Bugüne kadar hiç sözü edilmedi, “tabu” gibi kimse ilişmedi ama son sekiz haftasını oynayıp Süper Lig’i tamamlamanın önündeki muhtemel engellerden biri de “virüslü sabotaj” ihtimalidir!..
Korona’yı futbola “taammüden” taşıma yani...
Evet... İlk bir-iki maçtan sonra gidişatı beğenmeyen, “benim olmayan şampiyonluğu kimseye yar etmem” veya “ligden düşmeyelim de isterse dünya yansın” diyen, “yukarda gözünü karartan, aşağıda durumdan vazife çıkaran” birileri, isterse sahaya Koronavirüs bombası atıp bu sezonu iptal ettirebilir.
Biraz fanatik, biraz psikopat olmak yeterlidir ki, onlardan bol miktarda mevcuttur elimizde.
En aklı başında adamların bile tribüne/yönetime gelince zıvanadan çıktığı herkesin malumuyken, imalatı arızalı olanların fırsat bulunca neler yapabileceğini kimse bilemez.
Üstelik doğal bir silahları var şimdi.
Pandemi.
Ne yol gösteriyorum, ne paranoyaklık yapıyorum. Ayrıca, paranoyak olmak takip edilmediğiniz anlamına gelmez.
Sadece bizim rekabet anlayışımızın “karakterine” ve “özgeçmişine” bakıyorum.
Hatırlayın; neler yapmadık ki, kazanmak veya ezeli rakibimizin kazanmasına engel olmak için.
Kimimiz “demeçler” verdik, kimimiz “suç” işledik.
Şikeyi, teşviki geçiyorum; onlar “pasif agresif” hamleler.
Küfür, hakaret ise “sözel”.
Favorimiz “fiziksel”.
Şehre gelen konuk takımın oteli önünde davul zurna ile sabahlara kadar konserler mi vermedik...
Taşa mı tutmadık...
Koridorda mı dövmedik, linç etmeye mi kalkmadık? Yaratıcılığımızı konuşturup soyunma odalarına egzoz gazı bastığımız bile olmuştur icabında…
Ve sonunda “nirvanaya” ulaştık...
Bastık tetiğe, takım otobüsünü bile kurşunladık. Şoförü indirip kafileyi olduğu gibi viyadükten düşürecektik ki, kaptan atik çıktı.
Bunların yanında genç ve sporcu adama muhtemelen grip etkisi yapacak, geriye “bağışıklık hediyesi” bırakacak Koronavirüs ne ki?
Kulübün ve takımın yüce menfaatleri ligin iptal edilmesini gerektiriyorsa ya da ezeli rakiplerden birinin çıkarına taş koymak lazımsa; bir öksürük canı kalmış zaten futbolun... Covit-19’dan daha iyisini mi bulacaksın!
Ver virüsü, yak Roma’yı, kurtar takımı!..
Üstelik ne takibi mümkün ne de cezası varenfekte olmanın, başkasına bulaştırmanın.
Bir maçta, bir adamın testi pozitif çıksın yeter…
Lig biter.
Neden olmasın?
Burası Türkiye.
Demem o ki, Federasyon Bilim Kurulu istediği kadar kafa patlatsın önlem hazırlasın. Bulaş tehlikesine mani olmak için en ufak ayrıntılara kadar yapılması veya yapılmaması gerekenleri yazsın…
Virüsü durdurabilirsin, insana engel olamazsın!
ABD’de erken tahliye ümidiyle Covit-19’lu arkadaşlarının virüsüne talip olan mahkumlar ile burada ligi erken bitirmek için Koronavirüs’den medet umacak olası sabotajcıların motivasyonları, aynı insani zaaftan kaynaklanır:
Çıkar!..
Biz rekabette centilmenliği unutalı o kadar çok oldu ki, koşullar uygunsa, zemin hazırsa ve “çıkar” öyle gerektiriyorsa, pandemiyi de silaha çevirmek isteyen birilerinin çıkması kuvvetle muhtemeldir son sekiz haftada.
Bu yüzden, ligin kalan bölümü başlamadan Emniyet’in de bazı önlemler hazırlaması, var olanları herkese hatırlatması lazım.
Caydırıcı önlemler.
Örneğin, ligin tamamlanmasını tehlikeye sokacak, hatta iptal ettirecek sahalardaki ilk bulaş vakasının, tıpkı sağlık bakanlığının filyasyon metodu gibi geriye doğru incelenip şüpheli durumların araştırılacağı açıklansın.
Güvenlik tedbirlerini, bilerek virüs bulaştırmanın, bu eyleme azmettirmenin cezalarını onlar açıklasın, biz koca puntolarla yazalım.
Fanatiklerin, psikopatların aklına kötü şeyler düşmeden önünü keselim.
Zaten sırat köprüsünde futbolumuz.
Hırsıza kilit dayanmaz ama biz açık kapı bırakmayalım.

Kartal selden kütük kapamadı!..
Beşiktaş takımı 20 gün önce Pandemi grafiği henüz önlemlere baş eğmemişken sahaya inince “Kartal Selden Kütük Kapmaz” başlıklı bir eleştiri yazmış, eve kapatılmış gençlere ve yaşlılara kötü örnek olduğunun altını çizmiş ve sormuştum:
“Merak ediyorum!.. Kimdir acaba Beşiktaş Futbol Takımı’nın hafta başından itibaren gruplar halinde çimene çıkarıp antrenman yapmasına karar veren?
Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi ve yönetimi mi?
Kulübün Sağlık Kurulu mu?
Teknik direktör Sergen Yalçın mı?
Kim…
Bilelim…
Bir tek futbolcu bile enfekte olup sezonu kapatsa, virüs getirip arkadaşlarına bulaştırsa, bin beteri -Allah korusun- biri hayatını kaybetse, kimi sorumlu tutacağımızı öğrenelim?
Ne sandınız; “bravo” mu diyecektik Beşiktaş’a can alıp mal batıran selden kütük kapmaya çalıştığı için?..”
Küplere binmişti bazı Beşiktaşlılar…
Alt tarafı izolasyon kurallarına uyarak çalışıyorlardı. Kıskanç mıydım, “Beşiktaş düşmanı” mı?
Dün anlaşıldı ki, Koronavirüs’ün kuralları yoktu. Yirmi gün önceki gücünde olmasa da yakaladığını affetmiyordu. Başkan Ahmet Nur Çebi dahil sekiz pozitif vaka çıktı Beşiktaş tesislerinden.
25 Nisan’da “kötü örnekti” Beşiktaş, bugün “ders” oldu!
Ön aldı, geri düştü.
Temas Covit-19’un cenneti çünkü.
Sayın Başkan Çebi başta olmak üzere tüm pozitif testli Beşiktaşlılar’a geçmiş olsun dileklerimi sunar acil şifalar dilerim.