Yerliler yine zirvede yabancılar nerede?

Bu köşemde veya katıldığım televizyon yayınlarında sürekli ‘yerli’ hocalarımızı savunduğum için beni eleştirenlere, en güzel yanıtı saha içinde yine onlar verdiler. Ne ırkçıyım, ne de yabancı düşmanıyım, artı hümanistim. Rakamsal gerçekleri savunmamdan doğal ne olabilir, eyyy beni eleştirenler!

Sağ olsunlar, yerli hocalarımız benim yüzümü bir kez daha kara çıkarmadılar, onlara teşekkür ediyorum, yolları açık, şansları bol olsun. Şimdi lafı eveleyip gevelemeden dönelim rakamsal gerçeklere ve yerli hocalarımızın başarılarına:

- Abdullah Avcı, Trabzonspor’u 38 yıl aradan sonra şampiyon yaparak, o bitmez tükenmez hasrete son verdi, Devler Ligi’ne aday oldu, helal olsun.
- İsmail Kartal, 5. sıradaki Fenerbahçe’yi devraldı ve 2. sıraya getirdi. Fenerbahçe, İsmail Kartal ile ligin en çok gol atan takımı oldu.
- İlhan Palut, 4 yıl sonra Konyaspor’u Avrupa’ya taşıdı. Artı sezon boyunca zirveyi kovalayan tek takım oldu, o kulvara heyecan kattı, alkışı hak etti.
- Emre Belözoğlu, küme düşme hattında aldığı Başakşehir’i o kritik hattan çıkardı. Takımını Avrupa’ya taşıması başarıların en büyüğüdür.
- Nuri Şahin, Antalyaspor ile 15 maç üst üste kaybetmeyip rekor kırdı, oynattığı futbolla herkesin beğenisini kazandı.
- Volkan Demirel, ilk hocalık deneyiminde Karagümrük’ü Avrupa’yı zorlayan bir takım haline getirdi.
- Sami Uğurlu, 11 puanı olan Kasımpaşa’ya devraldıktan sonra 53 puanla kulüp rekoru kırdırdı

İşte yerlilerin karnesi, bakalım o yabancı savunucuları bu gerçeklere ne diyecekler!

İyi ki varsınız, iyi ki yerlisiniz, sizin başarılarınızla gurur duyuyoruz, aman nazar değmesin.

GÜZEL SÖZLER

“İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün”
DORIS LESSING

Bursa ve Kocaeli herkese ders olsun

Futbol birçok yönüyle entresan oyundur... Ne zaman, ne olacağını hiç kimse kestiremez, sürprizler bolcadır bu kulvarda. Öyle ki bazı olumsuzlukların önüne geçmek isteseniz de başaramazsınız.
Bakın 2010 yılının Süper Lig şampiyonu Bursaspor önce lige veda etti. Gelecek sezon ise 2. ligde mücadele edecek. Kırk yıl düşünseniz aklınızdan geçer miydi böylesi bir tablo! Türkiye Kupası’nı 2 kez müzesine taşıyan Kocaelispor’a ne demeli? O da Bursaspor’la aynı kulvarda yarışacak.
İki köklü kulüp, iki ekonomisi güçlü kent. Sadece ekonomisi değil elbette, taraftarları da öyle az-buz değil. Bursaspor’da birçok futbolcunun kenti terk ettiği yazılıyor. İki kulüp de ekonomik anlamda zor günler yaşıyor.
Yazık, gerçekten çok yazık, Türk futbolunda yıllarca ses getiren bu iki köklü kulübün yaşadığı tablo gerçekten çok dramatik.
Eee futbol böyle bir oyun. Ekonomik anlamda ayaklarını yorganına göre uzatmayan her kulüp bu sonu yaşamaya mahkumdur!

Ismael’i bekleyip göreceğiz

Beşiktaş’ın kadrosuyla, Süper Lig’de bulunduğu konum asla örtüşmüyor! Bunun temelinde birçok faktör sayabiliriz. En büyük sıkıntı teknik direktör konusunda yaşanan gel-gitler...

Özellikle Sergen Yalçın’ın ‘pes’ ederek, takımdan ayrılması yönetimin de hesaplarını alt-üst etti. Yönetim, teknik direktör konusunda rotayı altyapıya çevirdi ve çareyi Önder Karaveli’yi göreve getirmekte aradı. Ne var ki, Karaveli de bu kötü gidişata engel olmadı. Karaveli’nin görevi bırakmasında yönetimin hiç baskısı olmadı, kendi tercihiydi, bunu da hatırlatalım.

Başkan Ahmet Nur Çebi ve yönetim uzun araştırmalardan sonra Valerien Ismael’i göreve getirdi. Ismael önce sistemi değiştirdi, üçlüye döndü, Ümraniye’de kamp kurdu, Kartal’ın vitesini yükseltmeye çalıştı, gelin görün ki sürpriz puan kayıpları nedeniyle klasmana dahi giremedi.

Ismael ile ilgili negatif bir düşünceye sahip değilim, neticede yeni geldi, en azından ligimizi tanıdı, bu da onun için avantajdır. Demem o ki, onun da tıpkı diğerleri gibi zamana gereksinimi var, bekleyip, göreceğiz.

Jesus doğru söylüyor

Ohhh be, nihayet Jorge Jesus, Fenerbahçe ile anlaştı, bizler de rahat bir nefes aldık! Ha geldi, haaa gelecek diye yazmaktan bıkmıştık! Ünlü çalıştırıcının bazı sözlerini anımsıyoruz ve değerli buluyoruz:

“Takımlar sadece kazanmamalı. Aynı zamanda gösterişli ve çekici futbol oynamayı da önemsemeli. Galibiyet hiçbir zaman yetmez. Seyircilerden yüksek bir not almak, sanatsal oynamak ve galibiyeti her şeyiyle hak etmek önemlidir. Futbol bir şovdur ve şov gibi oynanmalıdır.”

Gururumuzsunuz

Hafta sonu potada ve filede ülke takımlarımız büyük başarılara imza attı. Anadolu Efes, üst üste 2. kez Euroleague kupasını kazandı, ülke olarak ayağa kalktık. Vakıfbank yine boş durmadı, CEV Şampiyonlar Ligi’nde 5. kez şampiyonluğa ulaştı. Sadece filede değil, ringlerde de kadınlarımız tarih yazdı, 5 altın madalya kazandılar, gurur kaynağımız oldular. Hepinize helal olsun, durmak yok, devam...