Sen yeter ki savaş

28 Eylül 2021

Ligin henüz başı. Lider olabilmek elbette önemli. Ama daha önemlisi unvanını sezon sonuna taşımak, şampiyonluk ipini göğüslemek. Bunun ilk şartı da adım adım ilerlemek. Sendelesen de ayakta kalabilmek. Trabzonspor böyle bir güce sahip olduğunu gösterdi.
Skor bir yana, yaptığın işi ciddiye alıyor, gelişime açık ve hırslı isen, yitirdiklerine değil, kazanımlarına bakacaksın. Tek cümle; “Trabzonspor doğru yolda.”
Karadeniz ekibi haftayı keyifle kapayabileceği bir maça çıktı. Kuşkusuz ligin hücumu en iyi oynayan takımlarından biri. Rakip ise Bülent Korkmaz’ın yönetiminde başarılı sonuçlar almaya devam eden Alanyaspor idi. Son üç maç, üç galibiyet ve gol yememiş bir taş gibi takım.
İki ekip de dört gün önce maç oynadı. Ancak Trabzonspor’un neredeyse on kişi ile tamamladığı Konya deplasmanında sarf ettiği efor, Alanyaspor’un en az iki katı fazlaydı. Böyle sıkışık fikstürlerde teknik direktörler devreye girer. Ne dedi Abdullah Avcı; “Sadece bir taktik antrenman yaptık.” Yani aktif dinlenme. Bu bakış açısı futbolcuyu mental ve fiziksel olarak diri tutar.
Bakın; Trabzonspor iyi oynadı demiyorum, mücadele etti, savaştı. Geriye düştükten sonra karşılık vermeyi alışkanlık haline getirmek yarınlar için artıdır. Konyaspor karşılaşmasının kahramanı Uğurcan’ın Diedhiou’nun zayıf vuruşundan yediği gol, nazar boncuğu olsun diyorum. Kalecilerin kaderinde vardır böyle kazalar. Kafana takma kaptan!
Bordo-mavililer hücum anlamında istediklerini yapamasa da duran toplarda etkili olmayı becerebilen bir takım.
Nitekim Bakasetas’ın asistinde Cornelius’un kule gibi yükselip yaptığı kafa vuruşu bu özelliğinin hayata geçmesiydi.

Yazının devamı...

Gemisini kurtaran Uğurcan

24 Eylül 2021

Süper Lig’de son haftalarda alınan sonuçları sürpriz olarak görmüyorum. Şampiyonluk adayları peşi sıra puan kaybederken, ligin figüranları olarak görülen Anadolu takımları bazılarını şaşırtmaya devam ediyor.
Trabzonspor, Avrupa Konferans Ligi’nden elendikten sonra iki hedefi kalan bir ekip. Dünkü rakibi, istikrarlı gidişi ile ligin yenilgisi olmayan üç takımından biri olan Konyaspor’un dikkat çeken istatistiği ise, bu müsabakaya dek en az gol yiyen takım olması idi.
Trabzonspor açısından çok iyi başlayan maç, henüz 8. dakikada Vitor Hügo’nun kırmızı kart görmesiyle adeta kabusa dönüştü. Cornelius’un 44. saniyede attığı gol, hazırlanış ve bitiriliş anlamında harikaydı. Ama Hugo’nun hesapta olmayan ihracı tüm senaryoyu değiştirdi. Kolay değil her iki yarı 49’ar dakika oynandı. Yani Trabzonspor neredeyse 90 dakikayı bir eksikle tamamlamak zorunda kaldı. Bunun anlamı, sahadaki her futbolcunun iki kat efor sarf etmesiydi.
Kırmızı kart sonrası beklentim Abdullah Avcı’nın ileriden bir oyuncu çıkarıp stopere Hüseyin’i almasıydı. Hoca farklı düşündü, Berat’ı geriye çekti. Çekti de orta alan yol geçen hanına döndü. Hamsik ve Bakasetas savunma zaafları olan isimler.
Konyaspor hem bu bölgeyi elini kolunu sallayarak geçti, hem iki kanadı etkili kullanma şansı buldu. Bu kadar baskıya dayanmak kolay değildi. Nihayetinde 20. dakikada Endri Çekici nefis bir vuruşla eşitlik sayısını sağladı.
Sonrasında mahkum bir Trabzonspor ve acımasızca saldıran bir Konyaspor izledik. Direkten dönen top dahil, en az 4 net pozisyonu vardı ev sahibinin.
Avcı’nın ikinci yarı başlarken ilk hamlesi Abdülkadir Ömür’ü kenara alarak hücumcu Djaniny’i sahaya sürmesi oldu. Belli ki niyet kazanmaktı. Ama şok 46. dakikada geldi. Endri Çekici yine sahneye çıktı ve savunmacıları düğümleyip ikinci golünü attı.

Yazının devamı...

‘Efcharisto’ Bakasetas!

19 Eylül 2021

Beş maçta dört galibiyet, bir beraberlik... O da geriden gelip puanı kurtardığı Galatasaray maçı.
Kim ne diyebilir Trabzonspor’un performansına? Futbol olarak yeterli mi? Elbette hayır. Ama oynaya oynaya kendinizi geliştirmeye çalışıyorsanız, şampiyonluk adayları arasında yer almanız normal.
Kasımpaşa karşısında hücum yeteneklerini unutan, ama takım olarak iyi mücadele eden bir Trabzonspor izledik. İstatistiklere bakmadım ama 90 dakika boyunca rakip kaleyi uzaktan şutlarla deneyen, bunların sadece birini değerlendiren, çokça da Kasımpaşa kalecisi Ertuğrul’a takılan bir Trabzonspor vardı sahada...
Oysa ofansif anlamda daha üretken olması, kendi oyununu kabul ettirmesi gereken bir takım beklerdim.
Neden olmadı? Cornelius pivot santrfor. Mutlaka kanat ortaları ile beslenmesi gerek. Bu organizasyonu beceremedi bordo-mavililer. Danimarkalı’dan bir Sörloth beklemek yanlış. Alan boşaltan, savunmayı peşinden sürükleyen ve mücadele eden bir tarzı yok. Djaniny sakat olmasa, Avcı’nın ilk tercinine Cornelius yazılmazdı sanırım.
İki; Nwakaeme artık her takımın önlem aldığı bir silah. Dün de baskı altında istediklerini yapamadı. Gole katkısı önemli ama çizgide daha etkili olması gerekirdi. Savunmaya yardımlarını ise kutlarım.
Sağ kanatta Peres ve önündeki Abdülkadir Ömür uyumu zaman alacak. Yusuf Sarı’nın oyuna girmesinden sonra bu bölgeyi daha etkili kullansa da, Trabzonspor’un hocası alternatifler üzerine kafa yormaya devam edecek.

Yazının devamı...

“VAR” olmak, ya da!..

18 Eylül 2021

Özeleştiriye kendimizden başlayalım. Her hafta maçları yorumluyor, hakem kararlarını konuşuyoruz. Peki; özellikle Video Asistan Hakemliği konusunda kaçımız doğru bilgiye sahibiyiz?
VAR’ın nelere müdahale edeceğini, hakemin kulaklığına gelen uyarıyı nasıl değerlendireceğini, aralarındaki diyaloğun ne olduğunu biliyoruz muyuz? Protokol sürekli yenileniyor. Merkez Hakem Kurulu, hakem eğitiminden sorumlu olanlar ve hakemler dahil, gelişime ayak uydurmak zorunda. Saydığım üçgen arasında dahi standart yok. Medya olarak biz de VAR’da eğitimli ve donanımlı değiliz.
Ekranlardaki bazı meslektaşlarımı tenzih ederek söylüyorum, ağzı olan konuşuyor ve ahkam kesiyor. MHK de onlardan etkileniyor. İşiniz pozisyon yorumlamak ise, Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun (IFAB) VAR protokolünü okuyun. Öğrenmemek değil, bilmeden konuşmak ayıp!
Serdar Tatlı’ya önerim!
Değişmeyen gerçek; bu sezon da gündem hakemler olacak. Herkes başarısızlığını hakem kararları ve VAR üzerinden örtmeye çalışacak. Ve bunu taraftara yedirecek!
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Serdar Tatlı’ya önerim var. Sezon başındayız. Çağrım, eğitim adına.
Sorunumuz iletişim eksikliği. Salı günleri, haftanın hakem hataları veya doğru kararları, VAR’ın nerede devreye girdiği konularında yarım saatlik bilgisel kime zarar verir? İster yazılı, ister görsel. Biraz emek ve zaman gerek.

Yazının devamı...

Ömür’e çok üzüldüm!

13 Eylül 2021

Tabzonspor’un geri dönüşünü takdir ediyorum. Kolay değil Galatasaray gibi bir rakip karşısında iki farktan puanı kurtarmak ve vazgeçmemek.
Lakin maçın sonucundan bağımsız olarak şunu söylemem gerek; oyunun henüz 37. dakikasında sakatlık olmadığı halde iki oyuncunuzu değiştirme ihtiyacı duyuyorsanız, bu teknik direktör yanlışıdır. Tercihlere saygı duyarım ama, “Abdullah Avcı’nın yerinde olsam İsmail’in yerine Trondsen, Abdülkadir Ömür’ü değil Yusuf’u tercih ederim” demiştim. Şahidim her müsabaka öncesi kritik yaptığımız ve mutabık kaldığımız İskender Günen’dir.
Olabilir, hatadan dönmek gerekebilir. Peki ya o genç Abdülkadir’in psikolojisi? İsmail için travma olamayabilir, ama ya futbolumuzun geleceği diye nitelendirdiğimiz Abdülkadir’in durumu? Yedek kulübesinde adeta çöktü kaldı, oyundan alınırken niye ıslıklatırsın çocuğu hocam?
Gelelim maça. Evet, futbol hatalar oyunudur ama abartırsanız canınız yanar. Neydi öyle Trabzonspor’un başlangıcı ve umursamazlığı? Edgar’ın çevre kontrolü yapmadan kaleyi düşünmesi, ardından orta alanda kaptırılan topun ağlara gitmesi iki basit gole mal oldu. Beyler oynamadan kazanmış gibiydi. Galiba unuttular rakibin Galatasaray ve o takımın başında Fatih Terim’in olduğunu. Top çevirmeler, rakibi üzerine çekme çabaları derken, gerçek kimliklerinden uzaklaşıp çok farklı bir takım izlettiler herkese.
Terim kurnaz. Önde baskı yaparak Trabzonspor’un oyun kurmasını, en azından hucüm anlamında istediğini yapmasını engelledi. İlk bölümde önemli bir avantaj elde etti, fazlasını yapabilirdi. Avcı’nın oyuna müdahalelerini başka bir maçta alkışlayabilirdim. Çünkü yarar sağladı ve soyunma odasına Cornelius’un golüyle umutlu gitti takım.
Bu tarz goller çok değerlidir ve oyunculara motivasyon yükler. Yetenekleri harekete geçirir, özgüven sağlar. Trabzonspor ikinci yarıda mücadele, hırs, takım savunması ve yardımlaşma anlamında farklı idi. Başta Hamsik, Nwakaeme, Bakasetas ve Yusuf olmak üzere ateşleyici faktör oldular. Eşitlik sayısı da müthiş bir paylaşımın eseri oldu.
Peki Terim vazgeçti mi? Yaptığı değişikliklerle “bu maçı kazanacağım” mesajı verdi. Sadece 76. dakikaya bakın, Halil’in boş kaleye gönderdiği topu Yusuf son anda çıkarmasa bir başka hikaye yazabilirdik.

Yazının devamı...

Bir atamadan daha fazlası

10 Eylül 2021

Merkez Hakem Kurulu, futbol tarihine geçecek bir görevlendirmeye imza attı. TFF 1. Lig’de pazar günü Ankaragücü ile Gençlerbirliği arasında oynanacak başkent derbisine hakem olarak Burak Pakkan atanırken, karşılaşmanın dördüncü hakemi ise eşi Gamze Durmuş Pakkan oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu, belki de dünya futbol tarihinde hiç yaşanmamış bir görevlendirmeye imza attı. MHK, pazar günü TFF 1. Lig’de Ankaragücü ile Gençlerbirliği arasında oynanacak başkent derbisine hakem olarak Burak Pakkan’ı atarken, karşılaşmanın dördüncü hakemi ise eşi Gamze Durmuş Pakkan oldu. Böylece ikili, Türk futbol tarihine karı-koca maç yönetecek ilk hakem ekibi olarak adlarını yazdırdı.

Bu sezon kadın hakemleri ön plana çıkarma gayretleriyle dikkat çeken Serdar Tatlı MHK’sı bu hafta da ezber bozan atamalar yaptı. Geçen sezon 1. Lig’e düşen Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nin karşılaşmasına Ankara bölgesi hakemi Burak Pakkan’ı yazan MHK, dördüncü hakem olarak eşi Gamze Durmuş Pakkan’ı tercih etti.

Gamze Pakkan, geçen hafta 3. Lig’de oynanan Kuşadasıspor-Orduspor maçını yönetmiş ve gözlemcisinden tam not almıştı. Pazar günü başkentin iki temsilcisi açısından büyük önem taşıyan müsabakanın dördüncü hakemi Gamze Pakkan, özellikle yedek kulübeleri ve teknik direktörlerin kontrolü ile sorumlu olacak. Bilindiği gibi MHK dördüncü hakemleri söz konusu alanın kontrolü konusunda sert biçimde uyarmış ve hakemin otoritesini bozacak davranışların asla cezasız kalmaması gerektiğinin altını çizmişti. Bu karşılaşmada her iki takım teknik direktörünü de zor bir doksan dakika bekliyor!

Yazının devamı...