerbahçe ve Beşiktaş klasmana girmenin uğraşı içinde! Galatasaray mı, o da can derdinde!
Rotayı yeniden başa çevirelim, Abdullah Avcı ve İlhan Palut’un başarılı olmaları açıkçası bir yerli hoca hayranı olan bana keyif veriyor, onlarla gurur duyuyorum.
Biliyorum ne zaman yerli hocaları kantara çıkarsam, sosyal medyada yorumlarımı takip eden bazı fotoğraflar beni adeta yaylım ateşine tutuyor. Valla hiç de umurumda değil! Ortada bir gerçek var, kimse güneşi balçıkla sıvayamaz!
Pereira geldi de ne oldu, arkasında ‘enkaz’ bıraktı, toparlamak görevi de İsmail Kartal hocamıza kaldı! Valla İsmail hocamızı sever, sayarım, adam gibi adamdır. Hele hele onun Fenerbahçe sevdasını asla tartışmam. “Git” diyorlar, gidiyor, “gel” diyorlar, geliyor! Onun Fenerbahçe sevgisini parayla pulla ölçemezsiniz.
Görünen köy kılavuz istemez, İsmail hoca ile Fenerbahçe’nin havası, suyu değişti, futbol olarak da kıpırdanma var. Pereira ne istediyse hep aldınız eyyy yönetim, İsmail hoca sol bek istiyor, elinin altında bir Novak var, sakatlandı alternatifi yok. Haa bir de pivot forvet istiyor anladığım kadarıyla, ama sol bek şart.
İstanbul’un diğer büyüğü Beşiktaş ise sezon sonuna kadar tıpkı İsmail Kartal gibi, Önder Karaveli’ye teslim edildi, ikisinin de yolu açık, şansı bol olsun. Ha gayret, yalnız değilsiniz, en azından ben varım!

Aslan nereye koşuyor!

Fatih Terim ayrıldı, yerine Torrent geldi, üç maçta ‘sıfır’ çekti!
Vahh Galatasaray vahh!  Avrupa’ya açılan pencerenin yerinde yeller esiyor bu sezon. Aslan dış hatlarda yoluna devam ediyor, iç hatlardaki hali feci, kırmızı hattın kenarlarında dolaşıyor!
G.Saray’ın bugünkü negatif fotoğrafında birçok faktör var:
Bir numara kadro mühendisliğidir! Eğri oturacağız, doğruyu söyleyeceğiz arkadaş... Yani ‘Fatih Terim gitti, böyle oldu’ deme yanlışlığına kimse düşmesin... Kadro oluşumunda taaa başa dönersek, doğruyu buluruz!
Açıkçası Terim ile gelen bir süreçtir kadro mühendisliği... Seçime birlikte girdiniz, kadroyu birlikte oluşturdunuz! Başkan Burak Elmas dağılmış durumda, keza yönetim! Takım da aynı kulvarda, kasa ise ekside! Mayıs ayında seçim sesleri giderek artıyor...
Eee bir de mart ayında mali genel kurul var ki, oradaki tabloyu görür gibiyiz! Elmas ve arkadaşlarını zor bir sınav bekliyor! Başkan mali genel kurula olağanüstü seçim kararıyla giderse ki bu olasılık fazlasıyla var, hiç şaşırmam!

Batshuayi çabalıyor ama Pjanic’in hiçbir katkısı yok

Futbolda kötü oynarsınız, üretemezsiniz, yenilirsiniz, kimsenin gıkı çıkmazı... Gelin görün ki Beşiktaş özellikle Rize ve Malatya maçlarında asla kötü oynamadı, tam tersi hem iyi mücadele etti, hem de sayısız gol pozisyonu üretti.
Her iki maçta Kartal ikiyi bulabilse, inanın tarihi skorların ortaya çıkması işten bile değildi! Ancak o top çizgiyi geçmediği sürece sizin güzel oyununuza kimse bakmaz, puan kayıplarını öne çıkarır, eleştiri yağmuruna tutulursunuz.
Gelibolu’da çarşıda dolaşırken, Beşiktaş sevdalılarının bitmek tükenmek sorularıyla karşılaşıyorum şu sıralarda. Dilim döndüğünce yanıtlıyorum, ama beni de yoruyorsunuz eyyy futbolcular! Onca kaçan gol pozisyonlarının adını ne koyacağız, şanssızlık mı, beceriksizlik mi? Hadi 1-2 tanesi şanssızlık diyelim, direkten dönenleri de es geçelim.
Ya diğerleri?
Valla hiç mazaret falan üretmeyin, beceriksizliktir bunu adı, lamı-cimi yok! Batshuayi’ye kızanlar da var, övenler de. Ben olumlu bakanlardanım. Belki gol atamıyor, ama Kartal’ın en çalışkan, en mücadeleci oyuncusudur bana göre. Atamıyor ama asist yapıyor, en azından yan gelip, birileri gibi yatmıyor!
Sokaktaki dostların en çok dert yandığı isim ise büyük umutlarla getirilen Pjanic! Onların eleştirilerine sonuna kadar katılıyorum, takıma hiçbir olumlu katkısı yok bu arkadaşın!
Gelelim yeni sezon yapılanmasına... Yönetim bu konuda startı çoktan aldı, öncelikle Ümraniye’deki kabarık kadroyu indirmenin hesapları içinde. Nsakala, Douglas, Lens ve Ljajic başlı başına sorun, hiç kimse gitmiyor! Tabi ki gitmezler, yan gelip yatıyorlar, paralarını da tıkır-tıkır alıyorlar! Yönetim bu sorunu çözdüğü anda ki mecbur, yeni isimlere yönelecek.