Fenerbahçe jesti: “Dükkan sizin”

Fenerbahçe, mağazalar zincirine sahip üç Süper Lig kulübü Galatasaray/Beşiktaş/Trabzonspor- dışında kalan 17 rakibine “dükkan sizin” deyip kapıları açtı, formalarını satış reyonuna astı ya...
Bir tek küçük dilimizi yutmadığımız kaldı.
Oysa bu “çok eski normal”!
Çanakkale’nin kıyısına mıhladığı dehşet içindeki Anzaklar’ın siperlerine sadece mermi değil, memleketten bin bir güçlükle gönderilen yemişleri de atan yüce gönlünü Mehmetcik’leri okuyup öğrenmiş bizim nesil şaşırmaz.
Altında buzağı da aramaz…
Olsa olsa alkışlar.
Pandemi, “hayatta kalmakla ayakta kalmak” arasına sıkışmış insanlığın ciğerini yakarken, futbol denilen centilmenlik temelli mücadelede, sportif rakibinin elinden tutmaya çalışmak ne ki?
İşin kötü tarafı, sportmenlik diye diye bir porsiyon şövalyeliğe ağlayacak duruma gelmemiz! Sayısız iyi huyumuzu rekabete kurban vermemiz.
Üstelik cüce akıllarıyla komplo teorileri üretmeye çalışanları kenara bırakın, alkışlayanlarımız bile madalyonun sadece bir yüzüne bakmaktayız.
Evet… Fenerbahçe adına gerçek bir “iletişim başarısıdır” bu hamle.
Fena halde insanidir.
Yıllarca süren “Fenerbahçe’ye Fenerbahçeliden başkası gerekmez” nobranlığından geri adım anlamına gelir.
Çünkü nazik ve şefkatlidir.
Ve her faziletli davranış gibi “doğal” getirileri de vardır… Sevgi, saygı, takdir gibi.
Fenerbahçe’nin pek çok kulüple arasındaki buzlar erimiş, başkanlardan teşekkürler ve takdirler gelmiş, kurumsal ilişkiler ısınmıştır.
Ama daha önemlisi, bireylerdir… Fenerbahçe mağazalarına gidip tuttuğu takımın formasını alacak olan diğer takımların taraftarı insanlar yani.
Müthiş bir enerji alışverişidir bu. Müthiş bir sıcaklıktır. Rekabetin anlamını ve güzelliğini böyle olaylar ortaya çıkarır. Küfür de böyle azalır, nefret de.
Ne kadar muhtaçmışız aslında.
Tabi, negatif vatandaşlarımız eksik değil!..
Efendim, Fenerbahçe’nin jestine karşı kimi takımlar maçlara daha az asılabilirmiş…
Yahu, bir kulübün başkanı rakiplerinin kentinde fabrika veya benzinlik kurup insanlarına iş verirse de şike olabilir o zaman!
Bu düşünce tarzının sonu doktorun rakip takımdan hastaya bakmamasına kadar gider ki, öyle düşünenler beyin hastalıklarının tedavisinde çok zorlanırlar; bilsinler.
Bitmedi… Forması Fenerbahçe mağazasında satılan kulüpler, transfer zamanı Fenerbahçe’ye öncelik ve kolaylık sağlarmış.
Sen de yap, avantajını al elinden Fenerbahçe’nin. “İyilik bulaşıcıdır” derler ya; işte böyle böyle!
Neyse… Akıl edene tebrikler.
Fenerbahçe belki her daim Türk Futbolu’nun lokomotifiydi ama epeydir boş gidip geliyordu. Birkaç vagon eklediler.
Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor hiç gurur meselesi yapmadan kopyalasınlar, 17 kulübe “dükkan sizin” desinler. Çünkü “yeni normal” bu oldu artık..