Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Geçen haftaki Hatayspor galibiyetinden sonra liderliğini perçinleyebilmek için Trabzonspor’un kayıpsız geçmesi gereken bir maçtı. Favori de olsanız futbol kağıt üzerinde değil, sahada oynanıyor. Evet rakip, haftalardır kazanamayan Altay idi. Ancak ev sahibi ekibin de söyleyeceği şeyler olabilirdi. Zaten ilk dakikadan itibaren kolay lokma olmayacağını gösterdi Mustafa Denizli’nin takımı. Geriden uzun paslarla solda Kappel’i buluşturma düşüncesi ilk dakikalarda iki tehlikeye yol açtı. Ardından Bamba’nın kafa şutunda, Murat Akça’nın nefis serbest atışında kaleci Uğurcan’ın çok kritik müdahalesi vardı.Lakin gol geliyorum dedi. Nasıl gelmesin ki? Altay oynamaya, Trabzonspor onu seyretmeye dalınca, 33. dakika Cebrail uzak mesafeden Uğurcan’ı avladı. Harika bir gol oldu. İşin ilginç yanı, bordo-mavili ekibin kalabalık orta sahasından kimse yoktu Cebrail’in sağında-solunda. Etrafını kontrol etme gereği bile duymadı.

Haberin Devamı

Mustafa Denizli kurt hoca. Golden sonra yasladı takımını geriye. Zaman zaman 11 kişi ile kendi sahasında kaldı. Alan daralttı, Trabzonspor’un pas trafiğine engel oldu. Böylesi kalabalıklar arasında pozisyon üretmek zordur. Hele yaratıcı özelliği olan silahlar tutukluk yaparsa; telaş ve panik başlar. Trabzonspor yediği golden sonra bu psikolojiye girdi. İstediği ve düşündüklerinden çok uzak ilk yarıda.Ömür, Siopis, Berat ve Hamsik’li orta sahadan ne beklersiniz? Adam eksiltmesini ve savunmanın dengesini bozmasını değil mi? Bunu da yapamadı, topa daha çok sahip olmasına karşın Altay kalesine yaklaşamadı konuk takım. Bu kaostan kurtulmak için Abdullah Avcı’nın ikinci yarı başlarken iki hamlesi geldi. Belli ki Siopis ve Berat’ın performansları onu da tatmin etmedi. Bakasetas ve Dorukhan ile daha ofansif bir oyuna geçti. Ve sonuç almakta gecikmedi. Bazen teknik direktör tercihlerini eleştirebiliriz. Aynı biçimde oyuna dokunuşları ve getirilerini de alkışlamak gerekir. Oyunun çehresini değiştiren iki müdahale kısa sürede meyvesini verdi. Bakasetas’ın nefis pasını geçen haftaki gibi tek vuruşla ağlara gönderen Cornelius oldu.Eşitlik sayısı Mustafa hocanın da planlarını değiştirdi. Tıpkı maçın başında olduğu gibi agrasif, hücumu düşünen bir kimliğe büründü Altay. Maça tempo geldi. Oyun iki takım içinde savunma anlamında riskler içermeye başladı. Hata kabul etmeyecek bir süreçti. Nitekim karşılıklı pozisyonlar peşi sıra geldi.Trondsen- Koita değişikliği ile Abdullah hoca niyetini açık etti. “Ya hep ya hiç” dedi belkide. Bu sezon ilk kez üç forvetle rakip kaleyi zorlayarak kazanmak için kaybetmeyi göze aldı.Sonuç mu? Yaptığı her değişiklik üç puana katkı sağladı. 88. dakikada Koita’nın asistinde sahneye yine “Kuzeyin yıldızı” Cornelius çıktı ve bildiği en iyi işi yaptı. Bildiği işi sadece o mu yaptı? Cornelius nasıl üç puana imza attı ise kaptan Uğurcan da son saniyeler dahil, maç boyunca yaptığı inanılmaz kurtarışlarla aslan payına ortak oldu. Biri attı, biri tuttu, Trabzonspor galibiyete uçtu..Her üç puan değerlidir. Dün Trabzonspor saygı duyulacak bir rakip karşısında zorlanmasına karşın istediğini aldı. Önemli olan da bu değil mi?  Önemli bir puan farkıyla taşıdığı unvanı sezon sonunda taçlandırmak için uzun bir yolu var Trabzonspor’un. Parola; “asla vazgeçmeyeceksin” olmalı.