Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Bu hüzünlü sezonu Süper Lig’den çekilen Gaziantep ve Hatayspor ile oynanan maçlardaki puanların “bir silindiği, bir de silinmediği iki ayrı puan cetveliyle” bitirip, iki ayrı hesaptan “biri resmi, diğeri gayrı resmi iki şampiyon” çıkarırsak kimse şaşırmasın!
Ve sonsuza kadar sürecek sonuçsuz münazaralara, münakaşalara, münasebetsiz iddia ve ithamlara hazır olsun herkes.
Neden?..
Çünkü “altyapı” hazır.TFF “basiretli görüneyim” derken aculluk etti, jet hızıyla rakiplerinin Antep ve Hatay’la oynayıp aldığı/alamadığı puanları geçerli saydı, oynanmamış maçlarda ise rakiplerine üçer puan yazdı.
Kimi kulüp ellerini ovuşturdu kiminin içine sinmedi doğal olarak.Büyük felaketin acıları tazeyken küçük hesaplar peşinde gözükmemek için Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi dışında kimse ağzını açmadı; o da Beşiktaş taraftarından bile tepki aldı en başta.Ancak araya şampiyonluk hesapları girince yas kısa sürdü. Açık söylemek lazım; burada vebal önce meselenin çözümsüzlüğünde, sonra kulüplere danışmadan tepeden inme karar alan TFF’dedir…
“Mal sahibi” kulüplerin de farklı fikirleri vardı. Kulüpler Vakfı toplandı, kulüplerin 7’ye 4 çoğunlukla tersini düşündükleri ortaya çıktı şimdilik. 7’ye 10 TFF’nin kararını onaylasalar da fark etmezdi zaten! Çifte hesap, paralel puan cetveli, alternatif şampiyon ihtimali çoktan ortaya çıkmıştı.
Yani nurtopu gibi bir sorun daha eklendi sorunlarla mücadeleden yorgun düşmüş, karar mercii hakemi şaibe odağı yapmış, çözüm hedefli VAR’ı bile sorun haline getirmiş futbol ailemize.
Süper ligin ikiye, üç büyüklerin üçe bölünme süreci başladı bile. TFF’nin akıbeti için rivayet muhtelif.
Bir puan için memleketi ayağa kaldıran kulüplerimizin birinden altı puan silip diğerine beş puan eklemek kolay mı?
Beşiktaş Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe de Galatasaray’ı yener ve üç büyükler diğer maçlarını kazanırsa “paralel puan cetveli” Beşiktaş’a bir şampiyonluk yazar, yıllar boyu sürecek varsayımlar ve tartışmaların içine balıklama dalarız mesela.
Görünen o ki, TFF topu -benzer durumlar için tavsiyesi belli- UEFA’ya atacak. “Çekilen takımların oynadığı maçlardaki puanlar silinsin” diyen, son sözü yine ilgili Federasyona bırakan UEFA’ya… Dönüp dolaşıp geleceği yer belli. Resmen bizdeki kamu kurumlarının alışkanlığı evrak dolaştırmanın uluslararası hali.Kimileri vicdan yapıyor!.. Efendim, o durumda Gaziantepspor ve Hatayspor’un bu sezonki gelirleri de iade edilirmiş UEFA’ya göre!..
O kafasına göre çekilen takımlar için. Dünya’da hangi kurum, hangi insanoğlu olabilir ki, üçte ikisi yıkılmış 50 bin can yitirmiş şehirlerin kulüplerinden geriye para isteyecek?
Neyse… Bu konuda haklıyı-haksızı, mağduru-karlıyı ayırt etmek, diğer takımlara etkilerini hesaplamak, ancak süper bilgisayarlar ile mümkün olabilir.
Sahi… O zaman neden Jorge Jesus’u linç etmeye kalktınız “Bu ligin sportif anlamda gerçekliği yok” dediğinde?..
“Ben maçların sahada kazanılması gerektiğini düşünüyorum” cümlesini neden ulusal onurumuzun çiğnenmesine kadar götürdüğünüz bir mesele yaptınız?
İşte, bir masa TFF’de, bir masa Kulüpler Birliği’nde.Tüm söyledikleri olmuşlar ve olacaklardan ibaretmiş adamın.
Sıra, Portekizli Hoca’nın “İlk 4 takımın play-off oynaması gerekiyordu” sözüne doğru geliyor hızla.
Peki, Antep ve Hatay’ın oynadığı maçlardaki puanları silip silmeme işi “en adil şekilde” nasıl sonuçlanır?
Adil ve kimsenin itiraz edemeyeceği yöntem nedir?
Yazı tura…
Neden olmasın, eskiden çok maçlar vardı yazı tura ile kaybedilip kazanılan.
Hatta İtalya’daki 1968 Avrupa Şampiyonasında İtalya, yenişemediği Sovyetler Birliği’den final hakkını yazı tura ile almıştı.
Beğenmeyen çapanoğlu aramaz, şansına küser hiç yoksa.