Seçim ve yeni yönetim umalım ki, arınma, beyaz bir sayfa açma fırsatı olsun Galatasaray’a…Mümkün mü?.. Çok zor!
Çünkü ağır sorunlar var dünden bugüne… Pek çok yanlış iliklenmiş düğmeler, maddi manevi harcanmış değerler, aynı çatı altında birbirlerine düşman insanlar var. Sadece taraftarın odaklandığı ve kulübü sırtlayan futbol yok!..
Hem de çok uzun zamandır.
Mesela, bir sezonu bile tamamlayamadan erken emekli edilen “tek kullanımlık” başkanla geldi bu seçime Galatasaray…
Kendisiyle birlikte efsane teknik direktörü Fatih Terim’e yazık ederek ve bir başkan ile bir hocanın hiç görülmemiş atışmalarını sergileyerek üstelik.
“Terim’i göndermekte geç kaldım” diyen başkana “velini getir” yanıtı Galatasaray başkanlık makamını zedelemedi mi?
Kaybedilmiş sezonun ardından yenisi gelirken sahadan, takımdan elini eteğini çekip seçim tarihini belirlemeye uğraştı kadim kulüp.Ardından başkan adayları ortaya çıktı… O bile birkaç keskin virajlı!
Elbette müthiş projeleri vardı adayların. Lakin bir tanesi bile spor ve onun vitrini futbolla alakalı değildi. Vaatlere uzaktan bakan biri, iktidar mücadelesini “Galatasaray Emlak Yatırım Ticaret Kooperatifi” için sanabilirdi. Gündem Florya, Riva, Otel, Ada idi sadece.
Karşısında ‘Columbus Projesi’… Yani, kulüp bünyesindeki Dijital A.Ş, Pazarlama A.Ş ile Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş’yi tek bir çatı altında birleştirmek.
Hepsini toplasanız tek proje vardı… Galatasaray’ın mirasını en uygun koşullarla satmak veya pazarlamak. Her şey absürttü…Bugün mazbatasını alan Dursun Özbek saygıdan sevgiden bahsederken rakibi Eşref Hamamcıoğlu vakti zamanında rahmetli Mustafa Cengiz’e Ali Sami Yen’in kabri başında omuz atmış Divan Kurulu Başkanıydı.
Hiç popülizm yapmayalım… Genel Kurullar ilahi kurumlar değildir. Hata da yaparlar. Nitekim bu seçim son hatanın düzeltilmesiydi.
Galatasaray Genel Kurulu’nun “seçtiği yönetimi ibra etmemek” gibi tuhaf bir geleneğe sahip olmasını bir kenara bırakalım; liseli, liseci, gençler, duayenler, müzmin muhalifler, Terimciler, anti Terimciler falan gibi gündemi tribünden çok farklı çeşitli fraksiyonlara bölünmüş bir yapı vardı ortada. Galatasaray Genel Kurulunun kimyası zaten bozuktu uzun zamandır. “Önceliklerde” ciddi sıkıntı yaşanıyordu. 
Taa 9 Mayıs 2017’den beri… Fetö’nün 15 Temmuz 2016 darbesinden bir ay sonra mal varlığına el konulmuş, 2017 başında ABD’ye kaçmış Hakan Şükür’ün üyeliğine devam kararı, Galatasaray Genel Kurulundaki akıl karışıklığının zirve noktasıydı. Galatasaray’ın en yüksek karar organı tarafından ortaya konan bu irade alelacele düzeltilip örgütün futboldaki militanı ihraç edilse de Galatasaray Genel Kurulunun ne denli büyük hatalar yapabildiği kayda geçmişti.
Bu kez doğru karar mı verdi; bilinmez… Zaman gösterecek. Tebrikler Dursun Özbek’e… İkinci kez başkan seçildi.
Lakin yükü ilk dönemden çok daha ağır. Genel kurulu memnun etmek için emlak ve yatırım projeleri ile adayı, oteli, Florya’yı halletmesi, Galatasaray’ın gerçek velinimeti taraftarı memnun etmek için teknik direktör ve transfer işlerini kusursuza yakın başarması gerekir ki, herhangi biri aksarsa o da tek kullanımlık hale gelir.