Kartal selden kütük kapmaz!..

Merak ediyorum!.. Kimdir acaba Beşiktaş Futbol Takımı’nın hafta başından itibaren gruplar halinde çimene çıkarıp antrenman yapmasına karar veren?
Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi ve yönetimi mi?
Kulübün Sağlık Kurulu mu?
Teknik direktör Sergen Yalçın mı?
Kim…
Bilelim…
Bir tek futbolcu bile enfekte olup sezonu kapatsa, virüs getirip arkadaşlarına bulaştırsa, bin beteri -Allah korusun- biri hayatını kaybetse, kimi sorumlu tutacağımızı öğrenelim?
Ne sandınız; “bravo” mu diyecektik Beşiktaş’a can alıp mal batıran selden kütük kapmaya çalıştığı için?
Kahraman mı sayacaktık, uyanık mı?
Yahu memlekette 65 yaş üstü ile 20 yaş altı ev hapsinde. Geri kalanlara “sokak kısıtlaması” katlanarak artıyor. Yasaklar ikiden dört güne çıktı, gelecek sefer kaç hafta olacağını kimse bilmiyor, bilim adamları “en az iki hafta” diye bastırıyor. Sokaktaki insana “mesafe bırakmadın” diye ceza yazılan kabus sürecindeyiz. Hala “tepeye” ulaşamadık. Günde yüz elli kişi ölmezse “azaldı” diye seviniyoruz… “İkinci Dünya Savaşı’dan bu yana en büyük küresel felaketin” içinde debeleniyoruz.
“Normale” dönüş tarihini kimse bilmiyor. Futbola takvimi tahmin ve temenniden öteye gitmiyor.
Hollanda, Belçika liglerini iptal etmiş.
Ne olimpiyat yapılabiliyor ne Fransa Bisiklet Turu ki, sadece Dünya savaşları engel olabilmişti onlara.
İnsanoğlu “acaba ikinci, üçüncü Korona dalgası gelir mi” korkusunda.
Futbolda şartlar zorlanıyorsa sebebi tamamen “duygusal”!..
UEFA sponsor gelirlerini iade etmekten korkarak Avrupa Şampiyonalarına yol olsun diye yerel ligleri oynamaya teşvik ediyor ama muhtemelen kendisi de inanmıyor bu koşullarda futbol oynanacağına.
Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın, Trabzonspor’un yerlileri evde, yabancıları memleketinde. İnternete video yükleyen her futbolcu “evde kal” diye noktalıyor sözlerini.
Beşiktaş antrenmanda!..
Rol modele bakın!
Beşiktaş gibi dev bir sivil toplum örgütü eliyle bu kadar mı sulandırılır epidemiye karşı izolasyon kuralı?
Bu kadar mı kendi hesabına odaklanıp toplumsal sorumluluklarını es geçer bir takım.
Gelin şimdi 19 yaşındaki delikanlıyı, 65’lik fanatik Beşiktaşlıyı evde tutun. “İdolleri” çimendeyken çocuklar formalarını giyip mahalle arasında niye maç yapmasın?
Sahi… Diğer takımlar aptal mı?
Hayır… Beşiktaş “cin”!
Nitekim “koşullar” tersyüz etti Beşiktaş Futbol Takımı’ndaki saçmalığı… Yarım kaldı planlar!.. Perşembe-Pazar halka sokak, Beşiktaş’a antrenman yasak.
Pazartesi yine çıksınlar sahaya…
Neye, niçin hazırlanıyorlarsa!
Müthiş parlak bir zeka var Kartal’da… Lakin, kim acaba.

G.Saray’dan “iyi polis/kötü polis” oyunu
Galatasaray ikinci Başkanı Abdurrahim Albayrak “amatör şubeleri kapatmalıyız” diyor… Galatasaray birinci Başkanı Mustafa Cengiz’den “amatör şubeleri kapatmamız söz konusu bile olamaz” mesajı geliyor.
Albayrak, sponsorların anlaşmaya yanaşmadığını söylüyor… Cengiz, sponsorlardan çok memnun. Yere göğe koyamıyor.
Sanki birinci ve ikinci başkan konuşmuyor; genel kurul öncesi Galatasaray’ın iktidar ve muhalefeti atışıyor.
Normal şartlarda “bu nasıl kulüp” der, Galatasaray’ı dilimize dolarız değil mi?
“Yönetimin dağıldığını, Galatasaray’da iç harp çıktığını” iddia eder, yerden yere vururuz başkanın hem birincisini hem de ikincisini.
Ben alkışlıyorum!
Çünkü şartlar normal değil… Ve “niyetlerini” anlıyorum.
Kulüpler Korona’ya tek ayak üstünde yakalanmışlar. Ödeyemeyecekleri bir “yapılandırmaya” pandemi tüy dikmiş, ne maç kalmış, ne naklen yayın geliri, ne de tribün hasılatı.
Kulüpler Birliği de “adı var kendi yok” hükmünde olunca, artık gemisini kurtaran kaptan!
Ne yapsın Galatasaray’ın patronları… “İyi polis-kötü polis” oynuyorlar. Biri irkiltiyor, diğeri teselli ediyor.
Amaç, atıl durumdaki potansiyeli aktive etmek.
Albayrak “amatörleri kapatabiliriz” dediğinde kulüpten büyük tepkiler geldi ya… İşte o tepki gösterenler, otomatikman taşın altına ellerini koydular.
“Kapanmasın istiyorsanız omuz verin bakalım”!
Albayrak, sponsorların tüymek üzere olduğunu iddia etti ya… O sponsorlar, “iyi günde ortak, kötü günde kaçak” olurlarsa işin ucundaki kamuoyuna “tersinden reklam” ihtimalini kavramış olmalılar.
“İmajınızı korumak istiyorsanız pamuk elleri cebinizden çıkarmayın”!
Üstelik kırılan, üzülen de yok… “Pansumanlar” en üst makamdan; Mustafa Cengiz başkandan.
Nereden anlıyoruz Abdurrahim Albayrak ile Mustafa Cengiz’in ortak bir operasyona giriştiklerini?
İkisinin de anlaştığı tek nokta var:
“Kurtuluşun reçetesi futbolcuların yapacağı indirim”.
Güldürmeyin!
Onlar da biliyor, “masraf aynı/gelir sıfırken” hiçbir indirimin bütçeyi kurtarmayacağını.
Ama fırsat bu fırsat diye, bakarsın lig bitirilir ümidiyle, hiç olmazsa futbolcu giderlerini “Koronavirüs ekonomisine” uydurmaya çalışıyorlar.
Evet alkışlıyorum…
En azından bir şeyler yapıyorlar çünkü.
Çabalıyorlar.
Varlığını, istikbalini hatta yaşamını haziran’da hızlandırılmış lige bağlayarak oturup bekleyen, sesi soluğu çıkmayan, bırakın aksiyonu, fikir bile üretmeyen kaderci, pısırık rakiplerinden uzak ara önde G.Saray yönetimi.