Daldaki “şampiyonluk kuşuna” bakarken eldeki “ikincilik kuşunu” bırakmadı Fenerbahçe… Hatta biraz sıktı galiba Kadıköy’de!
Maça öyle bir başladı ki ev sahibi, sanki sahada maç değil karnaval vardı.
Bilinen baskı değildi bu… Adeta sanattı.

Gol adamı Emrah’ı da bırakıp İstanbul’a gelmek zorunda kalan Erzurumspor, Fenerbahçe ile arasındaki teknik farkı bir tek şekilde kapatabilirdi; o da mücadeleydi.

Erzurumspor mücadeleyi biraz abartıp açık oynayınca, tam tersine Fenerbahçe’nin yetenekli orta sahalardan kurulu öndeki beşlisine istemediği kadar alan açtı ve gol yağmuru başladı.

Mesut topu özlemişti. Kanatlara geçince hem ortadaki ağır markajdan kurtuldu hem de İrfan Can’ı rahatlattı. Gezgin Mert Hakan ve içeri girmekte becerili Pelkas arkadaki top ustası Sosa’dan gelen paslarla Erzurumspor kalesini hallaç pamuğuna çevirdi ve 14 dakikada üç gol attı.
Ardından rölantiye aldı Fenerbahçe. Bir yandan aktif dinlenirken bir yandan da futbolun fantastik yönüyle ilişkili paslaşmalara, aksiyonlara, akıl oyunlarına başladı.

Maçın gollü, sanatlı bölümlerini tamamladıktan sonraki Fenerbahçe ne mi oldu?
“Eskisi gibi”!

İkinci devre, kulübesi çok güçlü olmasa da Yılmaz Vural adeta isyan eder gibi futbolcu değiştirmeye yüklendi ve bu taze kanla Erzurumspor Fenerbahçe kalesi çevresinde top dolaştırmaya, kaleyi yoklamaya başladı.
Ancak Fenerbahçe’nin daha oynayacağı kartlar vardı.

Emre Belözoğlu Caner, Mert Hakan ve Mesut Özil’i kenara aldı, Novak, Samatta, Osayi’i sahaya sürdü… “Ya gol arayışını sürdür bıraktığın boşlukta biz gol atalım ya da savunmaya ağırlık ver farkı koruyalım” dedi rakibe.Erzurumspor çekinmeyince, maç Rus Ruleti haline geldi. İlginçtir; her iki takımın kaçırdığı pozisyonlar ve Erzurumspor’un attığı golün zamanlaması da istatistiklerde Erzurum’un düşüşe geçtiği son çeyrekte. Fenerbahçe top tutan adamları çıkarınca organize olamıyor. Onlar sahadayken de ancak rakip izin verirse güzel oynuyor.Bir de Harun’un patentini alması gereken klasik penaltısı ve ofsayt nedeniyle iptali var tabi. “Harun oynarken rakip topla ceza alanına giriyorsa ve ofsayt değilse kesin penaltı olur” diye bir kural var artık.

Maç bitmeden önce Emre Belözoğlu’nun yine “Gustavo güvenliğine” ihtiyaç duyması, Fenerbahçeli futbolcuların buldukları yüzde yüz pozisyonları değerlendirememesi Fenerbahçe’nin bir türlü tam “olamadığının” belgesidir aslında.Yabancı medyada bir oto kiralama şirketi reklamı görmüştüm eskiden… “Biz ikinciyiz” diyordu kocaman puntolarla. Yahu bu nasıl reklam diye alttaki yazıları okuyunca anlıyordunuz demek istediğini:“Birinci olmak için daha özenli çalışıyoruz”!..

Fenerbahçe’ye çalışmak da gol atmak da yetmeyebilir birinci olmak için ama ikinciliği ezeli rakibe kaptırıp, Şampiyonlar Ligi’ni kaybedip, tepeden tırnağa sorgulanmak endişesi, Kadıköy’de 15 dakika bile olsa takımı roketlemeye yetti.
Bu bile iyi…