Haberiniz var mı; F.Bahçe kazandı

Pandemiye, boş tribünlere, ekonomik sıkıntıya inat gümbür gümbür patlatılan Özil bombası, Szalai, Osayi havai fişekleri ile adeta hipnotize edilmiş Fenerbahçeliler “Gülhane Parkı’ndaki Ceviz Ağacı kadar” farkında olsalar da Fenerbahçe dün Kadıköy’de Ankaragücü ile maç yaptı ve 3-1 kazarak hem galibiyet serisini 5’e çıkardı hem de Beşiktaş’ın liderlik koltuğundan kalkmak bir yana, yerini iyice sağlamlaştırdı.
Sezon ölçeğinde yol kavşağı olmayabilir ama o yola döşenmiş sağlam ve parlak bir zemin taşıdır bu galibiyet. İddia, prestij, moral, puan ve gelecek hesapları anlamında tam isabettir.
Kolay mı oldu?.. Hayır.
Bir kere cezalı ve sakatlar yüzünden bu sezonun en zayıf kulübesi ile maça çıktı Fenerbahçe. O kadar ki, ilk değişikliği Serdar’ın çıkıp Lemos’un girmesi ancak 60’lı dakikalarda, o da Serdar’ın sakatlanması sonucuydu. Galibiyet garantilendikten sonra sahaya İsmail ve Fatih gibi gençler sürüldü.
Sonra, dört maçlık galibiyet serisindeki oyununu unutması gerekiyordu Fenerbahçe’nin. Son haftalarda topu rakibe bırakan Fenerbahçe karşısında sezon başından beri topu rakibe bırakan bir Ankaragücü vardı ve ev sahibi tarzını değiştirmek zorundaydı.
O da kolay değildi, çünkü Ankaragücü puan cetvelindeki yerinin aksine son hocasıyla birlikte dirençli futboldan örnekler veren ve savunmayı çok iyi yapan bir ekipti.
Fenerbahçe kilidi iki şeyle açtı… Biri sabırla hücum denemek. İkincisi Ankaragücü kendi sahasından çıkarken baskı yaparak topu kazanmaya çalışmak.
İlk yarım saat adeta sinir harbi ile sürerken sol kanatta oynayıp içeri girerek ikinci santrafor işlevi gören Thiam rakip savunmanın bir anlık konsantrasyon kaybıyla tenhalaşmasından yararlandı ve kaleci Friedrich’in de büyük hatasıyla ilk golü attı. Yoksa kolay değildi rakip savunmada gedik bulmak.
Ozan-Gustavo- Pelkas orta sahası ile Nazım- Valencia sağ kanadının arı gibi çalıştığı ilk yarıda Fenerbahçe’nin golüyle dengeler değişti. Lakin Fenerbahçe’nin üstünlüğü değişmedi. Çünkü yetenekli topçular Fenerbahçe’deydi.
Altı dakika sonra Samatta’nın iki Ankaragücü stoperini adeta düğümleyerek attığı ikinci gol geldi ki, faul gerekçesiyle VAR’dan dönme ihtimali de vardı bu golün.
İkinci yarı sanki yeniden formatlanmış bir Ankaragücü vardı sahada… Fenerbahçe ilk yarıda ne yapmışsa aynısı yaptılar. Savunmayı bıraktılar, önde bastılar, hataya zorladılar. Fenerbahçe’ye ise tıpkı geçtiğimiz haftalardaki gibi savunma ağırlıklı oynayıp uzun toplarla rakip kaleye gitmek kaldı. Gol aramaktan asla vazgeçmedi. İşte o zaman Ozan ve Gustavo’nun Fenerbahçe için vazgeçilmez olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Ankaragücü’nün gol aradığı süreçte boyu uzamış savunma hattı eksilmiş rakibin arkadaki boşluğunda pas hatasını affetmeyerek topu kapan Valencia uzaktan Fenerbahçe’nin üçüncü golünü attı ve konuk takıma maçı çevirmelerinin imkansız olduğunu hissettirdi.
Thiam-Cisse değişikliğinin sebebi golcü futbolcuyu zorlu Sivas deplasmanına saklamaktı. 3-0’dan sonra oyundan alınan Ozan da aynı sebepten çıktı. Valencia ise sakatlandı. Böylece genç İsmail ve Fatih forma giymiş oldular.
Maçın son saniyelerinde Emre’nin skoru 3-1 yapan golü, Fenerbahçe’nin kafasında maçı erken bitirmiş olmasındandı.
Transferler gölgesinde olsa da Ankaragücü galibiyeti net ve heveslendirici ama Fenerbahçe şampiyonluk iddiasına rakiplerinin de boyun eğmesi için Sivas’tan galibiyetle dönmesi lazım. Kolay mı?.. Ankaragücü galibiyetinin en az üç katı zor.