Geri Dön

Bülent Yıldırım: Samimi olmak gerekirse hakemlerimiz başarısız

FIFA kokartlı eski hakem Bülent Yıldırım spor gündemi ve corona virüs salgını ile ilgili Skorer'e özel açıklamalarda bulundu.

Bülent Yıldırım: Samimi olmak gerekirse hakemlerimiz başarısız

NERGİS AŞKIN / SKORER ÖZEL

FIFA kokartlı eski hakemlerimizden Bülent Yıldırım, dünyayı etkisi altına alan ve salgın haline gelen corona virüsün spora yansımalarını Skorer'e anlattı.  

İşte Yıldırım'ın sorularımıza verdiği yanıtlar:

Nergis Aşkın : Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Neredeyse hayat durdu tabii aynı zamanda liglerde durduruldu şu an korona virüs sebebi ile siz ne söylersiniz bu durum için.

Bülent Yıldırım : Öncelikle tabii ki futboldan konuşmak çok güç. Buradan tüm büyüklerimizi saygıyla anmak istiyorum. Onun dışında sağlık sektöründe şu an evdeki yaşam konforumuzu sağlayabilmek için çalışmak zorunda olan tüm emekçilere ve sağlık çalışanlarına çok teşekkür ediyor ve saygıyla selamlıyorum. Her şeyden önce büyüklerimizi ve sağlık sektöründe çalışanları korumamız lazım. Zaten sağlık çalışanlarımızı canla başla çalışıyorlardı şu an hayati risk ile çalışıyorlar. Allah onları korusun. Hepsine kolaylıklar diliyorum. Futbola gelecek olursak bu sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın problemi. Yeni erteleme raporlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bizim ligimizde 8 hafta kalmıştı. 34 haftanın 8 haftası çok çok önemli haftalardı. Ligin yüzde 30’uydu neredeyse. Bu yüzde 30’luk dilim büyük bir ekonomik kayba yol açacaktır. Futbolda da büyük bir kaos söz konusu. Yeni bir futbol düzenine gireceğimizi düşünüyorum ben. Dolayısıyla federasyon burada devletin alacağı kararlara uymak durumunda. Bunun dışında düzenleyici kuruluş olarak FIFAve UEFA var. Orada da krizle ilgili çok ciddi çalışmalar yürütülüyor. Bir fon bulunmaya çalışılıyor. Yurt dışı medyasından takip ettiğim kadarıyla şu anda tek düşünülen şey futbolcu ve teknik adam kontratlarının son resmî maça kadar geçerli olması üzerinde bir uğraşı söz konusu. Liglerin farklı tarihlerde başlamasına çok sıcak bakılmıyor. Futbolda bir şeyler söylemek için çok erken. Dünya Sağlık örgütünün verileri , sağlık bakanlığımızın verileri gündemde. Bunların hepsinin aynı aynı değerlendirilmesi gerekilecek. Dolayısıyla ben Türkiye’de kararın verilmesi için çok erken olduğunu düşünüyorum. 

N.A. : Siz nasıl önlemler alıyorsunuz ? Eski bir hakem olarak şu an ligdeki hakemler için ne önerilerde bulunursunuz ? 

B.Y. : Eski bir hakem olarak hakem arkadaşlarıma şunları söyleyebilirim. Hakemler özel insanlardır. Çoğu insan bunu değerlendirmiyor. Zaten 52 haftanın 50’sinde idman yapmakla mükellef bir insan grubundan bahsediyoruz. Bu insan grubu bildiğiniz günümüzde atlet yani haftanın beş günü çalışan insanlar. Dolayısıyla fiziksel anlamda ne gerekiyorsa üzerlerine düşen her şeyi yapacak tecrübeye sahip insanlar. Burada benim için onların fiziksel durumlarından ziyade mental durumları daha önemli. Çünkü bu insanlar rutin dışına çıktılar. Hareket özgürlükleri kısıtlandı. Depresiflik veya endişe görebiliriz. Mental anlamda kendilerine bakmaları çok daha önemli diye düşünüyorum. Yaşı ileri olan hakemlerimizin daha çok dikkat etmeleri lazım. Öz disiplinden taviz vermemeliler. Bence bu kendi değerlerini ve maç analizlerini yapmaları için aynı zamanda bir fırsat oldu. Zaten ligde son haftalarda mental anlamda sallanıyorlardı. Bence dinlenmek onlara da iyi gelecektir. 

N.A. : Hocam biraz futbol konuşalım tabii size klasik bir soru soracağım. VAR sistemi halkındaki düşünceniz nedir ? 

B.Y. : Öncelikle VAR’ın bir nimet olduğunun altını çizmek lazım. Biz bu geçiş dönemlerinin tamamında hakemlik yaptık. Bizli bayrak ilk teknolojik gelişmeydi. Ondan önce yardımcı hakemin bayrak kaldırıp kaldırmadığını bakmazsanız göremiyordunuz. Kolunuza önce bir bip takıldı. Daha sonraki aşamada telsiz sistemi geldi. Daha öncesinde yardımcı hakeme bir şey sormak için yanına kadar koşup birebir sormanız gerekiyordu. Şimdi artık telsiz iletişimle bulunduğunuz yerden iletişim kurabilecek hale geldiniz. Daha sonraki aşamada VAR geldi. VAR’ın en büyük katkısı, siyah ve beyaz denilen ve hakemleri cidden zora sokan büyük hataların, spekülatif hataların önüne geçmek. Hakemlerin kariyerlerini korumak anlamında çok ciddi katkısı olduğunu düşünüyorum. Şu dönemde hakemlik yapmak VAR’ı doğru kullanırsanız daha kolay. İyi işliyor mu dersek daha henüz 2 sezondur olan bir sistem. Dolayısıyla hem buna futbol felsefesi anlamında insanların alışması hemde saha içi aktörlerin alışması anlamında bir zamana ihtiyaç vardı. Geçiş süreci devam ediyor bence öyle bakmak lazım. Ama Türkiye’de asla iyi işlediğine inanmıyorum. Kimse bana bunu inandıramaz. Çünkü şöyle bir fark var burada. Günümüz jenerasyonunu ya da futbolunu kusura bakmayın ama eski mantıkla yorumlayamazsınız. Hiç VAR’da bulunmamış, kulağına telsiz takmamış insanların idareciliğinde bu işin iyi kullanılma şansı yok. Evrensel olarak bunu kabul etmemiz lazım. Hakemlik kurumunuzda, federasyonunda bazı şeyleri ele alış biçiminde çok radikal değişikliklere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu yeni futbol düzeninde de bunlar değerlendirilecektir diye düşünüyorum. 

 N.A. : Geldiğimiz haftaya kadar Süper Lig’de en başarılı bulduğunuz bir hakem var mı ? 

B.Y. : Samimi olmak gerekirse genel anlamda bu sezonun başarısız gittiğini düşünüyorum. Gerek saha atamalarından gerek VAR atamalarına ciddi uyumsuzluklar olduğunu düşündüm. Kendini geliştirmeye çalışan, biraz daha ön plana çıkan bazı genç isimler var. Yalnız onlar içinde şu an fark yarattı diyecek bir isim göremiyorum. Çalışmaya devam etmelerini tavsiye ediyorum. 

N.A. : Bu sezon Anadolu takımları da şampiyonluk yarışına katıldılar. Her seferinde konuşuluyor Anadolu takımları şampiyon olamaz diye. Eğer ligler devam ederse Anadolu takımlarından birini şampiyon görebilir miyiz ? 

B.Y. : Bu artık İstanbul dışına çıktı aslında. Bu anlamda bu bir isyansa tırnak içinde bunu ilk başaran Trabzonspor oldu. Aynı söylemler devam ederken Bursaspor bu şampiyonluğu gerçekleştirdi. Günümüze baktığımızda da yeni futbol düzeninde aradaki o eski teknik farklar yok. Artık bu çağda kurumsal olarak bir kulübü iyi yönettiğiniz o iletişimi iyi sağladığınız zaman başarılı olmama şansı yok kulüplerin. Şampiyonluk kimsenin tekelinde değildir. Önümüzdeki dönemlerde şu da çıkacak futbolcular artık yüksek bedenlerdeki bonservislerle transfer olamayacak. Ben de diyorum ki zaten kusura bakmasınlar çok astronomik rakamlar dönüyordu futbolda. Küresel olarak baktığımızda bunun normalleşmesi şarttı zaten. Aşama aşama futbol kendini bulmak zorunda. 

Bülent Yıldırım: Samimi olmak gerekirse hakemlerimiz başarısız

 

 

Fatih Terim'den immün plazma bağışı çağrısı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber