Daha ne istesin Fenerbahçe!.. Yeni çıktığı Süper Lig’de harika işler yapan, Kadıköy’de bile puan kaptırdığı Hatayspor’u deplasmanda 2 gol atarak geçmiş, üç puanını cebine koymuş, keyifle Galatasaray derbisini bekliyor!..

Kazın ayağı öyle değil işte.
Kazandı ama nasıl kazandı, Fenerbahçe’ye sorun siz. Muhtemelen futbolcuların rüyalarına girmiştir dün gece. Kan ter içinde uyandırmıştır.
Bitiş düdüğü çalana kadar süren bir kabus gibiydi çünkü.
Maçın iki tane yıldızı var, birincisi Altay… En az beş tane yüzde yüz golü kurtardı. Esneyen, uzayan, fizik ötesi çevik, kaleci ötesi bir adam.
İkincisi Boupendza… Diouf ve Kamara ile birlikte dört tanesi son 15 dakikada sayısız fırsatları hem yaratan hem kaleye yollayan ancak Altay’a toslayan Hataylı.
Gerçek anlamda dramatik bir maçtı.

Hele ilk yarının sonunda sakatlanan Gustavo yerine ikinci devreye Samatta çıkınca, orta sahayı tamamen kaybeden Fenerbahçe için az daha trajik olacaktı. Erol Bulut’un Fenerbahçesi Gustavo yoksa ve Ozan ilk yarıdaki gibi pas hatalarıyla oynuyorsa, Mesut’lu da olsa hedefine ulaşamaz.
Altay dışında, futbol melekleri korumuş olmalı Fenerbahçe’yi.

Mesela son çeyrekte kalesine hapsolmuş ve rakip tarafından bombalanan, nefes bile alamayan Fenerbahçe, normal şartlarda dört-beş farklı kaybetmesi gereken maçı yine o dakikalarda attığı bir golle 2-1 kazandı.

O gol de girdiği andan itibaren Fenerbahçe kalesinde oynanan maçta ayağına top gelmeyen Mesut Özil’in Ferdi’ye uzattığı, onun şansını denemek için kaleye gönderdiği topu Hatayspor stoperinin kendi kalesine yollamasıyla. Olmasa, iki dakika sonra maç berabere. Beş dakika uzatmada ne olacağını Allah bilir, çünkü maç tek kale.

Evet, Mesut Özil ilk defa dakika aldı Fenerbahçe’de. Teknik olarak bir de gol asisti yapmış sayılır gol Ferdi’ye yazılsa… Yani henüz ısınma zamanı ve hem kendi hem de Fenerbahçe adına özel/farklı/müthiş bir durum olmadı. Fırsatı mı vardı zaten!
Yenilerden Szalai, bir süre tekniği ve futbol aklıyla Gustavo pasları vermeye çalıştı ama göz kamaştırmasına fırsat kalmadan takımla birlikte savunmadan başını kaldıramayacağı sürece girdi, o da bıraktı.

Osayi; hızlı, koşucu, boş alan futbolcusu ama ikinci yarı boş alana bakabilen kim Fenerbahçe’de?.. Çıktı yerini Ferdi’ye bıraktı.
İşin aslı, Fenerbahçe henüz bir teknik direktör takımı olamadı… Yıldızların performansı ile yürüyor; doğrusu o kadar çok yıldız var ki, şimdilik Süper Lig’e yetiyor.
Lakin Galatasaray derbisi kapıda. Hatay’daki Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı mağlup etmesi mümkün değil. Belki Altay’ın formu devam ederse, Mesut Özil ilk on birde başlayıp maça ağırlığını koyarsa, Gustavo’nun sakatlığı oynamasına engel olmazsa, İrfan Can muhteşem bir başlangıç yaparsa, belki…
Aman Erol Bulut Fenerbahçe’yi bir anda teknik dörektör takımı yapmak için ağırlığını koymasın derbide. O sonra!