Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Aksini iddia eden varsa yalan söyler. Virüs döneminde en çok özlediğimiz şeylerden biri de futbol oldu kuşkusuz. Anladık ki, yokluğu pek çoğumuzun ruh halini etkilemiş.
Her şey alışılmışın dışında gelişse de, dün akşam sahadaki mücadele beklentilerin epey üzerinde gerçekleşti. Özellikle Trabzonspor’un rakibine göre çok daha hazır ve motive olması dikkat çekti. Ancak sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Sosa’nın yokluğunu hissetmedi değil. O, yeri doldurulması zor bir lider!
Bu eksikliğe karşın, ilk 5 dakikada maçı koparabilirdi Trabzonspor. Tabii son vuruşları yapan Novak ve Ekuban’ın karşısında Beto gibi bir tecrübe olmasaydı.
Trabzonspor hem oyun hem pozisyon olarak Göztepe’ye karşın bariz biçimde üstündü oyunun genelinde. Oyuncuların bireysel performansı ve inisiyatif kullanması da etkili oldu galibiyette.
Bordo-mavilileri öne geçiren gol, yani pandemi sonrası 8 haftalık “kısa sezonun” ağları bulan ilk dokunuşu Nwakaeme’den geldi. Hakkını verelim, Pereria’nın asisti de on numara idi. Ve devamının gelmesi kaçınılmazdı.
Lakin futbol, hatalar ve sürprizler oyunu. Guilherme’nin 20 dakika içinde gördüğü kartlarla takımını on kişi bırakması (ikinci sarı ağırdı) ve sonrasında yaşananlar da tıpkı böyle. Tüm senaryolar değişti. Göztepe oyuna ortak olma şansı yakaladı. Yakaladı da Sörloth gibi bir cambazı nasıl durduracağını hesaplayamadı. Norveçli gol atamasa da skora katkı sağlamayı biliyor. Takımına kazandırdığı penaltı da müthiş performansının karşılığı oldu.
Söz penaltıdan açılmışken, Ekuban’ın farkı ikiyi çıkaran sayısından hemen sonra Da Costa’nın ceza alanı içinde Jerome’ye müdahalesi son derece sorumsuzca idi. Dolayısıyla Göztepe’yi yeniden umutlandıran gol sonrası film başa sarıldı.
Ve bir sürpriz de Hüseyin Çimşir’den geldi. Tıpkı bizim gibi, hem savunmada hem hücumda takımın en etkili ismi Nwakaeme de şaşırdı Ndiaye ile yer değiştirmesine.
Net söylemeliyim, hocanın bu tercihi Trabzonspor’un işini zorlaştırdı. Dört gün sonra kupada çok önemli bir rövanş maçı varken, oyuncularını bu kadar zorlamak ve yormak, mantıklı değildi bence.
Bakmayın Trabzonspor’un on kişi ile iki gol daha attığına. Sahaya müthiş bir karakter koyan oyuncu grubu hocalarından daha çok inanmıştı galibiyete. Ekuban’ın mükemmel pası ve Abdülkadir Ömür’ün cansiperhane dokunuşu, onca emeğin boşa gitmesini engelledi. Aksi takdirde çok yazık olurdu kaybedilecek puanlara.
Zor bir süreçten geçiyor takımlar. Herkes hata yapabilir ama teknik adamların böyle bir lüksü yok. Hoca kumar oynadı kazandı. Yani haklı!..