F.Bahçe “lider Sivas”ı yenmek zorunda

TFF’nin gırtlağa kadar borç içindeki kulüplerin harcama limitlerini bir gece ansızın % 10 arttırması, kendi koyduğu kuralı çiğneyen bir otoritenin çaresizliğidir!
Kulüplerarası kargaşa ve kaos yaratabilir.
Üç hafta sonra ara transferleri doğrudan etkileyecek olmasa, taraftarın umurunda bile olmaz, “fırtına” kulüp yöneticileri ile TFF sorumluları arasında bir bardak suda kopup bitebilirdi aslında.
Bırakın “yerelini”, finansal fair play’ın “küreselini” delmeyen kulüp mü kaldı burada!
Ancak... Şampiyonluk şansından takım tadilatına kadar tribündeki her koltuğa dokunacağı için, duruma geniş kitleler de müdahildir.
Peki neden girdi bu riske TFF?
Birilerine arka çıkmak için mi, yoksa milyonlarca taraftarlı “büyükler” yerine bir Anadolu kulübü şampiyon olup da yayıncı kuruluşu temelli kaybetmemek için mi?
Bir ihtimal daha var tabi...
Kural İhlali “kolektifse”, durumu düzeltmek kuralı koyana düşer!
Süper Ligimizde “borca oynamak” o kadar genelleşmiş ve içselleştirilmiş ki, Federasyon kulüplerin yüzde 60’ına para cezasından puan silmeye kadar yaptırımlar uygulamak zorunda kalacağına, limiti arttırdı bence.
Kulüplerin kasasına uzanamadığım için, bu teşhis yüzde 100 doğrudur diyemiyorum tabi. Her “rivayete” aynı mesafede durmak zorundayız şimdi. Ve gerçekle rivayeti aynı sepete koymak zorundayız.
Baksanıza, Kulüpler Birliği Başkanı Sepil “biz talep ettik” dedi ama kimse aldırmadı. Dedikodu daha şehvetli.
Favori iddialardan biri, söz konusu limit artışının Fenerbahçe baskısıyla yapıldığı. Hem de “esrarengiz” toplantılar, “dehşetengiz” entrikalar sonucunda...
Belki doğrudur; bilemem...
Ama kimsenin bilgisi yok... Muhtemelen rahmetli Prof. Mahir Kaynak’ın “MİT usulü” analizlerinde kullandığı “kime yarar” teorisinden yola çıkarak suçluyorlar Fenerbahçe’yi.
Fenerbahçe’ye “yarar” da Beşiktaş’a yaramaz mı mesela? Veya Başakşehir’e? Hatta kızmış gibi yapan Galatasaray’a? Kayserispor yüzde 10 ilaveyi sevinçle karşıladığını çoktan açıkladı bile. En azından Göztepe başkanı, Kulüpler Birliği şapkasıyla “talep ettiğini” söyledi.
“Yok... Yok... Bu bir Fenerbahçe tezgahı”!
Aslında olaya bir de tersten bakmak lazım.
En çok hangi kulüpleri “haksız rekabet mağduru” yapıyor yüzde on ek limit artışı kararı?
Sivasspor’u ve Trabzonspor’u...
Sivasspor ayağını yorganına göre uzatmış, doğru, ucuz veya bedelsiz transferlerle taş gibi bir takım kurmuş, ligin zirvesine kurulmuş. Oyun sürerken yapılan kural değişikliği ile rakiplerinin “onarıma” girip yarı yoldan sonra onu geçme ihtimali çıkıyor ortaya.
Trabzonspor ise Yusuf Yazıcı gibi bir yıldızını satıp parasını 13 yeni transfere bölüştürmüş, kalanıyla borç kapatmış, bütçesini kurala uydururken nicelik olarak artsa da nitelik olarak aşağı düşmüş... Ama yine de zirveye asılan bir takım.
Ne denecek ona; “satmasaydın Yusuf’u ” mu?..
Yani TFF’nin son yüzde 10’luk limit artışı Süper Lig takımlarını “mağdurlar” ve “çıkarına olanlar” diye ikiye bölmüştür. Başı ağrıyacaktır elbet.
Lakin rekabet “cepheyi genişlet” diyor her kulübe...
Ve bu yüzden “kim sebep oldu” sorusu konuyor ortaya.
Olağan şüpheli Fenerbahçe.
Ancak Fenerbahçe’nin elinde “kural değişikliğinden yararlanmadan” gücünü ve şampiyonluktaki iddiasını ortaya koyup “ağızları bantlama” şansı var bu hafta.
Yen Sivas’ta Sivasspor’u... Kural değişikliğinden yararlanmaya gerek kalmadan önce, en az zirvedeki takım kadar güçlü olduğunu ortaya koy.
O zaman dersin ki, “ben Ocak transferinden önce de en iyiden daha iyi idim”!
Gerisini merak etme...
Şimdi ağlayanların çoğu Ocak ayı geldiğinde sonuna kadar yararlanacak yüzde 10’dan... Ya takviyeyi daha kolay yapacaklar ya da çoktan aştıkları limit için cezadan kurtulacaklar.
Yoklayın hafızanızı...
Nice dehşete kapıldığımız uygulamalar görmüşüz, isyan etmişiz, sezon bitmeden alışmışız değil mi?