Ağaoğlu’nun önceliği Trabzonspor olmalı!

"Bir koltukta iki karpuz olmaz” demiş atasözü.ir koltukta iki karpuz olmaz” demiş atasözü.Ahmet Ağaoğlu’nun ise üç karpuzu var.Trabzonspor, Kulüpler Birliği Vakfı ve Golf Federasyonu başkanlığı.Gerçekten kolay değil.  Hepsinin hakkını verebilmek için 48 saat mesai gerek. Bu ise insanın doğasına aykırı.Ağaoğlu’nun Trabzonspor’da bir misyonu var. Belki de en önemlisi bu; yani şampiyonluk. Camianın da ondan beklentisi belli.Kulüpler Birliği bence angarya. Radikal işler yapmayı planlıyor ama, çok yıpratıcı bir konumda. Ha desen karşına on tane engel konur. Her kafadan bir sesin çıkması  cabası. Geçmişe bakın, en kudretlisi dahi duvara tosladı, vazgeçti.Futbolun sorunları kısa vadede çözülemez. Kulüpler yasası, Futbol A.Ş. , Merkez Hakem Kurulu’nun yeniden yapılanması gibi konular, sadece paydaşları ilgilendirmiyor.Siyasetten hukuka, muhatabı çok. Üstelik görüş birliği de yok. Ne kadar iyi niyetli olursanız olun, bazı noktalara dokunursanız eliniz yanar!O zaman enerjinizi doğru yere yönlendireceksiniz..Ömür’e destek!Bordo-mavili ekip doğru kadro yapılanmasıyla şampiyonluğun en ciddi adaylarından biri. Abdullah Avcı sakatlıklar veya cezaları kafasına takmıyor.Ama bazı isimler var ki, deyim yerinde ise yeniden kazanmak gerek. Bunlardan biri Abdülkadir Ömür.Başkan Ağaoğlu ondan ümitli. Son dönemlerdeki inişli çıkışlı performansının düzeleceğine inanıyor. Ve oyuncusuna, bazı taraftarın aksine sahip çıkıyor.Geçen gün sohbet ederken konu Ömür’e geldi; “Çok daha iyi olacak. Abdullah hoca özel ilgileniyor. İşin para kısmında değilim, Ömür’ü eski günlerine döndüreceğiz” dedi.Evet; bir başkanın sorumlulukları arasında oyuncularına baba şefkati ile yaklaşmak ve pozitif ayrımcılık yapmak da var.Ağaoğlu yılların spor insanı. Dümeni futbola kırdı ise, önceliğinin koşulsuz Trabzonspor olması gerek.

Yandı gülüm keten helva!..

Döviz kurlarında her gün yeni bir rekor kırılıyor.
Ülke ekonomisi adına kaygı verici bir durum. Cebimizdeki TL sürekli eriyor.
Ya futbol?..
“Millet geçim derdinde, bize ne futboldan” diyen olabilir. Haklıdır da.
Lakin bu ülkede fakiri zengini, yaşlısı genci, kadını erkeği milyonlarca insan bir futbol topunun peşinden koşmuyor mu?
Harçlığından artırıp bilet alan da var, paraya kıyıp loca tutan da.
Kurdaki bir kuruş artış, kulüplere inanılmaz yük getiriyor.
Yabancı cenneti Türkiye’de sözleşmeler dolar veya euro üzerinden yapılıyor. Elin oğlu İstanbul’da geçen ay 5 bin euro harcadı ise bu ay 4 bin ayıracak!
Kulüpler kara kara düşünüyor. Gelirlerinin -yayın hariç, o da sabitlendi- tümü Türk lirası üzerinden.
Giderlerinin ise yüzde 90’ı döviz bazında. Doların kılı kıpırdasa, kasaya eksi yazıyor.
Geçen yıl 7 lira olan Amerikan para birimi, şimdilerde 9 lirayı aştı. 8.5 olan euro, 10.5’a çıkmış. Aradaki fark yüz milyonlarca lira zarar demek.
Öngörülemeyen bu yükseliş, kulüpler için çöküş anlamına gelebilir. Bu ülke yurttaşı bilir; borcu borçla kapatmanın sonu yok.
O halde?..
Değerinden fazla etmeyen transferler bitecek. Milyonlarca euro bonservis bedeli ödenmeyecek. Menajer tuzaklarına düşülmeyecek. Yarışmacı olacağım diye hesapsız harcamalar yapılmayacak. Tazminat rezilliklerinin önü alınacak. Herkes kendi vergisini ödeyecek.
Yoksa mı?
Önce tahtalar kapanır, sonra FİFA ve UEFA tepenize biner.
Ne demişler; kendi düşen ağlamaz!

VAR da var mı?

Türkiye Futbol Federasyonu gelecek sezon 1. ligde de Video Asistan Hekemliği uygulamasına geçileceğini açıklamıştı.
Ülkemizde çok tartışılan VAR kapsamının genişlemesi bir çok sorunu da beraberinde getirecek.
1. ligdeki statların fiziki yapısından söz etmiyorum bile. O ayrı bir maliyet. Yayıncı kuruluşun geleceği de belirsiz...
VAR kadrosu haftada toplam 18 maça nasıl yetecek? Bu, asgari 36 VAR ve AVAR hakemi demek.
Henüz doğru dürüst bir VAR ekibi oluşmamışken, bu yük nasıl kaldırılacak?
Sorular bitmez. Ama Merkez Hakem Kurulu süreci hızlandırmak, TFF verdiği sözün arkasında durmak zorunda.
“Yaptım oldu” projelerinin sonu malum!

Rekabet iyidir!

Türk basketbolunun uluslararası arenada duraklama dönemine girdiği ortada.
Başarısızlık varsa herkes kendini sorgulamalı. Gerekirse değişime gidilmeli.
Basketbol Federasyonu, gelecek ay seçimli genel kurul yapacak. Mevcut Başkan Hidayet Türkoğlu’nun yanı sıra Erman Kunter ve Harun Erdenay başkan adaylıklarını açıkladı.
Futbol camiası kızmasın; onlar uzun zamandır “tek adaylı seçime” alışıklar.
Basketbolda kalite her zaman bir tık fazladır. Dolayısıyla rekabetin olması da güzeldir. Koltuklar kimsenin tapulu malı değil.
Siyasi baskılardan uzak, demokratik bir seçimin basketbolumuza büyük yarar sağlayacağını düşünüyorum. Her şey saydam olmalı. Üç aday da birbirinden değerli.
Vakti geldi ise, kulüplerimizin özgür iradelerini kullanması ve yeni bir soluk aramasından doğal ne olabilir ki?
Gidene teşekkür edilir, gelene destek verilir, başarılar dilenir!

Değişmen gerekir!

“Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır. Çünkü anlarsan değişmen gerekir...” Peyami Safa