Koç ve Çebi’nin salgın “kazanımları”!..

Bu yazı, Attila Gökçe ağabeyimizin can, mal ve üretimde sebep olduğu kayıplar nedeniyle belimizi büken korona günlerine “bardağın dolu tarafından” bakarak “kazanımlarımızı” kaleme aldığı yapıcı analizine katkı değil, iki somut örnekle naçizane bir dip nottur sadece…

Evet… Atalarımızın söyleyip Gökçe’nin altını çizdiği gibi “bir musibet bin nasihatten iyidir” ve epidemi musibeti sporumuzdaki vahşi rekabeti dizginleyerek, dayanışmanın faziletlerini hatırlatarak felaketi nasihatler ile bir ölçüde katlanılır kılmıştır…

Lakin iki başkan var ki, onların kazanımları hepimizden fazla.

Birincisi Fenerbahçe Başkanı sayın Ali Koç.

İkincisi Beşiktaş Başkanı sayın Ahmet Nur Çebi.

Neden mi?

Küresel salgın yaşanmasaydı, seline biz de kapılmasaydık, lig bitmiş ve maskeler değil şapkalar önümüze konmuş, bu iki başkanın “başkanlığı” tartışılıyordu şimdi. (KORONA HARİÇ)

ALİ KOÇ SÜRECİ

Çünkü, 3 Haziran 2018 tarihinde büyük umutlarla Fenerbahçe’nin başkanlığına seçilen Ali Koç geride kalan iki yılda beklentilerin yanından bile geçemedi.
Hakkını verelim… “Türk futbolunda model olacak yapılanma vaadini” yerine getirdi; fakat küçük bir ayrıntı dışında: “Model” değil, “ibret” oldu.

“Yapılması” değil, “yapılmaması” gerekenlerin el kitabıydı Fenerbahçe’deki Ali Koç süreci.

“Fark” arayanlar, sıra dışı uygulamalarla yetindi:

* 30 Eylül 2018… Sezona kötü başlayan Fenerbahçe, Rize’ye 3-0 kaybetti. Ali Koç taraftarın yanına gitti, özür diledi.

* 9 Aralık 2018… Türk futbolundaki bir espri gerçek oldu ve Başkan Akhisar deplasmanında 3-0 kaybeden futbol takımını İstanbul’a uçakla değil, otobüsle gönderdi!

* 14 Aralık 2018… Ersun Yanal için, “Gündemimizde olmadı, bugün de yok, yarın da olmayacak” demişti, tribün bastırınca Yanal’ı hoca yaptı.

* 24 Aralık 2018… Fenerbahçe, Antalya beraberliği ile tarihinde ilk kez ligin ilk devresini düşme hattında tamamladı.

* Ali Koç’un Fenerbahçesi yaz transferinde aylarca Kolarov’un peşinden koşup başaramadı ve sezona tek sol bek Hasan Ali ile başladı. Ancak o da sakattı!

* 16 Ocak 2020… Transfer fiyaskolarına rağmen Ali Koç’un korumasındaki Comolli, sol bek ihtiyacı varken yönetimin Falette’e imza attırmasına isyan edince yolları ayırdı.

* 31 Ocak 2020: Ara transfer dönemi bitti. Zanka ve Moses’ı kaybeden Sarı-Lacivertliler, tek transfer hakkını sol bek yerine Falette’e ayırmış oldu.
Yetki ve sorumluluk sahibi başkanın tasarrufunda olan kararları, eylemleri geçelim…

İlginç istatistiklere gelelim:

Mesela, Süper Lig’de Ali Koç’tan önce şampiyon olunamayan 4 sezonda alınan yenilgi sayısına Ali Koç döneminde iki sezonda yaklaştı takım... Son sekiz haftada aşarsa kimse şaşmaz!

Fenerbahçe, Ali Koç’tan önce 2. sırada bitirdiği ligi, Ali Koç göreve geldiği sezon son haftalara kadar düşme tehlikesiyle geçirdi. İkinci sezon ise şampiyonluğa uzaktan bakmakla yetindi.

En kötü rekorlar kırıldı iki senede… 22 Aralık 1999 tarihinden beri süren Galatasaray’a Kadıköy’de yenilmeme serisi bitti.

Hiç mi iyi bir şey yapmadı Fenerbahçe Başkanı?

Allah’ı var elini cebine attı… Bir de eski başkan Aziz Yıldırım’ı eleştirdi o kadar.

Para vermek ve selefini eleştirmek nereye kadar sürebilir ki?

Ortada yoğun bakımdan entübe duruma geçmek üzere bir takım, hatta kulüp var! Nasıl kurtulacak Fenerbahçe?

Futbolda çözüm henüz meçhul…

Paraya gelince; muhtemelen Aziz Yıldırım döneminde alınan araziler (Edirne 16 bin metrekare, Ankara İncek Tesisleri arazisi 32 bin metrekare, Gebze arazisi 220 bin metrekare ve Antalya’daki tapulu arsalar) satılarak dişin kovuğunu doldurmayacak bir kaynak daha yaratılacak ve sorun ötelenecek.

Elbette tüm zorlukların bir kısmı, Küresel Salgın’dan. Ve kimilerine göre “elle gelen düğün bayram”!

Lakin asıl “zoru” başaran sayın Ali Koç ve futbolda “sabır sınırlarını” çoktan geride bırakmış Fenerbahçelilerdir.

Göreve geldiğinde Şampiyonlar Ligi vizesi almış, ligin en fazla gol atan, en az gol yiyen, ligi ikinci sırada bitiren takım bugün kategori düşmüş durumdayken,

Koronavirüs salgını yaşanmasaydı Fenerbahçe’nin gündemi ne -veya kim- olurdu sizce? (KORONA HARİÇ)

AHMET NUR ÇEBİ SÜRECİ

Beşiktaş Başkanı sayın Ahmet Nur Çebi seçileli sekiz ay dolmadı ve bu kadar kısa bir süre bu kadar sorunlu bir kulübün başkanını değerlendirmek için yeterli değildir ama sayın Çebi’nin yaptıkları yapacaklarının garantisidir!

“Enkaz edebiyatı” yani.

Sanki kıyasıya yarışta Serdal Adalı ile Hürser Tekinoktay’ı geçip 34. Başkan olmadı da arkasından ittiler sayın Çebi’yi… Sanki seçildikten sonra kürsüden ilk cümlesi “Beşiktaş’ta yepyeni bir dönem başlıyor” değildi.

“Eski”ye takıldı kaldı.

Futbolu Sergen Yalçın’a zimmetleyip, mali hezimeti Fikret Orman’a yükleyen sayın Ahmet Nur Çebi’nin bugüne kadar ana gündemi eski başkan oldu.
Beşiktaş’ın başkanlık koltuğu icra makamı değil, şikayet makamıydı sanki.

Belki haklıydı…

Lakin, kulübe ve takıma faydası sıfırdı.

Yine de Fikret Orman’ı şikayet etmeye doyamadı.

* 29 kasım 2019… Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, kulübün eski başkanı Fikret Orman döneminde ciddi şekilde israf yapıldığını belirtti.

* 10 ocak 2020… İbra edilmeyen eski başkan Fikret Orman için “Tamamen Beşiktaş Futbol A.Ş.’yi taahhüt altına sokan kararlar alınmış ve bu imzaları başkan Fikret Orman atmış. Fikret Orman çıkıp açıklamalı, kendisi aklanmalıdır” dedi.

* 14 şubat 2020… Divan kurulu toplantısında yarım saatlik konuşma yapan Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Fikret Orman’a çattı ve “Onun kaçtığı gibi ben kaçmadım. Maalesef kendisi burayı yüzüstü bırakarak gitmiştir.” dedi.

* Çebi, kulübü zorluklardan çıkması için tek yolun bağış kampanyası olduğunu dile getirdi; o da salgına kurban gitti.

Sekiz ay böyle geçti ve nihayet müjde geldi sayın Çebi’den ”Lig bitene kadar sekiz hafta susuyoruz ve sadece sahadaki oyunu oynuyoruz.”

Beşiktaş’ta Çebi dönemine bakıyoruz; takım Sergen Yalçın payandası ile ayakta duruyor, kulüp battı batıyor.

Hani “yepyeni dönem”?

Size bir şey söyleyeyim mi… Korona salgını yaşanmasaydı Beşiktaşlılar bile “cambaza bakmaktan usanır” dinlemezdi sayın Çebi’yi… Sadede gelindiğinde, çok erken olmasına karşın başkanlığı tartışılıyordu şimdi.

Sayın Çebi, enfekte olup Koronavirüs’ün eziyetine katlansa da adeta yaşamına anlam katan Beşiktaş Başkanlığında üzülse de yıpransa da kazasız belasız sürdüğü için “salgından kazanımı” kayıplarını geçer ince hesapta.

Özet… Koronavirüs salgını altında pozitif buzağı arıyorsak -ki, şu sıralar hiç de makbul değildir pozitif sıfatı- sayın Koç ve sayın Çebi “kazanımları” nedeniyle ilk sırada.