Trabzon ikinci viteste

13 Ağustos 2022

İstanbulspor’u deplasmanda yenerek lige iyi bir başlangıç yapan son şampiyonun futbolunu beğenmediğimi ifade etmiştim. Dolayısıyla o maç, Trabzonspor’u değerlendirmek için ölçü değildi benim için. Rakip güçsüz, bordo-mavili takım etkisiz, futbol yavandı.
Hatayspor sınavı ise bordo-mavili ekibi salı günü oynayacağı Kopenhag maçı öncesi daha sağlıklı tartmak açısından önemliydi.
İlk yarıda tıpkı geçen hafta olduğu gibi pozisyon üretmekte zorlandı ev sahibi ekip. Konuk takımın hücuma çıkarken kaptırdığı topları hızlı kullanamayınca savunmadaki açıkları değerlendiremedi. Sadece Bakasetas, Eren, Cornelius işbirliği ile ağları bulan vuruşu vardı ki, o da VAR incelemesinden döndü. Aynı Cornelius 29. dakikada Visca’nın ortasında iyi kontrol yapamayınca, kaleci Erce mutlak bir gole engel oldu.
Kısacası bu bölümde ağırlığını hissettiremedi Trabzonspor. Ofansif yönleriyle dikkat çeken Larsen ve Eren yeterince çıkamadı. Lakin Eren, ikinci yarıda daha çok inisiyatif kullanarak ciddi katkı sağladı. Bence en iyi transfer sol beki...
Orta alanda ise pas trafiği aksadı. Siopis ve Doğucan’ın topu bir an önce öne taşıma gayreti, hücum organizasyonlarını aksattı. Hamsik’in yokluğunda Bakasetas adından daha çok söz ettirmeliydi. Trezeguet solda beklentinin altında kaldı. Galiba Nwakaeme’nin ruhu o kulvarda dolaşmaya devam ediyor. Abdullah Avcı onu bu psikolojiden derhal almalı. Visca sakatlanarak çıktığı ana kadar eski günlerini arattı. Bu arada talihsiz bir sakatlık geçiren Boşnak oyuncuya geçmiş olsun diyorum. Umarım en kısa sürede sağlığına kavuşur.
İlk yarıda, akılda kalan en ciddi pozisyon, El Kaabi’nin harika röveşatasında, Uğurcan’ın müthiş bir refleksle gole engel olduğu andı.
Avcı ikinci yarıya Doğucan-Abdülkadir Ömür değişikliği ile başladı. Sanırım Abdullah Hoca oyuna girerken genç oyuncunun kulağına “Her yerde topu iste, aldın mı yapıştır” diye fısıldamış olmalı ki, sıkıntılı dakikalar başladığında takımını rahatlatan isim oldu Ömür. Ceza sahası dışından Erce’yi avlarken, gözü kenardaki Avcı’yı aradı.

Yazının devamı...

Şampiyonun mazereti var

6 Ağustos 2022

Trabzonspor, geçen sezonun şampiyonluğunu “Süper Kupa” ile taçlandırdıktan sonra, gözler elbette İstanbulspor maçına çevrilecekti. Kapalı kutu görünen ligin yeni ekibi karşısında alınacak üç puan, iyi bir başlangıç ve yaklaşan Kopenhag sınavı öncesi motivasyon olacaktı. Zor ama hedefe hizmet eden bir skor buldu Karadeniz ekibi.
Abdullah Avcı kadro konusunda sürpriz yapmadı. Lakin savunma kurgusunda kafasının netleşmediği belli... Hamsik dışında ideal bir takım sürdü sahaya. Gelecekte Dorukhan’ı daha verimli olacağı yerde kullanmayı tercih edeceğini düşünüyorum.
Bakın; her takıma, emeğine ve elde ettiği başarıya saygı duyuyorum. Ama Süper Lig gibi üst düzey bir organizasyonda mücadele ediyorsanız, belli standartları bulacaksınız. Alt yapınız sağlam, antrenman sahanız, nihayetinde mütevazı da olsa maçlarınızı oynayacağınız bir stadınız olacak. Ve en önemlisi, arkanızda duracak bir taraftar grubu. Yoksa bu oyunun figüranısınız. Karakter koyamazsanız, geldiğiniz yeri anımsarsınız.
İstanbulspor 17 yıl sonra geri döndüğü lige maalesef saydığım unsurlardan yoksun başladı. İki takımı tartıya çıkardığınızda kuşkusuz Trabzonspor ağır basıyordu. Kalite farkı net görüldü. Skoru belirleyen de bu detaylar oldu. Adı ve forması kazandı.
Skora “hadi” diyen sayıda Cornelius imzası vardı. Basit ama usta işi bir kafa vuruşu izledik.
Gücünü hissettirmek yerine, tedbirli oynamak rakibe göre değişir. Karadeniz ekibi öne geçtikten sonra vites artırmalı idi. İnisiyatif sende ise kullanacaksın. Trabzonspor hücum anlamında beklenenin altında kaldı. Kaleye atılan şutlar değil, ne kadar isabet sağladığın önemli. Dolayısıyla, Avcı’nın ekibi üretken olamadı. Sahada her anlamda üstün olmasına karşın, skor üretemekte zorlandı.
Yeni transferler Larsen ve Eren’in hücuma katkısı belli ki, giderek artacak. Kaliteleri anlaşıldı. Ama önlerindeki Visca ve Trezeguet ile uyum sağlamaları zaman alacak. Sürecin hızla ilerlemesi şart. Lig ve Avrupa arenası farklı. Yoksa canınız yanar.

Yazının devamı...

Kupa süper, futbol sıradan

31 Temmuz 2022

Adı Süper Kupa. Ya futbol? Skora bakıp aldanmayın. Sıradan bir lig maçı kalitesini aşamadı. “Sezon başı, takımlar henüz kıvamanda değil” masalına inanmayın. Nereden baksanız bir aydan fazla bir hazırlık dönemi yaşadı herkes. Haftaya lig başlıyor. Avrupa kulvarında temsilcilerimiz var. Her türlü sürpriz bizi bekliyor.
Trabzonspor ve Sivasspor için hedef müsabakalardan biri idi. Ve iki sahnelik bir oyun oldu. Son şampiyon cephesinden bakarsak; ilk yarıda duran toptan attığı gole kadar son derece etkisizdi. Savunma ile hücum hattı arasında büyük boşluklar vardı. Dolayısıyla bordo-mavili ekip bu bölümde pozisyon üretmekte zorlandı. Unutmadan, kimse yeni transfer Trezeguet’den bir Nwakaeme beklemesin. Yeteneği tartışılmaz ama onu topla buluşturmak şart.
Net söyleyeyim, ilk yarıda Sivasspor bu kadar çekingen oynamasa, orta sahayı bu denli kolay geçerken hücumda çoğalabilse, zor anlar yaşatabilirdi Trabzonspor’a.
Tamam, hata futbolun doğasında var. Lakin maça ortak olmak istediğin bölümde bunun affı olmaz. Sivasspor kalecisi Ali Şaşal yuvarlanarak gelen ortada topu elinden kaçırınca, Cornelius’a ikinci golü atmak kaldı. Rıza Çalımbay’ın takımının da direnci kırıldı. Böyle psikoloji içindeki bir rakibe karşı işiniz kolaylaşır. Larsen’in golü malumun ilanı oldu.
Sonrasında Trabzonspor sazı eline aldı, kolay pozisyon üretmeye başladı. Kupayı garantilediğini gören Abdullah Avcı’nın yaptığı oyuncu değişiklikleri, gardı düşen Sivasspor’u tam anlamıyla dağıttı. Ortaya da futbolu ile skoru örtüşmeyen bir sonuç çıktı.
Evet Trabzonspor’u ikinci kupası adına kutlamak gerek. Süper Lig ve Şampiyonlar ligi play-off maçları öncesi motivasyon oldu. Fakat bu başarı eksikleri görmemize engel değil. Tıpkı hakem Mete Kalkavan’ın performansı gibi. Kimse kusura bakmasın, ne takımlar ne hakemler tat verdi.

Yazının devamı...

Aydınus’u plaketle uğurlayın

23 Temmuz 2022

Bu ülkede hakemin sevildiğini, sayıldığını, arkasından iyi konuşulduğunu hiç duymadım.

30 yılı aşkın camianın içindeyim. Her kulüp, illaki hakeme bir kulp takar, eski maçlardaki hatalarını gündeme getirir, adı geçtiği vakit şikayet eder. Ülkemizde hakemliğin kaderidir, yazgısıdır.

Fırat Aydınus da onlardan biri. Türk hakemliğinde ilk kez talimat değiştirilerek görev süresi uzatılan isim oldu. Kadronun en kıdemlisi geçen sezon sonunda yaş haddinden “emekliye” ayrıldı.

Seversiniz sevmezsiniz. Futbolumuzun son 20 yılına damga vurmuş isimler arasında yer alır. Çok insan bilmez, “okumuş çocuktur”, Jeofizik mühendisliği mezunudur. Deli doludur, asidir, kafasına buyruk, biraz da tembeldir. Yıllarca taşıdığı FİFA kokartını kaybetme gerekçesi de biraz bunlara bağlıdır.
Aydınus, hakemlik kariyerini noktaladıktan sonra medyayı tercih edenler kervanına katıldı. Umarım tarafsızlığını bu kulvarda da korur. Yolu açık olsun.
Şimdi, Sabri Çelik MHK’sine naçizane bir önerim var. Hakemliğe hizmet etmiş her insan acıları, sevinçleri ve anıları ile uğurlanmayı hak eder. Bunu en iyi bilenlerden biri MHK üyesi Baki Tuncay Akkın’dır.

8 Mart hakem operasyonundan sonra çok gönül kırıldı. Böyle sürmemeli. Herkes hatalarından ders çıkarmayı bilmeli. Dolayısıyla küslükleri sona erdirmenin yolları var. Davet edin Aydınus’u 25 Temmuz’da başlayacak seminere, bir plaket ile teşekkür edin ve arkadaşları ile sarılarak vedalaşma fırsatı tanıyın.

Yazının devamı...

Parayı veren, düdüğü çalar!

16 Temmuz 2022

Hakem camiasının anlık durumu şöyle özetlenebilir; Serdar Tatlı’nın istifasından sonra 10 ayda üç kez Merkez Hakem Kurulu’nun atandığı, 8 mart operasyonu ile parçalanmış, insanların birbirine selam vermediği, kin duygusunun tavan yaptığı, maddi ve manevi olarak çökmüş, moralsiz bir topluluk.
Bu gerçeği federasyonun ve MHK’nin görmemesi mümkün değil. 20 gün sonra lig başlıyor. Hasar büyük, onarmak için olağanüstü önlemler almak, radikal kararlar vermek şart.
TFF başkanı Mehmet Büyükekşi’nin talimatı ile harekete geçen Sabri Çelik ve ekibinin önceliği, hakemler arasındaki husumeti bitirmek ve psikolojilerini düzeltmek olmalı.
Hakem ücretleri uzun zamandır yerinde sayıyor. Edindiğim bilgi, ciddi bir iyileştirme yapılacağı. Ülke koşulları dikkate alındığında artış yüzde yüzün üzerine çıkacak. Zam müjdesini 25 Temmuz’da Bolu’da yapılacak seminerde TFF başkanı Büyükekşi verecek. Hakemlerle ilk kez yüz yüze gelecek, mesajlarını iletecek, beklentilerini anlatacak. Ve Nasrettin hoca fıkrasındaki gibi, “Parayı veren düdüğü çalar; parayı biz verdiğimize göre, barış ortamına katkı sağlamayanın yolu açık olsun” diyecek. Bu kadar net!

Yabancı bilmecesi
Büyükekşi’nin yabancı hakem söyleminden sonra MHK, UEFA’yı bilgilendirecek değişim programı çerçevesinde 50 ülkeye talebini iletip, first ve elit kategorideki hakemlerin ülkemizde görevlendirilmesi konusunda görüş alacakmış.
Bazı çekincelerim var. Kendi ligleri oynanırken hangi federasyon en değerli hakemini bir başka ülkeye gönderir? Üst düzey hakemler Avrupa kupaları varken hangi şartlarda gelmeyi kabul eder? Hadi bir kaçı geldi diyelim, onları sadece dört büyüklerin kendi aralarında oynayacakları maçlarda görevlendirmek adaletsizlik yaratmaz mı? Anlaşmayı kabul eden ülke Türkiye’den hakem isteyecek mi, kim gidecek?

Yazının devamı...

MHK ve 'dikenli' gül bahçesi

9 Temmuz 2022

TFF’nin geçmişte büyük eleştirilere hedef olan kurullar konusunda “ince eleyip sık dokuma” politikasına katılıyorum. Sütten ağızı yanmadan yoğurdu üfleyerek yemek de bir tercihtir. Ancak özellikle Merkez Hakem Kurulu’nun oluşumu sürecinin çok uzadığını düşünüyorum.
Bu da kaçınılmaz olarak bazı sorunları beraberinde getirecek. Yeni MHK Başkanı Sabri Çelik ve ekibinin işi zor. Ligin başlamasına bir aydan az süre kaldı. Araya 10 günlük bayram tatili girdi. MHK’nin de iki ayağı bir pabuca.
TFF; “gözlemci ve hakem klasmanlarına geçici çözüm bulup”, Dünya Kupası arasına dek mevcut kadrolarla devam dedi. Zaten yenisi yapma gibi bir şansları yoktu.
Lakin; bu işin eğitimi, testleri, en önemlisi moral motivasyon bölümü var. Kırgınlıkları gidermek için harcanacak enerji de cabası. Zaman az, sorun fazla. Kimsenin elinde sihirli değnek yok, mucize beklemeyin.
Beş yardımcı hakem!
Yeni MHK’nin oluşumuna gelince... Belki de tarihinde ilk kez bir MHK’de 5 yardımcı hakem yer alacak. Sürhat Müniroğlu, Baki Tuncay Akkın, İsmail Köse, Aynur Aysun Akar ve Bülent Gökçü. Yani kurulun yarıdan fazlası yıllarca bayrak sallamış isimler. Eminim Sabri hoca listesini yaparken epey zorlanmıştır. Avantajları ise işe dört elle sarılacak, hevesli bir ekip gibi görünmesi.
Bu yeterli mi? Hayır yeterli olamaz. Konan kriterlere uyan başka adaylar bulunamadığı için, zorunluluktan oluşan bu kurulda yükün önemli bölümü, başkan ve iki üyenin oluşturacağı “Profesyonel müsabaka icra kuruluna” (PMİK) kalacak. Evet geçmişte de öyle idi fakat, MHK’nin tek görevi profesyonel liglere, kupalara hakem, gözlemci, mentör atamak değil ki... Diğer sorumlulukların paylaşımında da deneyim, birikim ve vizyon gerekir.

Yazının devamı...

Büyükekşi cesur başladı

2 Temmuz 2022

Sorunları belirlemek, hızlı karar almak, çözüm üretmek ve uygulamak devlet bürokrasisinde önemlidir.
Futbolda da öyle. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin 15 günlük icraatlerine baktığım vakit, bunların çoğunu görebiliyorum. TFF eski Başkanı rahmetli Hasan Doğan’ın reflekslerini ve kararlı duruşunu anımsatıyor bana...
Evet; “kulüplerin federasyonu” söylemine katılıyorum. Onların talepleri, şikayetleri önemli. Ancak bazen öyle abuk sabuk isteklerlere çıkıyorlar ki ortaya. Birini kabul etsen, öteki savaş ilan ediyor. Orta yolu bulmaya çalışsan, kimseyi memnun edemiyorsun.
Bazen düşünüyorum da, futboldan çok anlayan veya ahkam kesenler yerine, çalışma hayatındaki prensiplerinden vazgeçmeyen ve koyduğu kuralları taviz vermeden uygulayan yöneticiler gerekiyor.
Neler yapıldı?
Peki neler oldu bu kısacık süreçte? Bana göre en değerlisi, deplasman yasağının kalkması. Hazımsızlık ve düşmanca duygular tavan yapsa da, bir gün aynı statta beraber maç izlemeyi öğrenmemiz gerekiyor. 50 yıl öncesinin imrenilecek görüntülerini bulmak kolay. O insanların kültürü, ahlak anlayışı ve hoşgörüsü nerede şimdi?
İkincisi, rezerv ligin geri gelmesi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu, yıllardır süren mücadelesinden sonuç aldığı için kutluyorum. Rekabetin bu denli üst düzey olduğu ligde genç, yetenekli oyuncuları nadasa bıraktık ve kuruttuk. Şimdi onları futbola kazandırma vakti. Karşı çıkana yaptırım uygulanmalı.

Yazının devamı...