Hakemi aramak yetmiyor demek ki... Kazanmak için biraz da etkili oynamak gerekiyor. Gelecek sefere UEFA Başkanı’nı arayıp kazanma garantisi istesin Başkan Hacıosmanoğlu!

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu seçimi kazanıp kürsüye geldiği andan düne kadar Fenerbahçe’ye ve Başkan’ına öylesine keskin sirke tavır koydu ki, Kadıköy’e olaysız gitmek neredeyse özür dilemekti onun tarzına göre.

Geri adım atmaktı.

Yanıt bulamadığı Aziz Yıldırım’a çullanmak, kendi kendini tekrar olacaktı. O da “yapılmamışı” yaptı.

Bülent Yıldırım’ı arayıp, “hakemi aradım” diyerek hem futbola hem de kendi küpüne/kulübüne zarar vermesinin sebebi buydu... Bülent Yıldırım’ın yönettiği 6 maçta da Fenerbahçe’yi yenememeleri değil.

Delikanlı adam tavrını koyar, cezası neyse verir!..

İyi de... Futboldaki ana fikir, sahada topla yapılan varyasyonlar, mücadele, zeka, gol. Yönetici denilen meslek erbabının icat ettiği kural dışılıklara dekor mudur futbol ve futbolcular?

Mahvetti maçı Trabzonspor başkanı... Yüreğimiz ağzımızda hakem izledik. Düdük, bayrak kovaladık...

Neyse ki futbolcular bu yapay gerilime ayak uydurmadılar. Kucaklaşarak çıktı Fenerbahçeli ve Trazonsporlular, kucaklaşarak bitirdiler.

Her iki takımın da gol atmaktan çok gol yememeye özen gösterdiği ilk devre, duran topların - ve maçın tamamında olduğu gibi - kalecilerin maçıydı açıkçası. Hem Volkan hem de Hakan ilk yarıda en az birer tane yüzde yüz gol kurtardılar ki, onlar dışında pek pozisyon yoktu. Maçın geri kalanında Hakan dokuza çıkardı gol kurtarışlarını.

45 dakika boyunca iki takımın da hazırlık paslarıyla başlayıp rakip kalede tehlike olarak biten bir tek akını yoktu.

Fenerbahçe rakibini pasla sersemletmenin ölçüsünü kaçırınca Trabzon ceza sahasına bile giremedi. Herkesin ümidi duran toptu.

Trabzonspor’un tek şansı ise Fenerbahçe’nin paslarda hata yapması ve hızla çıkmaktı ama sağlam defansta eridi hepsi.

İlginç olan 36 dakika boyunca karşısında defansif yeteneği eksik sol bek Yusuf’u bulan Gökhan her zamanki gibi ileri çıkarken Caner’in defansa dönük oynamasıydı. Bu da İsmail Kartal’ın ilerleyen dakikalarda vazgeçeceği emniyet tedbirlerinden biriydi.

İkinci yarıda Sow oyuna girip Caner oyuna katılmaya başlayınca Fenerbahçe dönen topları da topladı, Trabzonspor ceza sahasına da baskı yaptı.

Trabzonspor oyunun boyunu uzattıkça Fenerbahçe’nin baskısı arttı. Tek taraflı oldu karşılaşma.

Büyük maçlarda büyük futbolculuğundan uzaklaşan Diego’nun yerine Meireles’in girmesiyle rakip alana iyice yerleşti Fenerbahçe. Berkalem ile Yatabare’yi sahaya süren Ersun Yanal artık beraberliğe razıydı ama İsmail Kartal kazanmak peşindeydi. 83. dakikadan itibaren Emenike-Sow-Webo haline geldi Fenerbahçe’nin forvet hattı.

Ancak ev sahibi kaleci Hakan’ı geçemedi.

Sonuçta her iki takım için de büyük kayıp yok. Kaybeden futbolun gelenekleri ve adabı sadece.