Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Hem de hiç olmadı bir spor mabedinde rakip kulübün başkanını tokatlamak sayın Aziz Yıldırım... Yakışmadı.
O kadar vahim bir durum ki; bu telin cümlesi bile arızalı!..
“Ne yani; tokatlanan başkan değil de bir başkası olsa mazur görme ihtimalin mi vardı” diye sorabilir canı isteyen.
“Şeref tribününde değil, tribün altına çekip yapsa idare edecek misin” derler adama.
Öyle bir iş yaptınız ki, insan olayı anlatmaktan, sebebini yazmaktan geri duruyor ucundan da olsa “onaylamak” durumunda kalmamak için.
Aslında kızgın olmak için yeterli sayılacak gerekçeleriniz yaptığınız işle nasıl yok hükmünde sayılacak hale geldiyse, sizi seven, hak vermek için kendini zorlayan herkesin de elini kolunu bağladınız.

Haberin Devamı

Benim asıl merak ettiğim çevreniz, yakınlarınız...
Sizi tanıyorlarsa o basketbol maçına gitmenizi engellemelilerdi en başta.
Gittiniz... Yakın temas kurmanızı imkansız hale getirebilirlerdi.
Vurdunuz... Ayırabilirlerdi.
Devam etmek istediniz... Durdurmaya çalışabilirlerdi.
Ve konuştunuz...
Yahu tek kişi yok mu, “Aman başkanım, yapacağını yaptın. Bu aşamadan sonra ‘sinirlerime hakim olamadım kusura bakmayın’ de. Hem sana hem Fenerbahçe’ye yazık olmasın” diyecek?
Siz dayak gerekçelerinizi anlattınız, onlar baş salladı.
“Yine yaparım” mealinde gider yaptınız, sırıtıp onayladılar.
Size bir şey söyleyeyim mi... Bir tanesi bile ne sizi ne Fenerbahçe’yi seven insanlar “olmadı başkan” demeyenlerin. Hepsi sizden daha saldırgan. Ruh dünyalarında cinayetler bile işliyorlar ama kızgınlığını rezaletle bile olsa ifade etmeye korkuyorlar. Sizi tetikçi durumuna getiriyorlar. Çünkü sizin sinirleriniz ve özgüveniniz buna müsait.

Lakin nereye kadar!
Geldiğiniz, zurnanın zırt dediği yer.
Bakmayın yanınızda görünenlere. Yalnızsınız bu işte. Yapayalnız...
Bedel ödersiniz, ödemezsiniz bilemem...
Ancak bildiğim şu var ki, ileride heykelinizi dikmeye kalksalar kaidenin üzerine kocaman bir el koyacaklar! Çünkü popüler kültür hesaba-kitaba, ayrıntılara değil magazine ilgi duyar. Sizin yoktan var ettiğiniz stat, tesisleşme, tokadın cazibesini yakalayabilir mi ilerleyen medeniyetimizde!

Haberin Devamı

Hiç olmadı sayın Başkan...
Sadece tokat değil olmayan!.. Onu bekliyordu sizi tanıyanlar.
Olmayan, yakın çevrenizi seçmenizdeki özensizliğiniz. Veya baskıcı yapınızla yakın çevrenizi tokadı onaylayacak hale getirmeniz.
Bir yıl hapis yattınız, dik durdunuz ve “sabıka” bir yana, alnınızın akıyla çıktınız.
Ama bundan sonra sabıkalısınız!..
Yaklaşanları dikkatli olmak veya motosikletçi kaskı takmak zorunda bırakan türden sosyal bir sabıka.
Maalesef, “Sinirime hakim olamadım. Hata idi. Bir daha tekrarlanmayacaktır” demediğiniz sürece bu kayıt yakanızda.

Büyük başkan Özbek...

Sneijder, Chedjou, De Jong ve Bruma teknik direktör Igor Tudor’un arkasından iş çeviriyormuş!..
Galatasaray’a geldiğinde cin olmadan adam çarpmaya çalışan Igor Tudor’u futbolun cinleri çarpmış sonuçta.
Olur bunlar. Ava giden avlanır.
“Vay be adama bak” dedirtmek, Galatasaray’a üç-beş yıllığına yerleşebilmek için riske girersen, üzerinden karizma yaratmaya çalıştığın adamlar da seni yok etmeye uğraşır. Doğaldır.
Soru; “Kazanan kim”den çok “Faydası ne”dir Galatasaraylı açısından.
Faydası değil de zararı olduysa, böyle mikro iktidar kavgalarının tarafları toptan kapının önüne koyulurlar makro iktidar sahipleri eliyle; o kadar.
Zaten hepsi “ateş olsalar cürümleri kadar yer yakarlar”...
Kimin umurunda Sneijder ve çetesi.
Igor Tudor kimin umurunda.
Galatasaray, Galatasaraylı, Türk Futbolu, Türkiye, dikkat... Galatasaray’da dehşet verecek olay bambaşka:
Bugün var yarın yok bu adamların berbat performanslı futbol marifetiyle ne olmuş asıl biliyor musunuz?
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek “ölümle tehdit edilmiş”.
Bağırma, çağırma, protesto, istifa talebi falan değil... “Alırım canını” meselesi.
Neden?
Galatasaray takımı iyi değil!
Başkan Özbek sokakta gezemiyormuş Galatasaray’ın hali yüzünden.
Kendisine koruma verilmiş.
Derbilerde çelik yelek giymesi de tavsiye edilmiştir belki.
Ne yapacağız bundan sonra; şeref tribününe makineli tüfek yuvası mı inşa edeceğiz?
Kulüp başkanlarının zırhlı araçla, korumayla gezmek zorunda kaldığı bir ülke, futbol, camia olur mu?
Olursa... Olmaz olsun o futbol.
Şu andan itibaren ben sayın Dursun Özbek’in istifasını falan talep etmeyeceğim. Mümkün olduğu kadar yaptığı olumlu işleri ön plana çıkaracağım.
Slogan yapacağım; “Büyük Başkan Dursun Özbek” cümlesini.
Bu diğer futbol kişileri için de geçerli... Umarım meslektaşlarım da reytinge tav olup “en mert ve en sert” numaralarını bir yana bırakırlar; tehdit salaklığını kendilerine iade ederiz ilkellerin.
“İşe yaramaz” diyen varsa, derhal pılısını pırtısını toplayıp medyadan gitmeli. Yaptığı işe inanmayan gücünü bilmeyen medya mensubu olur mu?
Varsa... O da olmaz olsun.

Haberin Devamı

Beşiktaş’ın şampiyonluğu tehlikede mi?

Hele Fenerbahçe derbisinden sonra Beşiktaş’ın şampiyonluğundan kuşku duyanları paranoyak olmakla suçlayabilir misiniz?
Hayır!..
Çünkü insanlar geleceği geçmişteki deneyimler ışığında değerlendirir.
Beşiktaş kulübünün anılarında son anda yapılan büyük panikler, kaçırılan şampiyonluklar yok mu?
Bolca...
Peki Şenol Güneş’in kariyerinde?
O da var.
Hem kulüp hem hocanın panik atak yaşamışlığı varsa, ihtimal ikiye katlanmıyor; ikiyle çarpılıyor.
Ve derbide Fenerbahçe’ye yazılan 94. dakika golü... Stoper ile kaleci el ele kendi kalesine atıyor ki, Fenerbahçe’nin bir tek pozisyonu var maçta.
Buram buram telaş kokmuyor mu?
O zaman panik kontrol altına alınamazsa ki, derbiden sonra çok daha zor; şampiyonluğun kaçması söz konusu mu?
Evet...
Paranoyaklık değil o zaman “Beşiktaş şampiyonluğu kaçıracak mı acaba” sorusu; ihtimal hesabı, durum muhasebesi!..
İşte Şenol Güneş’in sahada kazandığı “büyük hoca” sıfatını tutum ve davranışıyla kusursuz hale getirme fırsatı. Önce kendi kontrolünü, sonra takımın kontrolünü sağlayıp son dört haftayı sezon başı gibi oynatırsa hem Beşiktaş hem Şenol Hoca zirve yapar.
Tersi, Beşiktaş’ı da mahveder tarihi de! Tarih tekerrürden ibaretse ne uğraşıyoruz böyle.